Gündem

Musul harekâtı neden en zorlu dönemecine girdi?

Irak ordusu ve müttefikleri, IŞİD'i Musul'un havalimanından çıkarmaya çalışıyor

23 Şubat 2017 17:46

Irak ordusu ve müttefikleri aylardır ülkenin en büyük ikinci şehri Musul'u IŞİD'in elinden almaya çalışıyor.

Operasyonlar kentin batısına ilerledikçe, Musul harekâtı da en zorlu safhasına girdi.

Musul, IŞİD'in elinde tuttuğu en büyük kent ve örgütün en değerli varlığı.

Eğer IŞİD Musul'u kaybederse, son iki yılda aldığı yenilgilerden çok daha büyük bir değeri yitirmiş olacak.

Dört ay önce Irak Başbakanı Haydar El İbadi, Musul'un hem doğusunun hem de batısının ele geçirilmesi için kapsamlı operasyonların başladığını duyurmuştu.

O açıklamanın amacı, askeri anlamda stratejik bir dönüşümden ziyade savaşmaktan yorgun düşmüş birliklere moral aşılamaktı.

Doğu Musul'daki çatışmalar Irak hükümetinin hem beklediğinden daha fazla zaman aldı hem de çok çetin geçti.

Eski ABD Başkanı Barack Obama, görev süresinin dolmasından önce Musul'un Irak ordusunun eline geçmesini ümit ediyordu.

Ancak artık Musul'un ele geçirilmesinin en azından birkaç ay daha alacağı net.

Doğu Musul'daki çatışmalarda Irak ordusu ciddi kayıplar da verdi.

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon'daki kaynaklara göre bazı Irak ordusu birliklerinin kayıpları yüzde 50'lere kadar çıktı.

Her ne kadar bu rakamlar Irak ordusu ve hükümeti tarafından yalanlansa da, Bağdat yönetimi ordunun yıpranmasından endişe ediyor.

Savaşlarda kazanan tarafın, düşmanına kıyasla çok daha az kayıp vermesi beklenir.

Kayıpların ciddi biçimde artması, muharebe etkinliğinin ne denli zayıf olduğunun işaretidir.

Başbakan Haydar El İbadi için, silah, mühimmat ve mali destekten daha önemli bir konu var: Cephedeki askerlerin moral seviyesi. Şu ana kadar askerlerin morali yüksekti.

Ancak zaman Bağdat yönetiminin yanında değil. Eğer Musul harekâtı daha da uzarsa, ordunun azmi de kırılabilir.

Musul, IŞİD'in kalbi. Örgütün lideri Ebubekir El Bağdadi, ilk ve son kez kamuoyu önüne Mulsul'daki El Nuri Camii'nde çıkmıştı.

Harekâtın gösterdiği bir gerçek var. IŞİD Musul'u Felluce ya da Ramadi kadar kolay terk etmeyecek.

Musul'un yitirilmesi IŞİD için başkentin düşmesiyle eşanlamlı.

IŞİD daha sözde hilafetini ilan etmeden önce bile Musul'un batısında geniş bir örgüt ağına sahipti.

Musul halkı, IŞİD militanlarının Haziran 2014'te kenti ele geçirmelerinden çok daha önce meydanlarda infazlara başladığını hatırlıyor.

Irak ordusunun karşı karşıya olduğu bir diğer büyük risk de sivil ölümleri.

Musul'da mahsur kalmış olanların sayısı 800.000 civarında olabilir. Savaş devam ederken bu sivillerin gidebileceği hiçbir yer yok.

IŞİD, Musul'un çevresindeki köylerde direnmektense Irak ordusunu kentin içine çekmeye çalışıyor gibi duruyor.

Irak ordusunun kapı kapı dolaşıp IŞİD militanlarını araması gerekebilir. Musul harekâtı daha şimdiden 'sokak savaşı' olarak anılıyor.

IŞİD ayrıca bomba yüklü araçlarla düzenlenen intihar saldırılarını da kullanıyor.

Doğu Musul'daki çatışmalarda örgüt günde 10'a yakın intihar saldırısı düzenliyordu.

IŞİD'in yönetim kademesi ise dikkatleri Musul'da yaklaşan yenilgiden uzaklaştırmanın arayışında. Farklı noktalarda güç gösterisi yapmaya uğraşıyorlar.

Irak ordusu Batı Musul'da operasyonlara başladığında IŞİD daha bir ay önce geri alınan doğuya saldırmıştı.

Bu yolla Irak ordusunun kazanımlarının altını oymaya çalışıyorlar.

Musul dışındaki Irak kentlerinde de saldırıları artırdılar.

Hem son aylarda IŞİD'den geri alınan Felluce hem de Bağdat, saldırıların hedefi oldu.

Sadece 2017'nin başından bu yana IŞİD Bağdat'taki bombalı saldırılarda 100'e yakın kişiyi öldürdü.

Her ne kadar zorlu gözükse de kısa vadeli askeri kazanımlar işin kolay kısmı. Asıl zor olan siyasi çözümün geliştirilmesi.

Orta Doğu'daki çatışmaların büyük kısmından farklı olarak Musul'da herkes IŞİD'in karşısında aynı safta gözüküyor. Ancak yine de müttefikler arasında güvensizlikler var.

Sünniler, Şiiler ve Kürtler cephede. Bunların yanı sıra ABD, İran ve diğerleri de harekâta dahil.

Bu sıkıntılı koalisyon içerisinde herkes elde edilecek zaferden en büyük payı koparmanın peşinde. Ancak güç mücadelesi, elde edilecek başarıları baltalayabilir.

IŞİD sadece askeri becerisi sayesinde güç kazanmadı. Irak'taki Sünnilerin büyük kısmı, Bağdat'taki Şii hükümet tarafından bir köşeye itildiklerini hissettiği için IŞİD kendisine hareket alanı bulabildi.

Her ne kadar IŞİD'in eski destekçileri örgütün acımasız yönetiminden yılmış olsa da kurtarıcılarına da temkinli yaklaşacaklardır.

Siyasi çekişmeler IŞİD'e ihtiyaç duyduğu yakıtı sağlıyor. Sadece askeri güçle yola devam edemeyeceklerini onlar da biliyorlar.

Ancak şu ana kadar Irak'ta siyasi bir çözüm yönünde herhangi bir sinyal gözükmüyor.

Başbakan İbadi, IŞİD sonrası Irak'ta kendisine yer tutmak isteyen güçlü aktörler arasında bir denge bulmak zorunda kalacak.

Renad Mansour, Chatham House araştırma kuruluşunun Orta Doğu ve Kuzey Afrika Çalışmaları Programı'nda görev yapıyor. Aynı zamanda Irak Stratejik Araştırmalar Enstitüsü'nde de çalışıyor ve London School of Economics'te Orta Doğu üzerine dersler veriyor.r.