Ekonomi

Kriz Katar ekonomisine büyük darbe vurdu

Suudi Arabistan'ın başını çektiği yedi ülkenin pazartesi günü ani bir biçimde Katar'la tüm diplomatik ilişkilerini kesmeleri, ülkenin petrol piyasası ve uluslararası hava ulaşımı üzerinde olumsuz etkilere neden oldu.

07 Haziran 2017 10:51

Pazartesi günü çok sayıda Arap devleti, Katar'a IŞİD'in de aralarında bulunduğu bazı terör örgütlerini desteklediği suçlamasını yönelterek, aniden Katar ile ilişkilerini kesme kararı aldı. Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Yemen'in aldıkları kararla birlikte Katar, pazartesi gününden bu yana Ortadoğu'da siyasi, diplomatik ve ekonomik açılardan izolasyona maruz kalmış durumda.

Arap ülkelerinin Katar'la olan sınırlarını kapatma kararı, bölgedeki ithalata bağımlı olan Katar'da büyük paniğe neden oldu. Katar'ın devlet tahvilleri salı günü baskı altına girerken, Katar Riyali ise değer kaybetti. Yıllardan beri bölgede patlak veren en büyük diplomatik kriz olma özelliği taşıyan anlaşmazlık, Katar borsasının en son yaklaşık sekiz sene önce yaşanan bir seviyeye gerilemesine neden oldu.

Petrol piyasasında gerginlik

Katar krizi, petrol yatırımcılarının gerginliğinin artmasını da beraberinde getirdi. Petrol fiyatları salı günü ciddi oranda düşüş gösterdi. Kuzey Denizi kökenli olup piyasada kıstas kabul edilen Brent ürününün bir varili (159 litre) önce yüzde 1 düşüş göstererek 49 dolara düşerken, sonradan yüzde 0.3 artarak 49,60 dolara çıktı. ABD kökenli WTI ürünü ise aynı şekilde önce yüzde 1 değer kaybederek ardından yüzde 0.2 oranında toparlandı.

Borsacıların aktardığı bilgilere göre yatırımcılar, alınan kararı endişeyle karşıladı. Borsacılar, yatırımcıların Ortadoğu'da yaşanan siyasi gerginliklerin Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nün (OPEC) gösterdiği çabaları erozyona uğratacağından, petrol üretim hacmini sınırlandıracağından ve dünya çapında mevcut olan aşırı arzı frenleyeceğinden korktukları görüşünde.

Günde yaklaşık 620 bin varillik rakamla Katar, OPEC bünyesindeki en küçük üretici ülkelerden biri olma özelliğini taşıyor. Ancak aracı kurum AxiTrader'da çalışan analist Greg McKenna'ya göre, söz konusu siyasi gerilimler çerçevesinde, petrol karteli OPEC bünyesindeki birlik ve beraberlik açısından son derece gerçekçi bir tehlike mevcut.

Petrol analiz merkezi Petromatrix'te görev yapan ekonomist Oliver Jacobs'a göreyse, son dönemde baş gösteren diplomatik çatlakların petrol piyasası üzerindeki etkileri hala belirsiz. Ancak Jacobs, yaşanan çalkantıların birkaç gün önce verilen karar doğrultusunda OPEC bünyesinde üretim kesintilerine gidilmesinin yeniden sorgulanmaya başlanmasına yol açabileceği görüşünde.

Uçuş trafiğine darbe

Krizin ilk etkileri uçuş trafiğinde baş gösterdi. Etihad, Emirates, flydubai ve Saudi Havayolları, salı gününden itibaren Doha hedefli ve kaynaklı tüm uçuşların yeniden düzenleneceğini açıkladı. Katar Havayolları'nın internet sitesinde yapılan açıklamada ise, ilk aşamada Bahreyn, Mısır ve BAE'ye tüm uçuşları iptal edildiği belirtilirken, Suudi Arabistan yönündeki uçuşlar ise pazartesi günü durduruldu.

Katar Havayolları tarafından yapılan açıklamada, müşterilerinin biletlerini önceden ödedikleri ücreti geri almak suretiyle iade edebilecekleri bildirildi. Katar Havayolları'nın Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki bürolarındaysa yolcular tarafından uzun kuyruklar oluşturuldu.

Doha Havaalanı, Avrupa ile Asya arasındaki uçuş trafiği için önemli bir kesişim noktası olma niteliği taşıyor. Güncel kısıtlamaların bu uçuş trafiği üzerinde ne tür etkilere neden olacağıysa henüz öngörülemiyor.

Mısır da tüm liman ve havaalanlarının Katar gemileri ve uçaklarına kapatıldığını açıkladı.

Diğer sonuçlar henüz belirsiz

Katar ekonomisinin büyük bir kısmı petrol ve doğalgaz gibi yeraltı kaynaklarının ihracatına bağımlı. İran ve Rusya'nın ardından dünyanın üçüncü en büyük petrol kaynaklarına sahip olan Katar, halihazırda sıvı doğalgazın (LNG) dünya çapında en büyük ihracatçısı konumunda. Doğalgaz tüccarlarının aktardıkları bilgilere göre, diplomatik anlaşmazlığın bölgedeki sıvı doğalgaz ticareti üzerinde nasıl bir etkide bulunacağını değerlendirebilmek için henüz çok erken.

Arap Yarımadası'nda görece küçük bir ülke olan Katar, 300 milyar doları aşan rakamla dünya çapındaki en büyük kurumsal yatırımcılardan biri.

Alman firmaları Volkswagen ve Deutsche Bank'ın kayda değer miktarda hissesi Katarlıların elinde bulunuyorken, aynı şekilde Alman yatırımlarının da Katar'da dişe dokunur bir mevcudiyetinden bahsetmek mümkün. Örneğin Alman demiryolu ulaşım şirketi Deutsche Bahn'ın işbirliğiyle Katar'da büyük çaplı bir projenin gerçekleştirilmesi planlanıyor. Bu çerçevede, Deutsche Bahn'ın desteğiyle 300 kilometre uzunluğunda bir metro hattı inşa edilmesi öngörülüyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Dirk Kaufmann