Dünya

Güney Sudan kendi kendine yetebilir

Güney Sudan’da devam eden iç savaş açlık krizine yol açtı. Ülke uluslararası yardımlara bağlı durumda. DW’den James Shimanyula yorumunda Güney Sudan’ın yeteri kadar gıda maddesi üretebilecek durumda olduğu görüşünde.

24 Şubat 2017 16:12

Afrika’nın en genç devletlerinden biri olan Güney Sudan yıllardan bu yana dış ülkelerden gıda maddelerine muhtaç durumda. Altı yıl önce bağımsızlığına kavuşan ülke uluslararası topluluğa bağımlı. Kuraklığın devam etmesi ve mahsul alınamaması nedeniyle özellikle ülkenin ücra köşelerinin yardıma ihtiyacı bulunuyor. Güney Sudan şu sıralarda dış ülkelerden acilen gıda sevkiyatları bekliyor ve bu nedenle ulusal afet alarmı verdi. Halkın neredeyse yarısı yani beş milyon insanın acilen gıda yardımına ihtiyacı var.

Açlık bir realite olmaya devam ediyor

İç savaşın ve ekonomik sorunların büyük yaralar açtığı ülkede açlık sorunu tüm ülkeye yayılma tehlikesi gösteren trajik bir gerçekliğe dönüştü. Ve eğer Güney Sudan kendi kendine yeter duruma gelemezse bu durum yakın gelecekte de devam edecek. Bunu yapabilmek için ise ülkenin altyapı programlarını uygulamaya geçirmesi ve çoktan yapılması gereken reformları başlatması gerekiyor. Bunun da ön şartı ülkede barışın tesis edilmesidir. Ancak ufukta barış görünmüyor.

Güney Sudan Devlet başkanı Salva Kiir’e bağlı birlikler ile Riek Machar önderliğindeki asi güçler arasında devam eden iç savaş nedeniyle her gün onlarca kişi hayatını kaybediyor, binlerce kişi göçe zorlanıyor. Halkın beslenme sorununu aslında kolayca çözebilecek durumdaki tarım alanları savaş nedeniyle yıllardan bu yana ekilemediği için ürün alınamıyor. İki yıldan bu yana özlemle beklenen yağmurlar da gelmeyince, ülkenin gıda rezervleri de sonuna kadar tüketildi. Büyükbaş hayvan yetiştiren çiftçilerin verimli yılları çok gerilerde kaldı.

Oysa ki Güney Sudan hükümetinin uluslararası topluluğun yardımlarından kurtulmasının zamanı çoktan gelmişti. Zira hiçbir bağımsız ülke sürekli olarak dışarıdan yardımlarla durumu idare edemez. Hele ki ülkenin kendi kendine yetecek durumu da varken. Hükümetin bir an önce sulama sistemlerini iyileştirme yönündeki imkanları kullanması gerekiyor.

Güney Sudan Nil nehri üzerinden ulaşıma açık bir ülke olması bakımından da şanslı. Nehirden bu ülkeye büyük miktarlarda su aktarılması ve prensipte bütün bir yıl tarlaların bunlarla sulanması mümkün. Pompa tesisleri ve su şebekeleri ile dünyanın en uzun nehrinin kıyıları boyunca uzanan verimli tarlalara kolayca su sevkiyatı yapılabilir.

Zengin tahıl ambarları oluşabilir

Böylece Yukarı Nil Bölgesi’nin başkenti Malakal, Jonglei vilayetine bağlı büyük kent Bor ve başkent Cuba ülkenin zengin tahıl ambarlarına dönüşebilirlerdi. Tarımdan elde edilen ürün fazlasının ihracatından ülkeye ek gelir bile sağlanabilirdi.

Ülkenin tarım sektörü çok önemli bir ekonomik faktör olmasına ve içinde büyük bir potansiyeli barındırmasına rağmen Güney Sudan şu anda sadece ham petrol üretiminden ülkeye döviz sağlıyor.

Güney Sudan hükümeti önüne koymuş olduğu, kendi halkının gıda ihtiyacını karşılama hedefine maalesef ulaşamadı. İhracat için gıda ürünleri üretimi konusunda bir adım bile atılmadı. Şu anki facia insan eliyle ortaya çıkmıştır. İklim değil, hükümetin başarısız kalan altyapı politikaları ve en önemlisi iç savaşın devam ediyor olması bu duruma meydan veren başlıca sebeplerdir.

© Deutsche Welle Türkçe

James Shimanyula