Gündem

Kayyım atamalarının 31. gününde protestolar sürüyor: "Zafer direnen halklarındır"

18 Eylül 2019 15:40
İçişleri Bakanlığı kararıyla Halkların Demokratik Partisi (HDP) yönetimindeki Diyarbakır, Mardin ve Van'da belediye başkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyım atanmasının 31. gününde protestolar sürüyor.
 
Diyarbakır Lise Caddesi'nde devam eden oturma eylemine AKP Diyarbakır İl Binası önünde dün darp edilerek gözaltına alınan !beyaz tülbentli anneler!den Aysel Tufan da katıldı. Tufan, "Bina önünde, polis arabasında, bize işkence uyguladılar. Edilen küfürlerden biz utandık. Onlar utanmadı. Biz de tutuklu çocuklarımızı, kaybedilen çocuklarımızın kemiklerini istiyoruz" diye konuştu.
 
Kayyım atamalarına karşı Van'da devam eden Demokrasi Nöbeti'nde konuşan HDP Van Milletvekili Murat Sarısaç, “Romanya Diktatörü Nicolae Ceauşescu gücünü dünyaya kanıtlamak için 80 bin kişiyi miting alana zorla toplatarak güç gösterisi yaptığı sırada nasıl devrilmişse bu gün AKP hükümetinin de yapmaya çalıştığı budur” dedi. 

Diyarbakır

HDP'li belediyelere kayyım atanmasına karşı Demokrasi Nöbeti Diyarbakır'da Lise Caddesi'nde protesto edilmeye devam ediyor. Eyleme, HDP milletvekilleri, KDP-Bakur Genel Başkanı Sertaç Bucak, beyaz tülbentli anneler, gençlik örgütleri, Barış Anneleri Meclisi üyeleri ile çok sayıda vatandaş katıldı.  Beyaz tülbentli annelerden Aysel Tufan, barış için gittiklerini, ancak sürüklenerek gözaltına alındıklarını söyledi.

Gençler yolu kapattı

Lise Caddesi polislerce ablukaya alınırken, eylem yerine gelen görevden alınan DBB Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı, alkış ve sloganlarla karşılandı. Nöbet eylemi boyunca yurttaşlar, seslendirdikleri şarkılar ve attıkları sloganlarla belediyelere kayyum atanmasını protesto etti. Nöbet eyleminde yerlerini alan HDP Gençlik Meclisi üyeleri de üzerlerindeki baskıların sona ermesi için çağrıda bulundu. Lise Caddesini trafiğe kapatarak oturma eylemi başlatan HDP’li gençlere beyaz tülbentli anneler de katıldı. Polisin müdahale tehditlerine rağmen eylemlerini sürdüren gençler ve anneler, daha sonra nöbet eylemi için yapılan açıklamaya geçti.  

Aydeniz: Geri adım atmayacağız

Nöbet eyleminde konuşan HDP Diyarbakır Milletvekili Saliha Aydeniz, atanan kayyumların bıraktığı tahribata dikkat çekerek, "AKP-MHP iktidarı direnişimizi kriminalize etmek istiyor. Dün Kulp, bugün de Karayazı'ya kayyum atadılar.  Dün de AKP önüne giden annelere saldırdılar. Ellerinde bir tek savaş kalmış. Bilsinler ki asla geri adım atmayacağız" dedi.  

KDP-Bakur Genel Başkanı Sertaç Bucak: Görevlerine iade edilsin

KDP-Bakur Genel Başkanı Sertaç Bucak ise, kahraman halkın kayyuma karşı 31 Mart’ta cevap vererek onları buradan kovduğunu belirterek, “Bizler onların bu saldırılarını kabul etmiyoruz. Burada direnen halkı provoke etmek isteyenler bilsin ki, bu halk bu oyuna gelmez. Eş başkanlar derhal görevine iade edilsin" diye konuştu. 

Beyaz tülbentli anneler: Yerlerde sürüklendik

AKP Diyarbakır il binası önünde dün darp edilerek gözaltına alınan beyaz tülbentli annelerden Aysel Tufan da, AKP önüne barış için gittiklerini, ancak sürüklenerek gözaltına alındıklarını belirterek, "Bina önünde, polis arabasında, bize işkence uyguladılar. Edilen küfürlerden biz utandık. Onlar utanmadı. Biz de tutuklu çocuklarımızı, kaybedilen çocuklarımızın kemiklerini istiyoruz. HDP önünde bekleyen aileler gelsin birlikte AKP önünde duralım. Biz kimsenin ölmesini istemiyoruz. Biz barış istiyoruz.  Biz irademizi istiyoruz" dedi.
 
Yapılan konuşmaların ardından 10 dakikalık oturma eylemi yapıldı.

Van

Kayyım atanmalarını protesto amaçlı Halkların Demokratik Partisi (HDP) tarafından Van'da düzenlenen Demokrasi Nöbeti devam ediyor. HDP İpekyolu ilçe binası önünde yapılan nöbette belediye eş başakanları, milletvekilleri, Barış Anneleri, HDP'liler, TJA üyeleri ve çok sayıda yurttaş katıldı. "Kayyum idaresi değil halk iradesi" yazılı pankart açılan nöbette, HDP Van Milletvekili Muta Sarısaç konuştu. 

