Ekonomi

Güney Akım Projesi'nin Ölümü: Rusya'nın umutsuzluğu ve Türkiye'nin mücadelesi

Türkiye piyasasının çok üstünde doğal gaz getirecek olan 'Türk Boru Hattı'nı gündeme getiren Rusya'nı asıl hedefi Güney Avrupa

04 Aralık 2014 23:39

Jörn Richert / Mercator-İPM Araştırmacısı, İstanbul Politikalar Merkezi, Sabancı Üniversitesi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Rusya Gazprom CEO'su Alexei Miller, Pazartesi günü Güney Akım boru hattının inşa edilmeyeceğini duyurarak Avrupa enerji dünyasını derinden sarstı. Bu boru hattı yıl başına 63 milyar metreküp doğalgazı Karadeniz yoluyla Rusya'dan Avrupa'ya getirecekti.

Güney Akım boru hattı yerine, Rusya şimdi Türkiye'ye benzer bir miktar gaz getirecek alternatif bir proje öngörüyor. Putin doğrudan, “Avrupa bu birimleri almayacak” dedi. Peki o zaman kim alacak? Öngörülen miktarın gerçekleştirileceği varsayıldığında, karşılayabilecek piyasayı nerede bulacak? Türkiye Avrupa'daki en büyük doğal gaz piyasalarından biri olmasına rağmen, iç talep yalnızca 45 bcm üzerinde. Rusya'dan gelen yeni tedarik Türkiye piyasasının üzerinde. Boru hatları uzun dönemli projelerdir ve Türkiye piyasasının hızla büyüyeceği öngörülüyor. Yine de, gelecekte bile 63 bcm Türkiye'nin ihtiyacının uzağında görünüyor. Önümüzdeki sürecteki talebe ilişkin tahminler belirsiz olmasına rağmen, Türkiye piyasasının 70 hatta 80 bcm'ye ancak 2030'da ulaşabileceği ileri sürülebilir.

Türkiye'nin gaz talebi gelecekte 63 bcm'yi karşılacak olabilse de, bu senaryo diğer arz düzenlemeleriyle birlikte daha karmaşık hale geliyor. Türkiye Rusya'dan halihazırda 8 bcm Batı Boru hattı’ndan ve 16 bcm Mavi Akım Boru hattı’ndan olmak üzere, yeterli ölçüde gaz alıyor. Pazartesi günü açıklandığı üzere, Mavi Akım Boru hattı gelecekte 19 bcm'ye yükseltilecek. Bu da Rusya'dan toplam 90 bcm gaz tedariği anlamına geliyor. Bu miktar çok büyük ihtimal Türkiye'nin ihtiyacını aşacak. Ayrıca, Türkiye ile İran'ın uzun dönemli anlaşmaları bulunuyor ve Türkiye, Cezayir ve Nijerya'dan sıvılaştırılmış doğalgaz (LMG) alıyor. Lakin, en önemli anlaşma Azerbaycan ile yapılmış durumda. Türkiye ve Azerbaycan Hazar Denizi'ndeki 2. Şahdeniz Projesi’nde ve Trans Anadolu Boru hattı’nda işbirliği içerisindeler.

Tüm arz hesaba katıldığında, Pazartesi günkü boru hattı planı Türkiye için fazla büyük görünüyor. Bu nedenle, gazın nereye gideceği sorusu havada kalıyor. Çok fazla alternatif olmadığı açıkça görülüyor. Orta Asya, Güney Kafkasya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika gaz ihracatçısı olmaktansa ithalatçısı konumundalar. Üstelik, küresel LNG piyasaları son yıllarda ABD LNG ihracatlarının azalması ve ABD ithalat şansının yükselmesi ile önemli ölçülerde sıvılaştı. LNG için ana piyasalar özellikle Asya'da bulunuyor. Taşıma maliyetleri LNG ticaretinde önemli rol oynadığından Rusya ve Türkiye bu piyasalar ile yarışta zor zamanlar yaşayabilir. Potansiyel büyük rakipler Avustralya, Katar ve ABD üreticileri bu anlamda avantajlı konumda.

Putin'in açıklamaları açığa vuruyor: “Yeni boru hattı Türkiye'nin ihtiyacını karşılamak ve Güney Avrupalı tüketicilere doğalgaz kaynakları için yeni bir kanal oluşturmak için” tasarlanıyor. Dolayısıyla Putin'in kendi cümlelerinde, Rusya gazı Avrupa'ya gitmiyor ama Avrupa'ya gidiyor. Güney Akım Projesi’ni öldüren Rusya kararı aslında ilk bakışta göründüğü kadar sert değil. Tam tersine, bu karar çaresizliği gösteriyor. Rusya Avrupa'ya gazı doğrudan götürmektense, şimdi bir aracı vesilesiyle satacak: Türkiye. Bu Rusya için daha az gelir ve enerji ticaretinde fazladan bir siyasi aktör anlamına geliyor.

Türkiye için bu anlaşma pozitif sonuçlar içeriyor. Enerji arz güvenliği yükseliyor ve maliyet düşüyor. Fakat Türkiye bu anlaşmadaki risklerin farkında olmalı. Güney Akım Projesi özünde Avrupa destekli Nabucco Projesi’ne karşı tasarlanmıştı, ama başarısızlığa sebep oldu. Bu yeni boru hattı, Nabucco'nun varisi TANAP ile yarış halinde olacak. Bu iki boru hattının Türkiye'ye arzının yanında, ikisi de Güney Avrupa'yı hedefliyor. Bu açıdan Rusya'nın hareketi, Güney koridorunda Rusya'ya ait olmayan altyapıya karşı koymak adına yarattığı gündemin bir devamı olma özelliğini taşıyor. Türkiye işin bu boyutunun da farkında olmalı. Türkiye'nin Azerbaycan'a yakınlığı, gergin Rusya-Azerbaycan ilişkileri ve Ermenistan göz önünde bulundurulduğunda bu boyut önem kazanıyor. Bu yeni boru hattı anlaşmasının yakın sonuçları Türkiye için olumlu görünse de, bu durum gelecekteki enerji ve ötesi meselelerde stratejik mücadelelere yol açabilir.

 

*Bu yazı 3 Aralık 2014 tarihinde http://www.naturalgaseurope.com/ sitesinde İngilizce olarak yayımlanmıştır.