Dünya

Mavi Marmara Lahey’den döndü

Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi, İsrail güvenlik güçlerinin Mayıs 2010’daki Mavi Marmara baskını ile ilgili kararını açıkladı.

06 Kasım 2014 17:58


2010 yılı Mayıs ayında Gazze'ye yardım filosunda yer alan Mavi Marmara gemisine yönelik dokuz kişinin öldüğü İsrail baskını ile ilgili olarak yapılan başvuruyu değerlendirdi. Lahey'deki Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), İsrail’in Mavi Marmara gemisine yönelik eyleminin savaş suçu kapsamında değerlendirilebileceğine, ama bunun mahkemenin soruşturma yapması için yeterli yoğunlukta olmadığına karar verdi.

Abluka altındaki Gazze'ye yardım malzemesi götüren Mavi Marmara gemisi 2010 yılında, uluslararası sularda İsrail askerlerinin saldırısına uğramış ve müdahale sonunda dokuz kişi yaşamını yitirmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştı. Mavi Marmara baskınının mağdurları ve İnsani Yardım Vakfı (İHH) da Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne İsrail hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.

Karara eleştiri

Mavi Marmara olayının avukatları, İsrail'in gemiye düzenlediği saldırıya ilişkin UCM Savcılığının soruşturma açmama kararını eleştirdi. Mavi Marmara gemisinin bayrak devleti olan Komorlar Birliği Devleti avukatları, düzenledikleri basın toplantısında Uluslarası Ceza Mahkemesi Savcılığına yapılan başvuruyu ve savcılığın tespitlerini değerlendirdi.

Avukatlar adına açıklama yapan Ramazan Arıtürk, UCM Savcılığının, Mavi Marmara olayında savaş suçu işlendiğini kabul ettiğini anımsatarak ''kasten adam öldürme'', ''kasten ağır yaralama'' ve ''insan onuruyla bağdaşmayan saldırı'' suçlarının, gemide ve İsrail hapishanelerinde İsrail tarafından işlendiğinin tespit edildiğini ifade etti. Arıtürk, ''İsrail'in işlediği tespit edilen tüm bu suçlara rağmen UCM Savcılığı, işlenen suçlar hakkında 'suçun ağırlık derecesini yeterli' bulmadığı için soruşturma açmaktan imtina etmiştir. UCM Savcılık Ofisi, bunu da 'öldürülen mağdur sayısının azlığı, işlenen suçların filodaki 7 gemiden sadece birinde işlenmiş olması, filonun durdurulmasının Gazze'ye giden yardımlarda hatırı sayılır bir etkisi olmayacağı' gibi gerekçelere dayandırmıştır. UCM Savcılığının bu tespitlerine katılmak hukuken mümkün değildir. Zira aynı UCM, Sudan'da 11 kişinin öldürüldüğü iddiaları ile açılan Abu Garda davasında, ‘suçun yeterince ağır olduğunu‘ kabul etmiştir“ diye konuştu.

“İtiraz hakkı var“

UCM'nin Mavi Marmara olayında soruşturma açmamasının, bundan böyle silahsız insani yardım taşıyan konvoylara karşı yapılacak saldırılara kapı açtığını, bunun da uluslararası barış, güven ve refahın bozulmasına neden olacağını kaydeden Arıtürk, UCM'deki adalet mücadelelerini sürdüreceklerini, başvurunun bir devlet başvurusu olduğunu, bu nedenle savcılık kararına karşı itiraz hakklarının bulunduğunu belirtti.