Dünya

'İş güvenliği Allah'a havale'

Soma faciası Alman basınında da geniş yankı buldu. Alman gazetelerinde yayımlanan haber ve analizlerde, kazanın neden ve muhtemel sonuçları üzerinde duruluyor.

15 Mayıs 2014 12:19


Bonn'da yayımlanan General-Anzeiger gazetesi, faciaya ilişkin yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

“Bu konuda eğer bir zerre ümit varsa, o da genç kuşak Türklerden gelen tepkilerdir. Bu kuşak Soma'daki türden kazaları kader olarak algılayıp sineye çekmek istemiyor. Ve facianın hemen ardından düzenledikleri gösteriler ve protesto yürüyüşleri ile kendilerini ve ülkenin diğer vatandaşlarını, devlet önlem almadığı sürece aç gözlü firmalara kurban etmeyeceklerini göstermiş oldular.”

Frankfurter Rundschau gazetesinin yorumuna geçiyoruz:

“Daha bundan iki hafta önce muhalefet partileri Soma'daki kömür ocaklarının durumuna ilişkin olarak bir araştırma önergesi vermişler, ancak muhafazakar-İslamcı AKP önergeyi reddetmişti. Recep Tayyip Erdoğan hükümeti, muhalefetin ve sendikaların ülkedeki iş güvenliğinin yetersiz olduğu yönündeki uyarılarını mevcut iş yasalarına ve Allah'ın korumasına havale etmişti. Eğer Soma'daki ocakları işleten firmalar hakkındaki suçlamalar doğrulanacak olursa, bunun sonuçları Erdoğan'ı yolsuzluk skandallarından daha büyük bir baskı altına alacaktır. Türkiye'de hiçbir kimsenin en üst makamın onayını almadan ihale kazanamadığı bilindiği içindir ki, bu konudaki her ihlal dönüp şefin ta kendisini bulacaktır. Yolsuzluklar, Erdoğan'ın seçmenini pek ilgilendirmedi, ama işçilerin ölümü konusunda öyle olmayacaktır.”

Frankfurter Allgemeine Zeitung'un yorumunda şu satırlara yer veriliyor:

“Şimdiye kadar Türkiye’deki hiçbir iş kazasında Soma’daki kadar çok insan ölmemişti. Bu facia ülke için sadece duyguları değil, siyasetin inandırıcılığını da sarsan bir şok! Türkiye sadece on yıllık bir sürede kişi başına düşen geliri üçe katlasa da, bunun çağrıştıracağı kadar büyük bir ilerleme kaydedemediği bir çırpıda görülmüş oldu. Ülke, etkileyici büyüme rakamlarıyla gerçi hızlı bir şekilde orta gelirli bir ülke haline geldi. Ama yine de iş güvenliğinin de dahil olduğu gerçek bir refah sunamadı. Buna ulaşmak için kurumlara, standartlara ve sadece yasalarla oluşturulamayacak bir düşünce tarzına ihtiyaç var. İş güvenliğinin sağlanması işte bu kıstaslardan biri.”

Süddeutsche Zeitung'un internet portalında “Soma Ölümle Özdeşleşti” başlıklı haber-analizde şu satırlar dikkat çekiyor:

“Kaç madenci daha toprak altında? Kimse bunu bilmiyor. Şimdiye kadar 230 ceset çıkartıldı. Erdoğan hükümeti Soma'daki olayları kaderin sonucu bir facia olarak görüyor. Ancak kömür madenindeki facia tamamen beklenmedik bir olay da değildi… . Zonguldak ve çevresinde meydana gelen facialara ilişkin olarak da Başbakan Erdoğan ‘kader'den söz etmiş ve bölge insanının bu tür kazalara alışkın olduğunu belirtmişti. Bundan dört yıl önce meydana gelen grizu patlaması dolayısıyla bu konuda yoğun eleştiri toplamıştı ve görünen o ki gittikçe daha az sayıda insan olayları bu tarzda yorumlamayı kabule yanaşıyor.”

Die Welt gazetesinin internet portalında, “Erdoğan İçin İş Kazaları Normal” başlıklı makalede, maden faciasının ardından Türkiye'de durumun yine 2013 yaz aylarına dönüştüğüne dikkat çekiliyor. Düzenlenen gösterilere ve ortaya çıkan öfkeye, polisin göz yaşartıcı bomba ile karşılık verdiğini belirten gazete, “Erdoğan ise iş kazaları konusunda ‘tuhaf' konuşmalar yapıyor” diye yazıyor.