Gündem

İtalya: Postfaşist Meloni'nin 1 yılı

Geçen yıl seçimden zaferle çıkan aşırı sağcı "İtalya'nın Kardeşleri" partisinin lideri Giorgia Meloni'nin görevdeki ilk yılı doldu. Kendisini "postfaşist" diye niteleyen Başbakan'ın ilk senesi nasıl geçti?

25 Eylül 2023 07:08
Geçen yıl seçimden zaferle çıkan aşırı sağcı "İtalya'nın Kardeşleri" partisinin lideri Giorgia Meloni'nin görevdeki ilk yılı doldu. Kendisini "postfaşist" diye niteleyen Başbakan'ın ilk senesi nasıl geçti?İki hafta önce İtalya'nın tanınmış gazetecilerinden Bruno Vespa'nın "Porta a Porta" programına katılan Başbakan Giorgia Meloni'nin, boş zamanında neler yaptığına ilişkin soruya verdiği cevap dikkat çekiciydi. Bu soruya, "Özel hayat mı, hangi özel hayat?" şeklinde yanıt veren Meloni, seçimleri kazandığı 25 Eylül 2022'den, özellikle de yemin ederek göreve başladığı 22 Ekim 2022'den bu yana özel hayatıyla ilgili sadece son derece temel şeyleri yaptığını belirtti. Görünüşe bakılırsa bir yıl önce kurulan ve üç aşırı sağcı partiden oluşan koalisyonu yönetmek kolay değil. Postfaşist ideolojiyi temsil eden, İtalya'nın Kardeşleri adlı aşırı sağcı partinin lideri Meloni'nin kendi ifadelerinden hareketle, kendisi görevde olduğu süre zarfında değişmedi. Katıldığı televizyon programında, kendisine her gün "Hâlâ daha önce de olduğum gibi miyim?" sorusunu yönelttiğini anlattı ve bu soruyu şu şekilde yanıtladığını kaydetti: "Kendime sadık kalamamaktan korktum hep, ama var olduğum gibi kalabildim." Seçimlerdeki radikal söylemlerini sonlandırdı Seçim kampanyası sırasında kullandığı radikal sloganları ve söylemleri Başbakan olduktan sonra bırakan Meloni, oldukça katı bir muhafazakâr aile politikası izlemesiyle dikkat çekiyor. Ekonomide ise, görevi devraldığı, Avrupa Merkez Bankası eski başkanlarından Mario Draghi'nin çizgisini izliyor. Avrupa'da da Meloni, ılımlı bir tutum takip etme peşinde. Seçimlerden önce Avrupa Birliği'ne (AB) yönelttiği acımasız eleştiriler de bir yıldır duyulmaz oldu. Meloni, dünyanın geri kalanında da dost ve müttefik kazanma çabası içerisinde. Radikal söylemleri, koalisyon ortakları sağ popülist LEGA'nın lideri Matteo Salvini ile Hristiyan Demokrat Dışişleri Bakanı, Forza Italia partisi lideri Antonio Tajani'ye bırakıyor. Meloni, "Siyasi bir geçmişi geride bıraktım ve sürekli değişen gerçekliğe ayak uyduruyorum" diye konuşuyor. Yapay zekanın günümüzde sağ siyasetin bir konusu olduğunu savunan 46 yaşındaki Meloni, logosunda faşist İtalyan diktatör Benito Mussolini'nin mezarındaki sonsuz alevin olmasının da, günlük işlerinde kendisine yük getirmediği görüşünde. Avrupa'da denge politikası Görünüşe bakılırsa, Avrupalı iş arkadaşları da, Meloni'nin Mussolini ile olan bağını görmezden geliyor. Brüksel'deki AB çalışanları ile konuştuğunuzda, seçimler öncesinde sert ifadelerde bulunan İtalya Başbakanı'nın ılımlılığının kendilerini olumlu yönde şaşırttığını söylüyorlar. Yemin edip başbakanlık görevini devraldığında Meloni, Brüksel'de bazı şeyleri değiştireceğinden