Gündem

Hatay - Samandağ’dan izlenimler: Kent meydanındaki tek AFAD çadırı polis merkezi yapılmış, tuvalet ve su ihtiyacı hâlâ giderilemiyor

10 Şubat 2023 17:40
Hazar Dost

 6 Şubat sabaha karşı Kahramanmaraş merkezli meydana gelen 7.7 şiddetindeki deprem, bölgedeki birçok ili yerle bir etti. Depremden en çok etkilenen yerlerden biri Hatay’ın Samandağ ilçesiydi.

 Samandağ’a girdiğimiz andan itibaren çoğu binanın kullanılamaz halde olduğunu anlaşılıyor.

 Arama kurtarma ekipleri bazı enkazlarda gece saatlerinde bile çalışmalarına devam ediyor. Çünkü ilçeye vardığımız saatlerde, henüz 10 günlük bir bebek enkazdan sağ çıkartıldı.

 Bu ‘umutlu’ haberler, arama kurtarma ekiplerinin de motivasyonunu yükseltiyor.

 İlçedeki tüm yardımlar, kültür merkezinde toplanıyor. Kültür merkezinin bahçesi ve içinde yüzlerce koli yardım malzemesi görmek mümkün. Fakat bu yardımların çoğunu giysiler oluşturuyor.

 Samandağ halkı, giysi yardımlarının yoğun olduğunu fakat diğer ihtiyaçları olan, mobil tuvalet, hijyen ürünleri, çadır, uyku tulumu, battaniye ve su gibi ihtiyaçların hala eksik olduğunu anlatıyor.

 Sabah saatlerinde, yıkımın yoğun olduğu Cumhuriyet Mahallesi’nde enkazların arasındaki boş arsada çadır kurmaya çalışan 10-15 kişilik bir grup insanı görüyoruz.

 Gazeteci olduğumuzu söylediğimizde, depremzedelerden Serap Kavasoğlu “Hangi kanal?” sorusunu tedirgin bir halde soruyor. Bu, deprem bölgesinde son iki gündür çok sık karşılaştığımız bir soru.

 “Geç gelen yardım, yardım değildir”

 Kavasoğlu, depremin ardından yakınlarını kendi çabalarıyla kurtardığını anlatırken “Saatlerce kendi çabamızla kurtardık. Üç yakınımızı yaralı çıkardık. Deniz Hastanesi’ne götürdük. Üç dört saat sonra yakınlarımızı hastaneden çıkarıp yan taraftaki kafeye bıraktılar” diyor.

 Yaralı olarak hastaneye götürdüğü iki yakınını kaybettiğini söyleyen Kavasoğlu, “Geç gelen yardım yardım değildir” derken devlet kurumlarının Samandağ’ına afetten bir gün sonra geldiğini belirtiyor.

 AFAD, Kızılay ve diğer kurumların yetersiz kaldığını aktaran Kavasoğlu, “Gönüllüler kendi çabalarıyla bir şeyler yapmaya çalışıyorlardı” diyor.

 Sohbet depremzede Kavasoğlu’yla sohbet ettiğimiz esnada arazide diğer insanlar brandalardan çadır kurmaya çalışıyor.

 Dayanışmayla kurulan yaşam alanları

 Brandalarla olan işini hallettikten sonra yanımıza gelen Coşkun Gezici, bu araziyi farklı 5 ailenin ortak bir yaşam alanı olarak kullanmaya başladığını anlatıyor.

 AFAD, Kızılay ya da herhangi bir devlet kurumun çadır, yemek ya da su gibi ihtiyaçlarını 4 gün geçmesine rağmen karşılamadığını söyleyen Gezici, “Bu çadırı kendi imkanlarımla kurdum. Şimdi diğer çadırları kurmaya çalışıyoruz” diyor.

 Giysi yardımı çok fazla, mobil tuvalet ve çadır gerekiyor

 Biz konuşurken arkada hummalı çalışmalar devam ediyor. Gezici, Samandağ’a çok fazla yardım geldiğini fakat bu yardımların çoğunu giysilerin oluşturduğunu söylerken “Buraya mobil tuvalet, su, çadır gerekiyor. Ben bir montla idare edebilirim ama tuvaletsiz ne yapacağımı bilmiyorum” diyor.

 Bu sorunu (tuvalet) nasıl çözeceklerini sorduğumuzda ise Gezici “Buradan bir kepçe geçerse küçük bir yer kazmasını rica edeceğiz. Etrafını da brandalarla kapatıp bir şekilde çözmek istiyoruz” diyor.

 Samandağ’da insanların ihtiyaçlarını dayanışmayla çözmeye çalıştığını vurgulayan Gezici, “Müdahale de yardım da çok geç geldi” diyor

 Kent meydanında tek AFAD çadırı polis merkezi yapılmış

Kent meydanında ateşte ısınmaya çalışan Habib Yapar’la sohbet etmeye başlıyoruz. Depremde annesi ve babasını kaybettiğini söyleyen Yapar, Kızılay Samandağ Şubesi’nde 20 yıl yöneticilik yaptığını belirtiyor. “İlk üç gün devlet burada yoktu. Bu kadar geç müdahale görmedim. Annemin ve babamın cansız bedenlerini kendi imkanlarımla enkazdan çıkardım” diyen Yapar, müdahalede geç kalınmış olmasının hayatını kaybeden kişi sayısının artmasına neden olduğunu belirtiyor.

 “Bize çorba değil arama kurtarma ekipleri gönderin”

 Bir sivil toplum kuruluşunun verdiği küçük bir çadırda kalan Yapar, “Ne çadır var ne de başka bir şey var. Hala enkaz altında kurtarılmayı bekleyen canlarımız var. Bize çorba değil arama kurtarma ekipleri gönderin” diyerek arama kurtarma ekiplerinin yetersiz kaldığını vurguluyor.

 Kent meydanında Kızılay’a ait hiçbir çadır olmadığı görülüyor. Çoğu vatandaş brandalarla kendine yaşayabileceği alanlar kurmaya çalışıyor. Çadırı olanlar sık sık “Çadır nereden bulabiliriz?” Sorusunun muhattabı olmak zorunda.

 Meydanda AFAD’a ait bir çadır bulunuyor. O çadırda ‘Polis merkezi’ olarak kullanılıyor.

 Su ihtiyacı gün geçtikçe artıyor

Kent meydanına gelen yardım tırları, sıraya giren yüzlerce Samandağlı’nın ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Su getiren aracın kuyruğunda ellerinde bidonlarla bekleyen Samandağlılar, hijyen ve temizlik ihtiyaçları için olan suyu alabilirlerse şanslı sayılıyorlar.

 Enkaz başlarında umutlu bekleyiş sürüyor

Samandağ’daki birçok enkazın başında aileler umutlu bekleyişi ise sürüyor. Arama kurtarma ekiplerinin her “Sessiz olun” talimatı, hem umudu hem de heyecanı beraberinde getiriyor.

 Cumhuriyet Mahallesi’nde bulunan bir enkazdan gelen bir ses, yine bu duygularla beraber ailelerin heyecanlanmasına neden oldu. Depremden 102 saat geçmesine rağmen gelen bu ses, hüzünlü depremzedelerin umut bağlamasını sağlıyor.