 
 
AKP’nin insanlara savaştan ve katliamdan başka verebileceği hiçbir şey kalmadığını belirten Sarısaç, AKP’nin halkın rızasını kaybettiğini ve zor kullanarak ömrünü uzatmaya çalıştığını söyledi. Sarısaç, “Herkes 31 Mart’tan sonra AKP’nin artık şapkasını önüne alıp düşünmesine ve değişmesini bekliyordu. Demokratik kazanımları hiçe sayarak sadece güvenlik eksenli politikalarla, başkasının hayatını karartmayla var etmeye çalışıyor. Var olan tek güç asker, polis, tekeline almış olduğu yani onun noteri gibi çalışan yargı ve onun birer bekçisi gibi çalışan güvenlik güçleri bunların dışında Türkiye’de AKP’nin bırakmış olduğu hiçbir şey yoktur. Bununla ömrünü uzata bileceğini düşünüyor” dedi.

"Zafer direnen halklarındır"

Dünyada devrilen diktatörlerin sonunu hatırlatan Sarısaç, zaferin diktatörlere karşı direnen halkaların olduğunu dile getirdi. Sarısaç, şöyle konuştu:
 
“Bunu eğer gerçekten görmek istiyorsa Augusto Pinochet’e, Nicolae Ceauşescu’ya, Adolf Hitler’e baksın ya da Türkiye’de Kürt sorununu tanımayan işi güvenlik güçleriyle çözmeye çalışan halkın iradesini yok sayarak kendini var etmeye çalışan önceki hükümetlere ve darbelere baksın, hepsini görecektir. Biz AKP’den Kürt halkına karşı yapmış olduğu yanlış politikalardan vazgeçmesini beklerken yine aynı politikalarla kendi ömrünü uzatmaya çalışıyor. Diyarbakır’da bir kaç annenin çocukları üzerindeki duygu sömürerek yapmaya çalışıyor. Bunu talimatlar ve mesajlar göndererek, memurlarını, askerini, polisini zorla mitinglere çağırarak yapmaya çalışıyor. Tıpkı 1980 yılarda Romanya Diktatörü Nicolae Ceauşescu olduğu gibi nasıl ki Ceauşescu o zaman kendi gücünü orada dünyaya göstermek için 80 bin kişiyi alana zorla toplatarak ve gelmeyenleri de radyosunun başında dinlemeye mecbur bırakmıştı. O 80 bin kişi içerisinde bir insan bir slogan attı ve o yer yerinde oynadı. Ceauşescu o gün o halk tarafından devrildi. Bu gün AKP hükümetinin de yapmaya çalıştığı budur."

"Çözüm noktası barışa, özgürlüğe, demokrasiye dair tek projesi olan HDP’dir"

Cezaevlerinde 7 bin çocuğun serbest bırakılmamasını AKP’nin samimiyetsizliğine örnek gösteren Sarısaç, “Biz biliyoruz eğer AKP samimi olmuş olsaydı Soma Katliamı’nın failleri ile anlaşıp aklamalarına izin vermezdi. Roboski’de 34 çocuğu orada katletmezdi. Bu gün 250’nin üzerinde sadece annesiyle cezaevinde olan çocuk var. Toplamda 7 bin tutuklu çocuk var. Eğer gerçekten anneleri düşünmüş olsaydı bu çocuklar zindan da olmazdı. Eğer samimi olmuş olsalardı kadına yönelik şiddet bu kadar artmazdı. Kendileri arık muhalifçilik oynayarak bir şeyler kazana bileceklerini umuyorlar ama yanılıyorlar.
 
Bu anne AKP önünde bir şey diyemiyor. KHK mağduru olan açıklama yapmak istiyor, gözaltına alınıyor. AKP isteyerek ya da istemeyerek şunu bütün halkımıza gösterdi ki çözüm noktası barışa, özgürlüğe, demokrasiye dair tek projesi olan HDP’dir” dedi.

"Göz yaşını dindirecek olan HDP'dir"

AKP ve MHP’nin HDP’ye yönelik suçlamaların ada değinen Sarısaç, Filistinliler tarafından esir alınan bir Yahudi asker için İsrail’in bin Filistinli mahkumu serbest bıraktığını hatırlatarak AKP’nin annelik duygusunu sömürdüğünü söyledi. Sarısaç, şöyle devam etti:
 
“Bu gün hangi AKP’li, MHP’li ağzını açarsa, HDP’yi İsrail uşağı olmakla suçlarlar ama herkes çok iyi hatırlıyor bir İsrail askeri Filistinliler tarafından esir alınmıştı diye bin tane Filistinli bıraktılar. Bu gün AKP annelerden hep bahsediyor ya işte PKK dün açıklama yaptı ve tüm medyaya yansıdı, yandaş medya dışında açın bakın ona onlarca esir asker, polis bulunuyor. Bu anneler Meclis’e gelip bütün partileri dolaştılar. Mademki Anneleri bu kadar düşünüyorlar onlarla ilgili de girişimde bulunsunlar. Biz AKP’den bir medet ummuyoruz. Biz sadece burada halkımıza sesleniyoruz, bu faşist zihniyetlerin halkımız karşısında duramayacağını biliyoruz. Çözüm HDP’dir. HDP annelerin göz yaşını dindirmeye de onların çocuklarına özgür bir Türkiye vadediyor. AKP’nin müsteşarları tarafından tekmelenen bütün anneleri, barışa ve demokrasiye inancı olan herkesi HDP ye çağırıyoruz. Biz hakikati savunuyoruz. Bizim güç aldığımız hakikattir.”
 
Konuşmanın ardından kitle şakı ve sloganlarla bir saat oturma eylemi gerçekleştirdi.