Gündem

'O ağaçları kestikleri, ve vatandaşı dövdükleri için pişman olacaklar'

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Soma ilçesi Yırca Mahallesi'nde yaşanan ağaç katliamı ve köylülerin dövülmesine ilişkin olayların takipçisi olacaklarını söyledi

12 Kasım 2014 01:50

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Manisa'nın Soma ilçesi Yırca Mahallesi'nde termik santral yapmak üzere binlerce zeytin ağacını keserek geleceği karartmaya teşebbüs edenler ve vatandaşı dövenlerin pişman olacaklarını söyledi. 

Feyzioğlu, Karaman ve Soma'da üç can alıcı, cayır cayır yanan konu olduğunu söyledi. Soma'daki maden faciasından sonra ilgili mühendisler ve hukukçularla koordineli çalışma başlattıklarını, ciddi bir tecrübeleri olduğunu Karaman'da benzer koordinasyon heyetini kurduklarını belirten Feyzioğlu, "Şu anda 150'ye yakın davayı Manisa ve Soma'da Manisa Barosu adli yardımıyla yürütüyoruz. Mağdurların arkasında Baro ve TBB gücünü Karaman'da da koymaya kararlıyız. Bu şekilde suistimal o denli az oluyor. Baro işin içinde olunca bilirkişi raporları o denli itinalı hazırlanıyor" açıklamasını yaptı. 

 

'Vatandaşı dövdükleri için pişman olacaklar'

 

Soma'nın Yırca Mahallesi'nde termik santral kurmak için ağaçların kesilmesini 'Zeytin katliamı' olarak niteleyen Metin Feyzioğlu, Manisa Barosu'na kayıtlı avukatın özel güvenlik görevlilerince ters kelepçelenerek, bu şekilde işkence görmesiyle ilgili bugün suç duyusunda bulunduklarını hatırlatıp şunları söyledi: "Aynı zamanda zeytin ağaçlarının kesilmesiyle ilgili suç duyurusu yaptık. Manisa Barosu ve TBB olarak takipçisiyiz. O ağaçları kestikleri, geleceğimizi karartmaya teşebbüs ettikleri ve vatandaşı dövdükleri için pişman olacaklar."

 

'HSYK'nın cemaat ya da siyaset tarafından şekillendirilmesine karşıyız'

 

Basın mensuplarının sorusu üzerine HSYK seçimleriyle ilgili değerlendirmede bulunan Feyzioğlu, "Tavrımız şu: Yargının en üstünde yer alan hakim ve savcıların özlük haklarını düzenleyen tarafsız ve bağımsız kuruluşun siyaset ya da cemaat tarafından şekillendirilmesine elbette karşıyız. Ama zaten 2010 referandumu öncesinde yanlış yapıldığı uyarısında bulunmuştuk. Sanki biz söylememişiz gibi ilk kez bu yanlışı dile getiriyormuşuz gibi bizzat iktidar mensupları veya sözcüleri referandum maddelerinin yanlış olduğunu ifade ediyorlar. İlk kez keşfetmiş gibi! Yargının özlük işlerinin yönetimi ne cemaat ne tarikat ne de siyasi iktidara bırakılabilir. Yargı tarafsız ve bağımsız olmalıdır. Bağımsız olmak keyfilik anlamına gelmez. Yargı kendi işine bakar siyasete karışmaz. Siyaseti şekillendirmeye kalkışmaz" diye konuştu.