Gündem

Halep’te Esad güçlerinin ilerlemesi ne anlama geliyor?

Dört yıldır yoğun çatışmaların yaşandığı Halep'te Suriye'de Esad yanlısı güçlerin ve ordunun, rejim karşıtlarına karşı önemli ilerlemeler kaydettikleri haberleri geliyor. Kentteki yeni durumun savaşın seyri açısından ne anlamı var?

08 Aralık 2016 00:16

Suriye'nin kuzeyindeki Halep kenti, dört yıldır isyancılar ile Suriye ordusu ve müttefikleri arasında çatışmalara sahne oluyor. Ancak bu durum, şimdi değişiyor.

Kent, Cumhurbaşkanı Beşar Esad'a bağlı güçlerle Batı'nın desteklediği ve Esad'ı devirmeyi hedefleyen isyancılar arasındaki savaşta kilit bir çatışma alanı oldu.

Suriye ordusu güçleri son dönemde, kentin kuşatma altındaki, isyancıların kontrolündeki doğu bölümünde yer alan birçok mahalleyi geri aldı.

Ordu operasyonlarında, İran destekli Şii milislerden ve Rusya hava güçlerinden destek alıyor.

Söz konusu mahallelerde on binlerce kişi ciddi gıda ve yakıt sıkıntısı çekiyor.

Halep bir dönem Suriye'nin en büyük kentiydi ve nüfusu 2 milyonun üzerindeydi.

Halep aynı zamanda, Suriye'nin sanayi ve finans merkeziydi.

Halep, Unesco'nun dünya mirası listesindeydi ve 13. yüzyıldan kalma bir kale, 12. yüzyıldan kalma Ulu Cami ile tarihi çarşıları ile ünlüydü.

2011 yılında Esad yönetimine karşı gösteriler başladığında Halep'te geniş kapsamlı protestolar görülmedi.

Bu dönemde diğer kasaba ve kentlerde görülen şiddet olaylarına da burada rastlanmadı.

Ancak kent, Temmuz 2012'de bir anda çatışma alanına dönüştü.

İsyancı güçler düzenledikleri operasyonlarla hükümet güçlerini püskürtüp Suriye'nin kuzeyinde kontrolü büyük oranda ele geçirdi.

Ancak isyancılar kesin başarıya ulaşamamıştı.

Sonunda Halep kabaca ikiye bölündü. Muhalifler kentin doğu bölümü, hükümet güçleri ise batı bölümünde etkin oldu.

Son dört yıl boyunca Halep'teki mücadele, Suriye'deki çatışmaların izdüşümü konumundaydı.

Halep'teki çatışmalar hem iki tarafın askeri açıdan zayıflığını, hem de uluslararası toplumun sivilleri koruma ve bir barış anlaşmasına aracılık yapmadaki başarısızlığını ortaya çıkardı.

Bu yılın başında Doğu Halep'in, kuzey ve batısındaki muhalif grupların kontrolü nedeniyle Türkiye sınırı ile bağlantısı bulunuyordu.

Türk hükümeti Esad karşıtı isyanın en önemli destekçilerinden biri.

Şubat ayının başında hükümet güçleri, Halep'in kırsalındaki Nubul ve Zehra kasabalarındaki kuşatmayı kırdı ve isyancıların tedarik için kullandığı ana yolu kesti.

Suriye ordusu ve milis güçleri sonraki aylarda da ilerleyişlerini sürdürerek, Temmuz ayında Halep'in kuzeyinde yer alan, stratejik önemdeki Castello yolunun kontrolünü ele geçirdiler. Bu yol, muhaliflerin elindeki Doğu Halep'e giden tek yoldu.

Böylece Birlemiş Milletler'in gıda ve sağlık ürünleri tedariki de durmuş oldu ve yaklaşık 275 bin kişi kendini bir anda kuşatma altında buldu.

Ağustos ayında, Halep kırsalındaki muhalif gruplar ve El Kaide bağlantılı cihatçılar doğuya doğru yöneldi ve güneydeki Ramuse kasabasına açılan bir koridor oluşturdu.

Ancak Esad yönetimi güçleri Eylül başında yeniden bu alanı ele geçirdi ve kuşatmayı yeniden kurdu.

Hükümet güçleri Eylül sonundaysa tüm gücüyle bir operasyon başlattı.

Daha önce hiç görülmemiş ölçekte ve yoğunlukta hava saldırıları düzenlendi. Hava operasyonlarında yangın çıkarıcı bombalar, sığınak delici füzeler ve misket bombalarının kullanıldığı haberleri geldi.

Suriye hükümeti ve Rusya, Ekim ayının ortasında, sivillerin ve isyancıların Doğu Halep'ten ayrılmasını sağlamak için hava saldırılarına ara verildiğini duyurdu. Ancak çok az sayıda insan bu teklifi kabul etti.

15 Kasım'da hava saldırıları yeniden başladı ve Suriye ordusu yoğun bir kara operasyonuna girişti.

Ayın sonunda kuzeydeki bazı mahallelere doğru yüklendiler ve isyancıları güneye çekilmek zorunda bıraktılar.

Bu arada binlerce kişi de yaşadıkları yerlerden kaçtı.

Kentin, isyancıların elindeki bölümünde gıda ve yakıt tükeniyor. Temel altyapı ve sağlık hizmetleri neredeyse yok olmuş durumda.

Kasım ayının bir aşamasında Doğu Halep'teki tüm hastaneler, hava saldırıları nedeniyle hemen hemen tamamen çalışamaz hale geldi.

Birleşmiş Milletler bu saldırılarda yüzlerce sivilin öldüğünü söylüyor.

Suriye yönetimi ve Rusya ise sivilleri hedef aldıkları suçlamalarını kabul etmiyor.

İsyancıların elindeki bölgeden hükümet kontrolündeki bölgeye atılan füzeler ve toplar da, onlarca kişinin ölümüne neden oldu.

Birleşmiş Milletler Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, Kasım ayında yaptığı açıklamada, kentin doğusunun Noel'e (25 Aralık) kadar tamamen yok olup, binlerce sivilin de ölebileceğini belirtti.

Mistura, Kasım ayının sonlarda bir grup Alman siyasetçiye, Cumhurbaşkanı Esad'ın 'gaddar ve çok sert bir yola girebileceğinden' kaygı duyduğunu söyledi ve 1991 yılında Hırvatistan'da gerçekleştirilen Vukovar kasabası kuşatmasıyla paralellikler kurdu.

Eğer Suriye yönetimi Halep'in doğusunu tamamen geri alırsa, ülkenin en büyük dördüncü şehrinde kontrolü ele geçirmiş olacak.

Cumhurbaşkanı Esad, Halep'teki kazanımların çığ gibi büyüyeceğini ve bunun iç savaşı bitirmeye yardımcı olacağını umuyor olabilir.

Ancak muhalif güçler, cihatçılar ve Kürt güçler ülkede hâlâ geniş alanları kontrol altında tutuyor ve Esad güçlerinin önünde katetmesi gereken daha uzun bir yol bulunuyor.