Gündem

Kendi içinde kavgalı iktidar

31 Mayıs 2021 09:03

Banu Güven

İktidarın içinde hizipler olduğu yazılıp çiziliyor, "Adalet Bakanı ile İçişleri Bakanı kavgalı. Yargının ve polis teşkilatının bir bölümü, Berat Albayrak'a bağlı Pelikancılar'la hareket ediyor” diye konuşuluyor. Bu tablo geçtiğimiz hafta itibariyle iyice netleşti. Devletin anahtarını elinde tutan iktidarın kendi içinde nasıl kavgalı olduğu ilk kez bu denli somutlaştı. Bunun için bir suç örgütü liderinin içişleri bakanına kızması ve hakkında bir ifşaat fırtınası başlatması, içişleri bakanının da kendisini savunmak adına ortalığı yakabilecek küçük kibritler çakması gerekti. Süleyman Soylu'nun Habertürk'teki yayınında adını verdiği, daha doğrusu ispiyonladığı polislerden biri konuşunca durumun vahameti iyice ortaya çıktı.

Süleyman Soylu o yayında, Sedat Peker'e 2015'te özel polis koruması verilmesiyle ilgili, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Selami Altınok ile Terörden Sorumlu Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan'ın adını vermişti. Bu yayından sonra Mustafa Çalışkan hakkında soruşturma başlatılabileceği yazılıp çizilmişti. Bu hizip meselesini takip eden gazetecilerden Seyhan Avşar'ın Mustafa Çalışkan'dan bu söylentiye dair aldığı cevap ise resmen İçişleri Bakanı Soylu'ya meydan okumaydı: "Türkiye'deki en dürüst insanı neden dolayı açığa alacaklar çok merak ediyorum. Çıksın bir görelim bakalım. Türkiye'de insanlar var. Dürüst siyasetçiler var. En başta Sayın Cumhurbaşkanı var. Mustafa Çalışkan gibi bir insanı açığa kim alacak, nasıl alacak bir görelim bakalım. Çok merak ettim.” Mustafa Çalışkan da bu kavganın bütün tarafları gibi sırtını Erdoğan'a, daha doğrusu Erdoğan'a dayayanlara dayıyordu, ancak bu çıkışı sonradan biraz fazla cesur gelmiş olacak ki, "Söylediklerimin yazılacağından haberim yoktu” diye bir manevra yapmaya çalıştı ama ok yaydan çıkmıştı. Söylediklerini yalanlamadı sonuçta.

Bu nüfuz kavgasıyla ilgili Seyhan Avşar'ın daha önce yaptığı bir başka habere dikkatiniz çekmek isterim. Avşar, 10 Temmuz 2020'de "Soylu İstanbul'u dağıttı” başlığıyla yaptığı haberde, İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan'ın emniyet genel müdür yardımcılığına atanarak pasifize edilmesinin ardından, İstanbul'da görev yapan 33 il emniyet müdür yardımcısı, 39 ilçe emniyet müdür yardımcısı ve 55 şube müdürünün görev yeri değiştirildiğini yazıyordu. Mustafa Çalışkan'ın kızağa çekilme sebebi Albayrak'a yakınlığıydı.

Omuz atan atana

Hatırlayın, 2 Ağustos 2018'de Anıtkabir'de düzenlenen bir törenin ardından o zaman Hazine Bakanı olan damat Berat Albayrak ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu gerginlik yaşamıştı. Albayrak bir aracın yanından yürürken, Soylu'nun üzerine doğru gelmesine rağmen yolunu değiştirmemişti. Soylu da ona sağlam bir omuz atmış, arkasından da manidar şekilde gülmüştü. Geriye dönüp baktım. Tam o tarihlerde 40 ilin emniyet müdürlerinin değiştirileceğine dair haberler çıktı karşıma. Kim bilir o günlerde ne nüfuz savaşları yaşandı?

Adalet Bakanı ile çekişme

Soylu aynı yayında çok kere Adalet bakanı Abdülhamit Gül'e de göndermede bulundu. Soylu, annesine sosyal medyada hakaret eden kişinin, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına tepkisini tekrar dile getirdi. Soylu daha önce bu tepkisini Twitter'da paylaşmıştı. Adalet Bakanı Gül de, "Klavye başına geçip sosyal medyada bana her gün tutuklama siparişi verenlere sesleniyorum. Bu işleyişi beğenmeyen gider itiraz hakkını kullanır ama yargıya parmak sallayamaz" diye tepki göstermişti.

Ortak dert Pelikan

İşin ilginç tarafı Adalet Bakanı Gül ile ona işaret eden İçişleri Bakanı Soylu'nun ortak yanları var. İkisi de transfer isimler. Soylu eski Demokrat Partili. Gül ise, Numan Kurtulmuş ile birlikte HAS Parti'den transfer edildi. Her ikisinin de başı, Pelikan olarak bilinen, Berat Albayrak'a yakın teşkilatla dertte. Teşkilat derken, yargıdan emniyete, Beştepe'den medyaya uzanan bir organizasyon bu. Devletin organlarının içinde ayrıcalıklı yerlere oturuyor ve bir memura İçişleri Bakanı'na kafa tutacak kadar cesaret veriyor. Bir taraftan da Berat Albayrak'ın silikliğiyle tezat oluşturan bir durum bu.

Dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz yani. Süleyman Soylu'nun Berat Albayrak'a omuz attığı yere. O dalaşın ve müstehzi gülüşün ardında ne olduğunu anlamak için arşivleri kurcalamaya devam.