Gündem

MATAM tanıtıldı: Marmara'nın her yerini yerleştirdiğimiz sensörlerle dinleyeceğiz

"Evlere yerleştiren ivme ölçelerle her olan depremde binalarımızın davranışlarını bileceğiz, cep telefonu uygulamalarıyla son kullanıcı olan kişilere aktarcağız"

25 Ocak 2024 17:13
Çisel Sıla Ergunsü

 

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde Türkiye İş Bankası’nın desteğiyle Marmara Aktif Fay Tehlike ve Risk Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin (MATAM) imza töreni İTÜ Ayazağa Kampüsü Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. MATAM Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Cenk Yaltırak, "Marmara Bölgesi'nde isteyen herkesin evine ivme ölçer koyacağız. Daha sonra bölgede yerleştirdiğimiz sensörlerle dinleme yapacağız. Böylece her olan depremde binalarımızın davranışlarını bileceğiz." dedi.

İTÜ bünyesinde kurulan merkezde; başta Marmara Bölgesi olmak üzere Türkiye’deki aktif fayların oluşturduğu tehlike ve risklere dair dinamik, sayısal, interaktif tehlike ve risk haritalama teknikleri geliştirilecek. Aynı zamanda bina bazlı ivme haritaları oluşturularak deprem senaryoları hazırlanacak ve bu senaryolar ile kentsel dönüşüm, sanayi planlama ve afete hazırlık altyapısı için veri üretilecek.

Birçok disiplinin bir arada eş güdüm halinde çalışacağı MATAM’da jeoloji mühendisliği, jeokimya-jeodinamik, jeodezi ve fotogrametri, elektronik haberleşme, şehir ve bölge planlama, hidrojeoloji mühendisliği, inşaat mühendisliği gibi deprem konusuyla birebir örtüşen bilimsel konularda uzman akademisyenler görev alacak.

MATAM, İTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Koyuncu, İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran ve MATAM Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Cenk Yaltırak'ın konuşmacı olduğu bir toplantıyla tanıtıldı MATAM'ın tanıtımı ve imza töreninin yapıldığı toplantı İTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Koyuncu'nun konuşmasıyla başladı.

İTÜ'nün deprem mekanizmalarının anlaşılması ve deprem zararlarının azaltılması konularında önemli araştırmalar yapan bilgi ve teknoloji üreten, eğitimler veren en önemli kurumlarından biri olduğu kaydeden Koyuncu, 6 Şubat depremlerinde yaptıkları çalışmalara da değindi.

Koyuncu 6 Şubat depremlerinde İTÜ'lü bilim insanlarının hiç vakit kaybetmeden deprem bölgesine gittiğini ifade ederek, "Akademisyenlerimiz çalışmalarını sahada sürdürürken bizlerde üniversite olarak öğrencilerimizle, çalışanlarımızla ve mezunlarımızla bir yardım seferberliğine girdik. Deprem bölgesindeki ilk tespit çalışmalarını  tamamlayan akademisyenlerimizin katkısıyla bölgedeki depremin analizini yapan fay hareketliliğini inceleyen epeyce detaylı içeriğe sahip bir rapor hazırlandı. İlk ön raporumuz 17 Şubat2023 tarihinde hazırlandı. Nihai rapor ise 24 mart 2023 tarihinde tüm kamuoyuyla paylaşıldı. her iki raporumuzda dünyada çok büyük ilgi gördü ve 6 şubat 2023 depremlerinin ve en önemli bilimsel kaynaklarından birisi haline geldik." dedi.

"Bu ortaklık sayesinde ülkemizdeki araştırma gücünü en üst seviyelere çıkaracağız"

"Bugünde hem ülkemiz hem de bölgemiz açısından katma değeri yüksek ve sosyal faydasının oldukça yüksek olduğu bir işbirliğine imza atmanın gururunu yaşıyoruz." diyen Koyuncu sözlerine şöyle devam etti:

"Başta Marmara Bölgesi olmak üzere; aktif fayların oluşturduğu tehlike ve riski açığa çıkarmak için dinamik, sayısal, interaktif tehlike ve risk haritalama tekniklerini geliştirmek ve aktif faylarda son kullanıcılar için yüksek hassasiyette tehhlike ve risk verisi üretmek için ileri araştırmalar yapıp, yeni yöntemler ve projeler geliştirmek amacıyla kurulan İTÜ- Türkiye İş Bankası Marmara Aktif Fay Tehlike ve Uygulama Araştıma Merkezimiz de bunun en güzel örneklerinden birisi olmuştur. Bu ortaklık sayesinde ülkemizdeki bu alandaki araştırma gücünü çok daha üst seviyelere çıkarabileceğiz. Ben inanıyorum ki MATAM bu alanda çalışan genç ve öğrencilerimizin önünü açacağı gibi aynı zamanda da yapacağı öncü çalışmalarla ülkemize çok büyük katkılar sağlayacaktır."

