Gündem

Gezi davasında kritik başvuru: Beraat kararları kesinleşti, usule aykırı istinaf başvurusu reddedilmeli

20 Mayıs 2020 19:26
Gökçer Tahincioğlu

Gezi davasında verilen beraat kararlarına itiraz ederek, dosyayı istinaf mahkemesine taşıyan savcılığın, usul hatası yaptığı, bu nedenle beraat kararlarının kesinleştiği iddia edildi. Sanıklardan Yiğit Aksakoğlu’nun avukatları Turgut Kazan ve Aslı Kazan, usule aykırı istinaf başvurusu nedeniyle beraat kararlarının kesinleştiğini, bu nedenle istinaf incelemesi yapılamayacağını belirten dilekçeyi, bölge adliye mahkemesine iletti. Başvuru kabul olursa, Gezi davasında verilen beraat kararları kesinleşmiş sayılacak. Avukat Turgut Kazan, “Elbette ortada yargı denilebilecek bir yapı yok. Ama buna rağmen biz, kitapta yazanlara göre başvurularımızı yapıyoruz. Kanunlara göre, bu davadaki beraat kararları kesinleşmiştir” dedi.

Turgut Kazan ve Aslı Kazan tarafından bölge adliye mahkemesi ceza dairesi başkanlığına iletilmek üzere İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan dilekçede, 16 sanıklı Gezi davasında mahkemenin, firari sanıklar dışındaki tüm sanıkların beraatine hükmettiği anımsatıldı. Savcı Edip Şahiner’in, beraat kararlarının ardından, dosyaya, “Müddeti muhafaza talebi” başlıklı dilekçeyi sunduğu kaydedildi. Dilekçede, şöyle devam edildi:

“Usule bütünüyle aykırı”

“Duruşma savcısı, bu başvuruyla istinaf talebini değil, süre tutma talebini dile getirmiştir. Oysa CMK’nin 273. maddesine göre doğrudan istinaf istemini dile getirmesi gerekir. Bu madde, süre tutma talebini içermemektedir. Devamında, ‘sanıklar aleyhine istinaf yoluna gidilecektir’ denilmiştir. Bu ifade, o işin daha sonra yapılacağı anlamını taşımaktadır. Bu nedenle dilekçe asla istinaf başvurusu anlamına gelmemektedir ve reddi gerekir. Aynı maddede, istinafa gidilecekse yazılı gerekçelerin de belirtilmesi gerektiği yer almaktadır. Ancak bu da yapılmamıştır.”

Dilekçede, istinaf istemi süresinin, karar verildikten sonra, 7 gün olduğu anımsatılarak, bu süre içerisinde usule uygun istinaf başvurusunun yapılmadığı, bu nedenle beraat kararlarının kesinleştiği savunuldu. Dilekçede, usule aykırılık nedeniyle istinaf isteminin reddedilmesi talep edildi.

“Yargı yok ama…”

Avukat Kazan, “Ben çok çok kötü dönemlerde avukatlık yaptım. 12 Mart, 12 Eylül, yargıya cemaatin egemen olduğu dönem. O zamanlar bile bu kadar kötü olduğunu anımsamıyorum. Yine de mücadeleyi reddetmiyorum. Bu bir teşhir etme görevi. Yazdığınız kanunu okumayı bilmediklerini göstermek gerekiyor. Ben görevimi yapıyorum. Yoksa yargıdan bir beklentim de yok. Düşünün, Cumhurbaşkanı, hâkim-savcı kura törenini yapıyor. Konuk olsa neyse. Hayır, kendisi töreni yapıyor. Biz yine de görevimizi yapmaya devam edeceğiz” dedi.

Gezi olaylarını iş insanı Osman Kavala’nın finanse, Taksim Dayanışma’nın da organize ettiği iddiasıyla açılan dava, beraat kararıyla sonuçlanmış, savcılık, bu karara itiraz etmişti. Savcılık, sanıkların ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları için davayı istinaf mahkemesine taşımıştı.