Şimşek, "KDV İadesi Risk Analizi Projesi"nin tanıtımı amacıyla düzenlediği basın toplantısında, yeni sistemle, KDV iadelerinin gerçekleştirmesindeki en büyük sorunlardan biri olan zaman kaybının ortadan kalkacağını ve işlemlerin anında gerçekleştirilebileceğini kaydetti.
KDV mevzuatına göre mükellefler çeşitli sebeplerle iade alıyorlar. İade taleplerinin büyük bir kısmı ihracattan ve indirimli orana tabi işlemlerden kaynaklanıyor.
Şimşek, 2008 yılında yapılan KDV iadeleri toplam tutarının 13.3 milyar lira olduğunu, bu rakamın toplam KDV gelirlerinin yüzde 22'sini oluşturduğunu kaydederek, geçen yılın ilk 11 ayında yapılan iade tutarının yaklaşık 11.6 milyar liraya ulaştığını ve KDV gelirleri içindeki payının yine yüzde 22 düzeyinde gerçekleştiğini bildirdi.
"Rakamlardan da anlaşılacağı üzere KDV iadesi tutarı, bütçe içerisinde önemli bir paya sahiptir. İhracattan doğan KDV iadesi talebi iadelerin yaklaşık yüzde 70'ine tekabül etmektedir" diyen Şimşek, şunları söyledi:
"Dolayısıyla, vergisel ödevlerini yasalara uygun olarak yerine getiren mükelleflerin iade taleplerinin hızlı bir şekilde yerine getirilmesi, bunun yanı sıra vergi sistemimizin önemli bir problemi olan sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlemeyi ve kullanmayı alışkanlık haline getirenlerin etkin bir şekilde tespiti önem arz etmektedir. Yeni sistemimizde bu konularda yaşanan sıkıntılar giderilmektedir."
Şimşek, yeni sistemin getireceği avantajları şöyle sıraladı:
"*Mükellefler KDV iadelerine esas teşkil eden belgelerin önemli bir kısmını elden kâğıt ortamında veya CD ile vergi dairelerine vermeyecekler, bunun yerine söz konusu belgeleri, aynen e-beyannamede olduğu gibi, Internet Vergi Dairesi üzerinden Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine aktaracaklar. Böylece mükelleflerin bir takım bürokratik işlemlerle uğraşmalarına gerek kalmayacak;
*KDV iade taleplerinde halen vergi dairelerince VEDOP sistemi üzerinden manüel olarak yapılan analiz ve kontrol işlemlerinin hemen hemen tamamı bilgisayar teknolojisi kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Böylece, vergi dairelerinin üzerindeki KDV iadelerinden kaynaklanan ağır iş yükü önemli ölçüde hafifletilmiş olacak;
*Bu model ile tedarikçilerin vergisel uyumları ölçülmekte ve bu mükellefler detaylı analizlere tabi tutulmaktadır. Bu sayede iade sürecinde sahte fatura düzenleyen veya kullanan mükelleflerin hızlı bir şekilde tespit edilmesi mümkün hale gelecektir."