Gündem

Mülteci Kürt çocuğun ölümü 'insanlık dışı siyaset' tartışması başlattı

Belçika'da geçen hafta 2 yaşındaki mülteci Kürt kızı Mawda Shawri'nin polis kurşunuyla öldürülmesi, koalisyon partileri arasında gerilime neden oldu.

25 Mayıs 2018 18:12

Belçika'da geçen hafta 2 yaşındaki mülteci Kürt kızı Mawda Shawri'nin polisin açtığı ateş sonucu ölmesi ve ardından yapılan açıklamalar, koalisyon partileri arasında gerilime neden oldu.

Hükümet ortağı Yeni Flaman İttifakı (NV - A) lideri ve Anvers Belediye Başkanı Bart de Wever'in, küçük kızının ölümünden ebeveynlerini sorumlu tutması, hem hükümet hem de muhalafet tepki gösteriyor.

Flaman politikacının, 2 yaşındaki çocuğun ölümü ile ilgili sözleri, "Belçika siyasetindeki en insanlık dışı açıklama" olarak değerlendiriliyor.

Belçika polisi, geçen hafta tamamı Kürt mülteci 26 yetişkin ve 4 çocuğun bulunduğu minibüse, 'dur' ihtarına uymadığı gerekçesiyle ateş açmıştı.

Minibüsün bagaj bölümünde oturan 2 yaşındaki Mawda, vücuduna isabet eden 2 kurşun nedeniyle yaşamını yitirmişti.

Savcılık, önce Mawda'yı polisin vurduğunu yalanladı.

Ancak otopsi raporu, kız çocuğunun polisin silahından çıkan kurşunla öldüğünü doğruladı.

Yeni Flaman İttifakı'na mensup İçişleri Bakanı Jan Jambon, olayda polisin kusurlu olmadığını savundu.

Jambon'un partisinin lideri de Wever ise, Mawda'nın ölümünden anne ve babasının sorumlu olduğunu öne sürdü.

Flaman lider, hem Almanya hem de İngiltere tarafından sığınma başvurusu reddedilen Shawri ailesinin, Belçika'dan yasa dışı yollarla İngiltere'ye gitmek isterken 3 kez yakalandığını söyledi.

De Wever, Mawda ve erkek kardeşinin daha önce soğutma sistemi bulunan bir kamyon kasasında İngiltere'ye gitmek isterken yakalandığını belirterek, Kürt ailenin bilerek çocuklarının hayatını tehlikeye attığını savundu.

NV - A'lı İçişleri Bakanı Jambon ile göç ve mültecilerden sorumlu Devlet Bakanı Theo Francken de, liderlerinin bu açıklamasına destek verdi.

Bu açıklamalar üzerine hükümet ortağı Flaman Liberal Demokrat Parti (Open VLD) lideri Gwendolyn Rutten, hükümet ortaklarına, insanların acıları karşısında, "kibar, saygılı ve insanca davranma" çağrısı yaptı.

Open VLD'ye mensup Başbakan Yardımcıs Alexander de Croo da, bakanlar kurulu toplantısında Yeni Flaman İttifakı'na, "tepkilerinizde biraz ölçülü olun" uyarısında bulundu.

Flaman Yeşiller Partisi Milletvekili Kristof Calvo, Flaman liderin Mawda'nın ailesine yönelik sözlerini, "Belçika siyasetindeki en insanlık dışı açıklama" olarak değerlendirdi.

Yeşiller Partisi lideri Meyrem Almacı'ya göre de, daha küçük kızın cenazesi toprağa bile verilmeden böyle bir açıklamanın yapılması "saygısızlık" ve sakıncalı.

Hıristiyan Demokrat Parti (CD - V) lideri Wouter Beke, "Kızlarımın okula gidişini seyrettim. Onları bir daha görememe düşüncesi korkunç. Çocuğunu kaybeden herkes, merhameti hakeder, suçlamayı değil" dedi.

İşçi Partili Raoul Hedebouw da, Shawri ailesini tek suçunun, "çocuklarına savaş dışında bir gelecek aramaları" olduğunu belirterek, de Wever'in sözlerini ironik bir dille eleştiridi.

Flaman lider ise, tepkileri hayretle karşıladığını söylüyor. De Wever'e göre, duygusal hassasiyet, politik amaçlar uğruna istismar ediliyor. Bart de Wever, küçük kızın ölümünün, sınırların açılması için propagandaya dönüştürüldüğünü öne sürüyor.