ve İtalya'nın çıkarlarını çok daha yoğun biçimde savunacağından bahsediyordu. Başbakanlık görevini yürüttüğü bu bir sene zarfında ise, kulislerde, kavgasız gürültüsüz çalışmanın daha çok başarı sağladığını anlamışa benziyor. Meloni, AB Komisyonu Başkanı, Hristiyan Demokrat Ursula von der Leyen ile de iyi anlaşmaya başlamışa benziyor. Ülkesine Brüksel'den paraların akmaya devam ettiği ortamda Meloni'nin, Avrupa ile uzlaşmacı bir çizgi izlemeye karar vermiş olması olası. Koronavirüs pandemisi için oluşturulan dayanışma fonunun en büyük alıcılarından olan İtalya, bu kapsamda 190 milyar euro kredi ve teşvik alıyor. Temmuz ayında ödemede bir sıkıntı yaşandığında yine Komisyon Başkanı von der Leyen, Meloni'ye yardım sözü vermişti. Göçü durdurma Meloni'nin ağırlıklı konusu Von der Leyen ile Meloni, Afrika'dan İtalya'ya yoğun göçün yaşandığı Lampedusa Adası'na geçen hafta yaptıkları ziyarette de, göç konusunda aynı tarafta durdukları mesajını verdiler. Sınırların kontrol edilmesi, daha az göçmen gelmesi, transit ülkeler ile daha yoğun işbirliği Meloni ile von der Leyen'in ortak tutum sergiledikleri konuların başında geliyor. Von der Leyen'ın olumlu yanıt vermediği tek konu, Meloni'nin Deniz Kuvvetleri'nin Kuzey Afrika kıyılarını kapatması talebi oldu. İki lider, Afrika'dan göçmen gelişini durdurması hedeflenen Tunus'u birlikte tam iki kez ziyaret ettiler. Meloni'nin stratejisinin bir bölümünü, kendisinden önceki başbakanlardan farklı olarak, Kuzey Afrika'ya odaklanıp, oradan göçmen gelişini durdurma hedefi oluşturuyor. New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda yaptığı konuşmada Meloni, "Şimdi gerçekten uzun süre görmezden gelinen Afrika'nın batısına odaklanmalıyız" dedi. Peki Meloni göçle mücadelede bir sonuç elde etti mi? DW'ye konuşan bir Lampedusalı, Meloni'nin vaatlerinin de sadece lafta kaldığını söylüyor ve kendisinin göçle mücadelede pratikte hiçbir amacına ulaşmadığı eleştirisini yöneltiyor. Adaya gelen göçmen sayısının geçen yıla göre en az iki katına çıktığına da dikkat çeken Lampedusalı, 2013'ten beri her göçmen krizinde liderlerin adaya geldiğini, en az dört İtalya Başbakanı, iki de AB Komisyonu Başkanı'nın ziyaretini gördüğünü ama buna rağmen hiçbir sonuç alınamadığını belirtiyor. Meloni'ye İtalyanların yüzde 53'den destek Halk desteğine odaklanan anketlere bakıldığında, Meloni'nin yüzde 53 ile en üst sırada olması göze çarpıyor. Almanya Başbakanı Olaf Scholz ile karşılaştırıldığında, bu oldukça yüksek bir oran: Son anketlere göre, Scholz'a vatandaşların yalnızca yüzde 31'i hala destek veriyor. İzlediği katı aile politikası tartışmalara ve zaman zaman protestolara neden olan Meloni, bu konuda yakın arkadaşı olan, Macaristan Başbakanı Viktor Orban gibi oldukça muhafazakâr. Ona göre de aile denince anlaşılan baba, anne ve çocuklar. Meloni'ye göre, İtalyan halkının "kurtuluşu" için yüksek doğum oranları şart. İtalya Başbakanı'nın aile tanımı içinde, LGBTİ+ birliktelikleri, taşıyıcı annelik veya