Gündem

Mehmet Ayvalıtaş davasında belgeler kayıpmış!

Gezi olaylarında hayatını kaybeden Mehmet Ayvalıtaş ile ilgili duruşmada, davanın temel delilleri arasında sayılan evrakların kaybolduğu ortaya çıktı

06 Şubat 2014 10:18

İstanbul Ataşehir’de düzenlenen Gezi eyleminde kalabalığın üzerine araç sürülmesi üzerine ölen Mehmet Ayvalıtaş ile ilgili davada adliye önünde gazlı müdahale yaşandı. Duruşmada ise 19 yaşındaki Ayvalıtaş’ın ölümüyle ilgili savcılık tarafından mahkemeye gönderilen evrakların kaybedildiği ortaya çıktı. Dava için davanın temel delilleri arasında yer alan bir ekspertiz raporu, biyolojik ve kimyasal inceleme raporu, bir DVD, 4 sayfa CD incelemesi ve bir kimlik fotokopisinin geçen 2 Ocak’ta polise teslim edildiği halde sadece tanık ifadelerinin dosyaya girdiği, diğerlerinin bulunamadığı anlaşıldı.

İsmail Saymaz'ın Radikal'de yer alan habere göre, Ayvalıtaş ölümüne ilişkin davaya İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. ‘Dünyanın en büyük adliye sarayı’ diye tanıtılan adliyede, duruşma salonunda klima, kamera ve mikrofon sisteminin çalışmadığı ortaya çıktı.

Baba Ali Ayvalıtaş’ın hazır bulunduğu duruşmada, ölen Mehmet Ayvalıtaş ile oğlunun hayatını kaybetmesinden sonra kalp krizi sonucunda can veren anne Fadime Ayvalıtaş fotoğrafları taşındı.
100’ü aşkın avukatın hazır bulunduğu duruşma salonunda ilk sözü ailenin avukatı Ayla Öztabak aldı. İlk duruşmaya katılan anne Fadime Ayvalıtaş’ın bu süreçte hayatını kaybettiğini anlatan Avukat Öztabak şunları söyledi: “Biz gördük ki adaletsizlik bir insanı öldürüyormuş; bir insanı öldürmek için silaha, taşa, sopaya, arabayla çarpmaya gerek yokmuş. Geçen celse burada Fadime anaya gaz sıkıldı. İçeri alınması engellendi. Adalet aramış bir anneye zulmedildi. Hepimizin belleğinde Fadime ananın gözyaşları kaldı.”

Daha sonra Mahkeme Başkanı Mehmet Selçuk sanıklardan Cengiz Aktaş’ın zorla getirilme emrine rağmen ikinci duruşmaya da katılmadığını ifade etti. Bunun üzerine avukatlar “Tutuklanmasını istiyoruz” diye bağırdı. Baypas geçiren baba Ali Ayvalıtaş da “Benim de mi ölmemi bekliyorsunuz” dedi.

Avukat Ayla Öztabak ise UYAP kayıtlarına göre bazı evrakların dosyaya girildiği halde mahkemede bulunmadığını ifade etti. Öztabak bir ekspertiz raporu, biyolojik ve kimyasal inceleme raporları, tanık ifadesi, 1 adet DVD, dört sayfa CD incelemesi ve bir kimlik fotokopisinin savcılık tarafından 120.271 sicil numaralı polise teslim edildiğini ve evrakların da 02 Ocak 2014’te evrak zimmet defterine kaydediliğini vurguladı. Bunlardan sadece sanık ifadelerinin dosya edildiğini diğer evrakların bulunamadığını ve akıbetinin öğrenilmesini istedi.

Mahkeme heyetine su şişesi, göstericilere gaz


Avukat Can Atalay ise adliye dışında bekliyen göstericilere polisin biber gazıyla müdahale ettiğini vurgulayarak mahkemeden bunun durdurulmasını istedi. 5 dakikalık aradan sonra mahkeme heyeti yalnızca kayıp evrakların bulunmasına ilişkin araştırma yapılmasını kararlaştırdı ve duruşmayı bitirdi. Salondan itiraz ve alkışlar yükseldi. Bir izleyici elindeki su dolu pet şişeyi heyetin oturduğu duvara fırlattı. Şişe duvara çarpıp üyelerin oturduğu masaya düştü. Bunun üzerine Üye Hâkim Ali Erbıyık cübpesini atıp salondan ayrıldı. Salonda sloganların başlaması üzerine kâtip ve diğer üyeler de salondan çıktı. İçerideki gerginlik dışarıya da yansıdı.

Adliye önünde toplanan yaklaşık 500 göstericiye polis müdahale etti. Yargılamayı izleyenler arasında CHP li milletvekilleri İlhan Cihaner, Mahmut Tanal, Süleyman Çelebi, Musa Çam ve Melda Onur da yer aldı. Yargılama 21 Mayıs’a ertelendi.