Aran: 6 milyon 120 bin avro katkıda bulunuyoruz

İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran ise, "Geçen yıl çok büyük bir deprem felaketi yaşadık. Ve bu deprem felaketinde on birlerce insanımızı kaybettik. İstiyoruz ki bundan sonra benzer bir felaket yaşadığımızda can kaybetmeyelim. İstiyoruz ki ki bu felaketlerle karşılaştığımızda can kayıplarının önüne geçebilelim. 26 Temmuz 2023 tarihinde yönetim kurumumuzun aldığı kararla bu merkezimize 6 milyon 125 bin avro katkıda bulunuyoruz" dedi.

MATAM'ın bir çok disiplinden uzmanın bir arada çalışacağı bir merkez olduğunu söyleyen Aran, "Aktif faylar bu fayları haritalama, jeoloji, elektronik haberleşme, deniz jeolojisi, deprem mühendisliği, yapı dinamiği, şehir planlama, yapay zeka gibi pek çok ayrı disiplinden uzmanın bir arada çalışacağı multidisipliner bu merkezin ülkemize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. İstanbul depreminden önce bu çalışmaların sonuç vermesi olası can kayıplarının en aza indirilebilmesi bu bilime, bilimsel yaklaşıma vicdanla bilime katkıda bulunabilmek en büyük dileğimizdir. Umarım başarırız." şeklinde konuştu.

"Marmara'nın her yerini yerleştirdiğimiz sensörlerle dinleyeceğiz"

Aran'dan sonra söz alan MATAM Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Cenk Yaltırak ise daha önce harekete geçmek istediklerini ancak seslerini duyuramadıklarını söyledi.

Halkın binalarına takabileceği ivme ölçerler üstünde çalıştıklarını belirten Yaltırak, " Bunu neredeyse Marmara Bölgesi'ndeki isteyen herkesin evine koyacağız ve bunu koyduktan sonra da Marmara'nın her yerine yerleştirdiğimiz sensörlerle onu dinleyeceğiz. Her olan depremde binalarımızın davranışlarını bileceğiz, cep telefonu uygulamalarıyla son kullanıcı olan kişilere aktaracağız. Yani genelde devletten ve belediyelerden bir şey bekliyoruz ama esas karar verici olanlar konutlarda oturan insanlar. Onlar başına ne gelecek bilme hakkına sahip" ifadeleri kullandı.

İvme ölçerlerle binanın olası bir depreme dayanıp dayanmayacağını veya dayanıklıysa güçlendirilmesi gerekip gerekmediğini tespit edeceklerini söyleyen  Yaltırak, "Yani siz bütün binaları yıkmak ya da yeniden yapmak zorunda değilsiniz. Gördük ki son depremlerde yeni veya eski fark etmiyor zemin bina arasında bir ilişki var. Yeni binalar bile yıkılabiliyor. Eski binalara hiçbir şey olmuyor. Bu çok büyük bir mühendislik problemi. Bunun temelinde yatan da yer bilimlerinin ürettiği verinin eksik ve zayıf olması" şeklinde konuştu.

“3 günde haritalanması mümkün"

MATAM'ın bir fayın yerini 1 santim çözünürlükte haritalandırabileceğini söyleyen Prof. Dr. Yaltırak,  “Özel bir uçağı var. Uçakla 300 kilometre menzilde Kuzey Anadolu Fayını sadece 3 günde haritalaması mümkün. Yani Türkiye'nin bütün aktif fayları, önce Marmara Bölgesi başta olmak üzere ileride gerçek sayılara dönüştüreceğiz. Ve bunu bütün kullanıcılara açacağız. Zemin özellikleri ivme ölçerler sayesinde tekrar yapılacak" dedi.

Konuşmalarının ardından MATAM'ın imza töreni de gerçekleştirildi.