kürtaj gibi kavramlara yer yok. "Ben bir kadınım, İtalyan'ım, anneyim ve Hristiyan'ım" ifadeleriyle, çizgisini her fırsatta tekrarlıyor ve bu değerlerin günümüzde devamlı saldırıya uğradığını iddia ediyor. Eylül ayı ortasında Budapeşte'de katıldığı muhafazakâr partilerin Demografi Zirvesi Buluşması'nda Meloni, muhafazakâr aile değerlerine yönelik durumun aile ve de ulus olarak kendilerine yönelik bir tehdit oluşturduğunu savundu. Meloni, "Kimliksiz bireyler olarak sadece el aletleriyiz, bilinçten yoksun birer numara. İnsanlığı savunmak kimliği savunmaktır" sözlerini sarf etti. Meloni'nin söz konusu aile politikası, İtalya'da genç ailelere ve çocuklara verilen sosyal desteğe de yansıyor. Eşcinsel çiftlerin ebeveyn olarak hakları kısıtlanmış durumda. Gençler arasında suç işleyenler, okulu asanlar, çocuklarıyla ilgilenmeyen anne-babalar, hükümetin sert yaptırımları ile karşı karşıya. Uluslararası arenada "Melodi" Orban'dan farklı olarak Meloni, Ukrayna'yı, Rusya'ya karşı desteklediğini açıkça ifade ettiğinde, AB ve G7 liderleri derin bir nefes aldı. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, Meloni'nin Beyaz Saray'a ilk ziyaretinde Ukrayna'nın Avrupa'nın özgürlüğü için de mücadele ettiğini söyleyip, "Umarım bana iyi davranırsınız" diye şaka yapmış, İtalyan liderin Ukrayna savaşındaki tutumu belli olunca ise onu övmüştü. Nitekim İtalya'daki seçimleri Meloni'nin kazanması üzerine Biden, Meloni'nin zaferini "Demokrasi için bir tehdit" diye nitelemiş, bu zafere şüpheyle yaklaştığını dile getirmişti. Biden ile ilk görüşmesi sonrasında ise, Meloni, "Artık arkadaşız" vurgusunu yapmıştı. Meloni sadece Beyaz Saray'da değil, başka uluslararası zirvelerde de henüz tecrübesiz bir liderken, kendisine yeni dostlar buldu. Örneğin Hindistan'da düzenlenen G20 zirvesinde, aşırı sağcı ve milliyetçi Hindistan Başbakanı Narenda Modi'nin kendisine gösterdiği yakın ilgi, sosyal medyada ilginç yorumlara yol açtı. Böylece sosyal medyada, Modi ile Meloni isimlerinin birleşimini ifade eden "#Melodi" etiketi ortaya çıktı. Her şey blöf mü? İtalya'nın ilk kadın başbakanı olan Meloni, kendisiyle yapılmış bir söyleşiden oluşan ve henüz piyasaya çıkan bir kitapta, ilk yılını oldukça iyi geçirdiğini savunuyor. Meloni, söyleşide, hatalar yapmış olsa da hükümetinin iyi niyetle, sevgiyle ve alçak gönüllülükle en iyiyi yapmaya çabaladığını savunuyor. Başbakanlık görevini uzun süre yapacağına inandığını da dile getiren Meloni, kendisinden önceki başbakanlar gibi kriz nedeniyle görevini öngörülenden önce bırakmaya niyeti olmadığını da vurguluyor ve beş yıl görevde kalacağını iddia ediyor. Muhalefetteki sol popülist Beş Yıldız partisi lideri Guiseppe Conte ise, Meloni ile dalga geçiyor ve kendisinin blöf yaptığını iddia ediyor. "Meloni mi? Bir yıl içinde rekor derecede artan benzin fiyatları, fiyatı artan temel giderler ve kontrolden çıkan göçle mi yapacak bunu?" sorusunu yönelten Conte, Meloni'nin de görevine diğerleri gibi erken veda edeceğini ima ediyor.