Dünya

IŞİD ile mücadelede Türkiye'nin rolü

IŞİD ile mücadelede çözüm arayışları sürüyor. Uluslararası toplumun gözü bu bağlamda Türkiye'de.

24 Eylül 2014 16:24


ABD, beş Arap ülkesiyle oluşturduğu koalisyon kapsamında hafta başında Suriye'deki IŞİD hedeflerini de vurmaya başladı. Onlarca hedefe 200'den fazla saldırı düzenlendiği bildirildi.

Ancak Obama, Beyaz Saray'da yaptığı açıklamada, IŞİD ile mücadelenin sadece ABD'nin işi olmadığını gösterdiğini de vurguladı. Mücadelenin zaman alacağını kaydeden Obama, koalisyon için destek oluşturmayı sürdüreceğini belirtti.

IŞİD ile mücadelede uluslararası toplumun gözü aynı zamanda Türkiye'nin de üzerinde. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York'ta yaptığı açıklamada, ülkesinin IŞİD ile mücadelede üzerine düşen görev neyse bunu yapmaya hazır olduğunu söyledi. Erdoğan, Türkiye'nin ayrıca askeri ya da lojistik destek sunabileceğini de kaydetti.

Libya örneği

Brüksel merkezli Güvenlik ve Savunma Gündemi adlı düşünce kuruluşunun yönetim kurulu başkanı Giles Merritt, IŞİD ile mücadelede Türkiye'nin rolünün yine de muğlâk olduğu görüşünde: “Bir diğer faktör de Türkiye. Türkiye çok muğlâk bir role sahip. Bir yandan NATO üyesi, diğer yandan da Suriye'deki çatışmadan doğrudan etkileniyor. Kendi ülkesinde ve sınırın ötesinde Kürt halka sahip. Çok fazla belirsizlik ve büyük bir zorluk söz konusu. Bunun askeri açıdan çözülebileceğine inanmıyorum. Gerçekten bir noktada buluşup öncelikle büyük problemlerin çözülmesi sağlanmalı.“

Geçmişte Libya'da yaşananları örnek gösteren Merritt, Suriye'deki durumun daha da karışık olduğunu vurguluyor: “Bunu askeri çözümden ziyade askeri yanıt olarak nitelendirmek gerek bence. Libya'daki süreçten ders alınmalı. ABD orada doğrudan müdahil değildi ancak Avrupalılar askeri bir çözüm aradı ve yeni bir iç savaşa neden oldular. Suriye'deki durumu kestirebilmek Libya'dakinden daha da zor. Bir şeyleri sonuçlandırabilme fikri bana gerçekçi gelmiyor. Pentagon'dan Beyaz Saray'a kazanıldığı haberi gelene dek ne kadar zaman geçeceğini söylemek zor. Bu konuda sadece spekülasyon yapılabilir. Bu saldırıların çok uzun süreceğini sanmıyorum. Çünkü hava saldırılarının etkilerinin görüntüleri kamuoyuna yansımaya ve dünyaya yayılmaya başladıkça, tepkiler olacaktır. Ve bu tepkiler çok olumlu olmayacaktır.“

Öte yandan, Suriye ve Irak'ta savaşmak için İslamcılara katılan Avrupalı cihatçıların sayısı da giderek artıyor. Avrupa Birliği'nin terörle mücadele koordinatörü Gilles de Kerchove, son bir kaç ay içinde Avrupalı cihatçıların sayısının 3 bine ulaştığını, bu sayının haziran ayında 2 bin civarında olduğunu belirtti.

Avrupa'dan savaşmak için gidenlerin çoğu Fransa, İngiltere, Almanya, Belçika, Hollanda, İsveç ve Danimarka'dan. Ancak aralarında İspanya, İtalya, İrlanda ve Avusturya'dan da bir kaç kişinin olduğu da bildiriliyor. Bu kişilerin yüzde 20 ila 30'unun geri döndüğünü kaydeden Kerchove, bazılarının ise radikalleştiğini ve tehlikeli olduklarını kaydetti.

'Türklerin yaşadığı zorlukları anlıyoruz'

Geri dönen cihatçıların Brüksel'deki Avrupa Komisyonu binasına saldırı düzenlemeyi planladıkları yönündeki haberler üzerine güvenlik önlemleri artırıldı. Kerchove bu kadar çok Avrupalının Suriye'de savaşabilmesinde Türkiye'nin Avrupa'ya yakınlığının ve bir turizm destinasyonu olmasının da rol oynadığını kaydetti.

Zorluklara rağmen Türklerin söz konusu Avrupa vatandaşlarından çoğunu yakalayıp geri gönderdiğini kaydeden Kerchove, “Türklerin yaşadığı zorlukları anlıyoruz. Harika bir diyaloğumuz var ve daha yakından nasıl çalışabileceğimizi araştırıyoruz” ifadelerini kullandı.

İngiliz güvenlik uzmanı Merritt ise, Avrupa'daki IŞİD tehdidi konusunda şunları söyledi: “Evet, bizim geri dönen ve binlerce olduğu düşünülen cihatçılarla ilgilenmemiz gerek. IŞİD'in Avrupa'da bir çeşit koordineli saldırı dalgası başlatacağını sanmıyorum. Bu bana gerçekçi gelmiyor. Güvenlik önlemleri çok iyi. Avrupa'nın şu an siyasi olarak hareket alanı fazla değil. Çünkü şu anda Avrupa kurumlarının zirvesinde yani AB Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu'nda değişimler yaşıyoruz. Avrupa'nın gerçekten ihtiyacı olan şey ortak bir siyasi tutumdur.“

BM Güvenlik Konseyi'nin bugünkü oturumda cihad için savaşmaya ya da eğitim almaya yurt dışına gitmeyi suç kapsamına alan karar tasarısını onaylaması bekleniyor. Bu tasarı Avrupa tarafından da destekleniyor.