Gündem

ÖHD ve TOHAV: Hasta tutuklular tedavi edilmiyor, tecrit uygulanıyor, ziyaretçilere çıplak arama yapılıyor

Avukatlar, cezaevlerinde son 3 ayda yaşanan hak ihlallerine ilişkin rapor yayımladı

31 Mart 2016 17:06
Rabia Çetin

Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) ile Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı (TOHAV)  üyesi avukatlardan oluşan Cezaevi İzleme Komisyonu tarafından cezaevlerinde kalan siyasi tutuklu ve hükümlülere ilişkin rapor hazırlandı. Rapora göre, hasta tutuklu ve hükümlülerin tedavisi yapılmıyor. Temmuz 2015’ten bu yana devam eden çatışmalar dolayısıyla siyasi tutuklulara ‘tecrit’ uygulandığı da iddia ediliyor. Rapora göre, siyasi tutuklu ve hükümlü mektup ve kitaplarına ‘keyfi’ el konulurken, şartların düzelmesi için dilekçe verenler ‘sürgün’ ediliyor.  Tutuklu ve hükümlülerin ziyaretine giden ailelerinin de çıplak  aramadan geçirildiği, bu aramaya bebeklerin de maruz bırakıldığı ifade edildi.

ÖHD ve TOHAV üyesi avukatlar raporu, 1 Ocak - 27 Mart 2016 tarihleri arasında Bolu, Düzce, Edirne, Gebze, Kocaeli, İstanbul, Tekirdağ cezaevlerinde yapılan incelemeler ve bire bir görüşmelerden sonra hazırladı.

Raporda tutuklu ve hükümlülerin yaşadıkları hak ihlaller şöyle:

 

“Mektup ve kitaplar verilmiyor”

 

Avukatların görüştüğü tutuklu ve hükümlüler cezaevlerinde yaşananlara ilişkin şunları dile getirdi:  “Mektuplarımıza el konuluyor. Telefon görümlerimize müdahale ediliyor. Oda değişim taleplerimiz çeşitli gerekçelerle aksatılıyor. Ortak alan faaliyet gruplarımız verdiğimiz dilekçelere göre değil, kendi istedikleri gibi hazırlanıyor. Sudan gerekçeler ile her gün soruşturmalar açılıyor, cezalar veriliyor. Verilen cezalar Hücre cezaları, iletişim, spor ve kütüphane vb. etkinliklerinden oluşan cezalar. Revirde gayri insani yaklaşımlarla tedaviler yapılmıyor. Hastane sevkleri geciktiriliyor. Hastaneye yatışlar hayati olmasına rağmen yapılmıyor. Demokratik Ulus Gazetesi mahkeme kararı olmadan yasaklanmış ve idare el koymaktadır. Kitaplar yasak olmamasına rağmen verilmiyor.”

 

“Kelepçeyle muayene”

 

Raporda, hasta tutuklu ve hükümlülerin duruma dikkat çekilirken en temel sorunun da tedavi edilmediği ifade edildi. Raporda hasta tutuklu ve hükümlülerin durumuna ilişkin, “Hasta tutsaklardan Kemal Özçelik, Ramazan Çetedir, Bedri Çakmak zorla kelepçeli olarak muayeneye edilmiştir. Cezaevi reviri, aile hekimliği kapsamında sadece haftada iki gün hizmet vermektedir. Üstünkörü muayene yapılmakta olup hastalığı teşhis edip tedavi etmek yerine hastalıklarla ilgisi olmayan ilaçlar verilmektedir. Bu durum; yaşanan hastalıkların daha da ağırlaşmasına ve kronikleşmesine neden olmaktadır. Hastaneye yapılan sevkler askerlerin keyfi tutumlarından kaynaklı olarak geç ya da hiç yapılmamaktadır. Hastanelerdeki mahkûm koğuşlarının düzenli temizliği yapılmamaktadır. Özellikle Tekirdağ Devlet Hastanesi’nin göz polikliniği ve beyin cerrahi bölümünde çalışan doktorlar kelepçeli muayene dayatmasında bulunmaktadır. Teşhis ve tedavilerde gecikme yaşanmaktadır” dendi.

Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kalan tutuklu ve hükümlüler de tedavi olma konusunda yaşadıkları ihlallere ilişkin şöyle konuştu: “Sağlık sorunları bağlamında yaşanan hak ihlallerinin başında teşhis ve etkin tedavi olanaklarının çok sınırlı olmasıdır. Gerek cezaevi revirine gerekse hastaneye götürülen arkadaşlara verilen ilaçlar tedavi amaçlı olmaktan çok geçiştirme amaçlıdır. Çoğu zaman doktor yetiştirmiyor gerekçesiyle acil durumlarda dahi doktora çıkartılmamam durumları yaşanabilmektedir. Yine tedavi için hastaneye götürülen arkadaşlar muayene esnasında kelepçe açmama gibi durumlarla karşı karşıya kalabilmektedir.”

 

“Şartların düzeltilmesi için dilekçe verenler sürgün ediliyor"

 

Tekirdağ F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kalan Seyithan Karababa, Serdar Şahin ve Abdürrahim Çakar, “Tekirdağ’da yaşanan baskı ve zulmün insan hakları ihlalinin düzeltilmesi yönünde verilen çok sayıdaki dilekçelerinizden sonra adalet bakanlığının talimatı ile bir gün sonra 30 kişi Edirne’ye sürgün gönderildi. Esasında açlık grevlerinden sonra sürgünler yaşanmıştır” dedi.

 

“Ziyarete götürülen bebeklere çıplak arama”

 

Raporun değerlendirme kısmında yer alan ifadelere göre de cezaevinde bulunan yakınlarını ziyaret eden ailelere, ‘ince arama’dan geçiriliyor. Rapora göre, “Ailelerinin üst aramasında; elle arama dışında özellikle iç çamaşırlarının çıkartılarak ince arama yapılmak istenmesi, bebeklerin çırılçıplak soyularak aranması, ailelerin ve yakınlarının sözlü ve fiziki tacize uğrayarak, görüşmeye girmelerine izin verilmiyor. Özellikle eş görüşmeleri için gelenleri yıldırmaya çalışmak amacıyla cezaevi personeli tarafından rencide edici arama yapılmakta, eziyet edilip psikolojileri bozulmaya çalışılmaktadır. Haftalık aile ile telefon görüşmeleri sırasında ‘askeri tekmil’ uygulaması dayatılarak, buna uymayanların telefon görüşmeleri kesiliyor.”

 

Alaattin Çakıcı’ya özel muamele mi yapılıyor?

 

Komisyondaki avukatların, Edirne Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndaki mahkûmlar, aynı cezaevinde kalan Alaattin Çakıcı’ya özel muamele yapıldığını iddia etti. Raporda yer alan iddiaya göre, “Çakıcı’ya özel TV ve müzik kanalı açılırken cezaevinin yüzde 80’inin istediği kanallar verilmiyor. Çakıcı’nın havalandırılması sürekli açık tutulurken diğer tutuklulara her gün sudan sebeplerle soruşturmalar açılıyor. Sohbet, spor ve kütüphane hakları engelleniyor.

 


Raporun tamamını indirmek için tıklayınız