Gündem

Hablemitoğlu davasında savunma yapan Altaylı: “Mustafa Özcan, Abdullah Gül ve Bülent Arınç ile Çankaya Köşkü’nde ayda bir görüşürdü”

17 Şubat 2023 15:51
Asuman Aranca

Akademisyen Necip Hablemitoğlu suikastına ilişkin davada savunma yapan eski MİT’çi Enver Altaylı, Fetullah Gülen’in sağ kolu olarak bilinen Mustafa Özcan ile dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve bakanların tamamının, ayda bir Çankaya Köşkü’nde görüştüklerini öne sürdü. Altaylı, “Çankaya Köşkü kayıtlarına bakın onlar kaybolmaz. O dönemde bu şahıslar devleti yönetenlerin itibar ettiği şahıslardı” dedi.

Doç. Dr Necip Hablemitoğlu’nun 18 Aralık 2002’de evinin önünde öldürülmesine ilişkin davanın görülmesine devam edildi. Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Levent Göktaş, Nuri Gökhan Bozkır, Fikret Emek, Ahmet Tarkan Mumcuoğlu, Aydın Köstem katılırken Enver Altaylı SEGBİS ile bağlandı. Davanın 4. Celsesinde, Fetullah Gülen’in sağ kolu Mustafa Özcan ile eski Özel Kuvvetler MAK Alay Komutanı Levent Göktaş arasındaki irtibatı sağlayarak cinayeti organize etmekle suçlanan eski MİT’çi Enver Altaylı savunma yaptı.

“İddianame hayal ürünü”

Hakkındaki suçlamaları reddeden Altaylı, iddianamenin savcının hayal ürünü olduğunu öne sürerek, “Bu cinayetten bilgim, en ufak katkım varsa Allah’ın laneti tüm ailemin üzerine olsun. Bu çok çirkin, alçakça, terbiyesiz bir iftiradır” dedi. Dava dosyasına giren HTS kayıtlarına güvenmediğini kaydeden Altaylı, “Levent Göktaş’la bir milyon kez görüşmüş olabilirim; ama ne Göktaş’la ne Aydın Köstem’le ne diğerleriyle Necip Hablemitoğlu’nun adının geçtiği hiçbir görüşme yapmadım” diye konuştu.

“Kimse Şenkal Atasagun’a bir şey sormuyor”

İfadesinin devamında eski MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun’un kendisine husumet beslediğini iddia eden Altaylı, şöyle devam etti: “Şenkal Atasagun Rus ajanı veya casusu demiyorum. Ama zihninin Doğu Perinçek’le uyumlu olduğunu belirtiyorum. Bu kişi şimdi MHP’de Bahçeli’ye danışmanlık yapıyor. Geçmişte MHP’nin kapısından girmişliği yoktur. İlginçtir ki, o partide söz sahibi olduktan sonra MHP’den Rusya aleyhine hiçbir açıklama yapılmıyor. Şuraya geleceğim; merhum Hablemitoğlu’nun eşi Şengül Hanım’ın ifadesi var. MİT’le ilgili bir makalesinden sonra Şenkal Atasagun merhumu arayıp yazdıklarını uygun bulmadıklarını söylemiş, yani uyarmış. Sonra onun görev döneminde cinayete kurban gidiyor ve kimse ona bir şey sormuyor. Bir yazarı arayıp uyarmak MİT Müsteşarı’nın görevleri arasında değildir. Bu açık, net bir tehdit olarak algılanır.

“Atasagun’un da ifadesi alınmalı”

Ben rahmetli ile hiç konuşmadığım, tanımadığım halde hakkımda iddianame düzenleniyor. Şu andaki pozisyonu ona fiili dokunulmazlık sağlamıştır. Ancak bu yargılamada bir sonuca ulaşılmak isteniyorsa şüpheli sıfatıyla Şenkal Atasagun’un ifadesi haydi haydi alınmalı, hakkında soruşturma açılmalıdır. Benim ifadem alınıyorsa onun ifadesi de alınmalı. Tabi soruşturma için Cumhurbaşkanı’nın izin vermesi gerekir. Verilmezse bu dava daha garip bir hale dönüşecek. Benim bundan başka yapacağım katkı yoktur. Ayrıca Şenkal Atasagun ile ortak noktaları ideoloji olan Doğu Perinçek ve Soner Yalçın’ın da ifadeleri alınsın”

“Mustafa Özcan şahsi dostumdur”

Daha sonra Altaylı, cinayeti birlikte organize etmekle suçlandığı Fetullah Gülen’in sağ kolu firari sanık Mustafa Özcan ile ilişkisine değinerek, şunları söyledi: “Mustafa Özcan şahsi dostumdur. Bunu Mücahit Arslan’a da sorabilirsiniz. Bakanların tamamı, Başbakan, Cumhurbaşkanı da onunla hem telefonla hem yüz yüze görüştü. Çankaya Köşkü kayıtlarına bakın, oradaki kayıtlar kaybolmaz. Beni Mustafa Özcan’la tanıştıran T.C. Cumhurbaşkanı (Süleyman Demirel)’dir. Hayatımın hiçbir döneminde Fetullah Gülen’le görüşmedim. Mustafa Özcan’la cinayet öncesi ve sonrasında defalarca görüşmüşüm. İktidar yalakası Abdülkadir Selvi bile benim dünyanın en iyi istihbaratçısı olduğumu söylüyor. Böyle biri telefonda cinayet planlayacak, Mustafa Özcan ikna edememiş ki, defalarca konuşmuşlar!..

Çankaya Köşkü’nde ayda bir görüşme

Dostumla telefon konuşmaları neden hayatın olağan akışına aykırı olsun. Mustafa Özcan ile sık sık görüşmüş olmam hiç de garipsenecek bir olay değil. 2013 yılından sonra Mustafa Özcan ile bir irtibatım kalmamış olduğunu önceki davamda ifade ettim. Benim kiminle dostluk ilişkisi kurduğum bir terör malzemesi değil. Mustafa Özcan benim şahsi hukukumun olduğu, dostluk ilişkimin olduğu biridir. Bu saklanacak bir husus değil. Hala da saklamıyorum. Mustafa Özcan ile 2013 yılından itibaren irtibatımız kopmuş olabilir ancak bu tarihten önce sık sık görüşürdük. Mustafa Özcan ile dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve bakanların tamamı ayda bir Çankaya Köşkü’nde görüşürdü. O dönemde yaşandı bunlar. O dönemde bu şahıslar devleti yönetenlerin itibar ettiği şahıslardı. O dönemlerde Dışişleri Bakanlığının yayınladığı ‘Bunların okullarına her tarafta yardımcı olunuz’ diye genelgesi vardı.

“Gülen ile hiç görüşmedim”

O dönemde Süleyman Demirel arıyor beni, Mustafa Özcan diye bir din görevlisi var seni arayacak ona yardımcı ol diyor. Peki neden seninle bu kadar ilişkisi var? Aramızda bir dostluk ilişkisi var. Benim bunlardan, cemaatten hiçbir zaman bir talebim olmadı. Bankalarından aldığım bir tek kuruş kredi yok. Cemaate yakın televizyonlardan bir tanesinde yaptığım bir program yok. Onun dışındaki kanalların tamamı benimle program yaptı. Hayatımın hiçbir döneminde ben Fetullah Gülen ile görüşmedim. Merhaba da demedim, selam da vermedim hiçbir yüz yüze görüşmem olmadı.”

Duruşma Pazartesi günü Altaylı’nın çapraz sorgusu ile devam edecek.