Gündem

İHD: Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 30. yılında Türkiye'de çocuk hakları ihlal ediliyor

19 Kasım 2019 21:26
İnsan Hakları Derneği (İHD) Birleşmiş Milletler (BM) Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 30’uncu yılı dolayısıyla birçok kentte basın açıklaması düzenledi. 
 
MA'nın haberine göre İHD İstanbul Şubesi Çocuk Hakları Komisyonu, şube binasında düzenlediği toplantıda "Çocuk haklarına dair sözleşme 30 yaşında. Çekincesiz çocuk hakları"  pankartını açtı. 
Salonda  ayrıca, "Çocukları değil karanlığı hapsedin",  "Ben çocuğum haklarım var",  "Her çocuk hakları ile doğar",  "Ana dilde eğitim hakkımızdır" ve  "Çocuk cezaevlerinde hak ihlali var, işkence var sessiz kalma" dövizleri açıldı.
 
Açıklama öncesi kısa bir konuşma yapan İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, savaşın sürdüğü bir coğrafyada en temel hak olan barış hakkı çocuklar için de bir hak olduğunu belirterek, çocukların ölmesini ve suça bulaşmasın istemediklerini söyledi.

"Umut olmaya devam ediyor"

Ardından açıklamayı yapan İHD Çocuk Hakları Komisyonu üyesi Aryen Aslan 20 Kasım Türkiye'nin taraf olduğu Çocuk Haklarına dair Sözleşme'nin 30. yılı olduğunu, BM tarafından 1989 yılında oluşturulan sözleşmenin halen dünya genelinde en çok sayıda ülke tarafından kabul edilen insan hakları belgesi olma özelliğini taşıdığını ifade etti.
 
197 devletin imzaladığı ve çocuk hakları konusunda yükümlülük altına girmeyi taahhüt ettiği belge, çocuklar için daha iyi bir dünya çabasına umut ve ilham vermeye devam ettiğini ifade eden Aslan şöyle konuştu:
 
“Ancak 30 yıldır yaşananlar gösteriyor ki dünya genelinde çocuklar çeşitli biçimlerde ayırımcılığa maruz bırakılıyor, yaşama, gelişme ve katılım hakları önündeki engeller devam ediyor. Çocuklara öncelik verilmesi ve zarar görmemelerini sağlayacak yaklaşım ve düzenlemelerden kaçınılıyor. Yaşanan eşitsizlikler, çocukların hak ihlallerine neden oluyor. Çocukların insan haklarını tehdit eden sorunlar ise taraf devletlerin önceliği haline gelmiyor.”

"Çocuk hak ihlallerine maruz bırakılıyor"

Türkiye, çocuk haklarına öncelik vereceğini taahhüt ederek Sözleşmeyi 1990'da imzaladığını ifade eden Aslan şunları söyledi:
 
“Buna rağmen Türkiye'de pek çok çocuk, pek çok şekilde hak ihlaline maruz bırakıldı, bırakılıyor. İhlallerin bir daha tekrarlanmamasına yönelik yapılanlar da kapsayıcı değil. 30 yıl içerisinde olan bitenlere; adalet, sağlık, eğitim, sosyal hizmet ve sosyal yardımlar vb. alanlarda yaşananlara dair ne yazık ki sayısız vaka üzerinden- sayfalarca değerlendirme, istatistik vermek mümkün. Yaşamını kaybeden 4 yaşındaki Leyla Aydemir, 6 yaşındaki Efe Boz, 9 yaşındaki Vail El Suud, 10 yaşındaki Cemile Çağırga, 12 yaşındaki Uğur Kaymaz ve Ceylan Önkol, 13 yaşlarındaki Ahmet Yıldız, Seyhan Doğan ve Davut Altınkaynak, 14 yaşındaki Emirhan Nas, 15 yaşındaki Berkin Elvan, 16 yaşındaki Nedim Akyön, 17 yaşındaki Lütfullah Tacik ile çoğu ortaokul ve lise öğrencisi olan ve Manisalı Gençler olarak anılan çocuklar; Pozantı, Şakran, Sincan, Maltepe gibi ceza infaz kurumlarında kötü muamele ve işkence gören çocuklar, şiddetin farklı türlerine maruz bırakılan kız ve oğlan çocukları, daha birkaç gün önce veliler tarafından yuhalatılan otizmli çocuklar bunlardan sadece bazıları.”
 
Türkiye'nin Ekim ayında Kuzey Suriye'ye yönelik askeri harekâtı sonucunda sınır bölgelerinde onlarca çocuğun yaşamını yitirdiğini hatırlatan Aslan, “Bu bağlamda çocuk haklarının bir insanlık meselesi olduğu ve sözleşmeye taraf olan devletlerin hem kendi sınırları içerisinde hem de dünya genelinde yükümlülüklerini yerine getirmedikleri açıkça görülüyor! Çocuk Haklarına dair Sözleşmenin 30'uncu yılında başta Türkiye olmak üzere her bir taraf devlete sözleşmenin temel ilkelerini ısrarla hatırlatırız” dedi.