Gündem

'Faili meçhul değil, faili meşhur saldırı'

Diyarbakır'da gerçekleşen patlamaları değerlendiren gazeteci ve siyasetçiler, yaşananların 90'lı yıllardaki devlet aklının değişmediğinin kanıtı olduğuna dikkat çekti

06 Haziran 2015 02:27

Gazeteci, yazar, hukukçu ve siyasetçiler, HDP'nin Diyarbakır'daki seçim mitinginde gerçekleşen patlamalara tepki gösterdi.

Dicle Haber Ajansı'na konuşan Aslı Aydıntaşbaş, Ahmet Şık, Aydın Engin, Ayşe Hür, Alper Taş, Eren Keskin ve Hakan Tahmaz, yaşananların 1990'lı yıllarda yapılan saldırıları hatırlattığını belirterek, AKP'nin seçim öncesinde yaşadığı paniğin bugün ortaya çıkan görüntülere sebep olduğunu belirtti. 

 

Aydıntaşbaş: Saldırı 1990'ların kafasıyla yapılmış bir saldırı

 

Gazeteci Aslı Aydıntaşbaş da saldırıya tepki göstererek, saldırının 1990'lı yılların kafasıyla yapıldığını; fakat Diyarbakır halkının bu saldırıyı da boşa çıkardığını belirtti. Aydıntaşbaş, "Saldırı 1990 kafasıyla gerçekleştirilmiş bir saldırı. Bunlar bu ülkede çok yaşandı. Ama 1990 kafasıyla 2015'i idare edemezsiniz. Bu anlayışı sürdürenler tarihin çöp sepetini boylamayı hak eden yerdeler ve oraya da gidecekler. Saldırının amacı insanları sokağa döküp HDP'ye batıdan gelecek stratejik oyları kaybettirmekti. Oluşacak görüntülerle insanlara bakın Diyarbakır'da kaotik bir ortam var bunlarla olmaz diyeceklerdi. Amam Demirtaş'ın açıklamaları ve örgütlü Diyarbakır halkı üzerine düşeni yaptı. Diyarbakır Türkiye'nin kaderini belirleyeceğinin farkında. Kürtler bunun farkında" diye konuştu.

 

Şık: Tüm yaşananların altında iktidarın paniklemesi var



Saldırılara tepki gösteren gazeteci Ahmet Şık, aylardır süren provokasyonlara dikkat çekerek, "Ağrı'dan başlayan Bingölle devam eden. En sonunda böyle bir şeyin olacağı herkesin aklındaydı. Ve her saldırı da boşa çıkartıldı. Bazıları tesadüf eseri bazıları şans eseri ve ucuz atlatıldı. Saldırıların merkezi bir kararla yapıldığı açık. Tüm provokasyonlara, linç girişimlerine, saldırılara rağmen hakkını teslim etmek gerek ki HDP ve kitlesi süreci serinkanlılıkla yönetti. Bu noktada tebrik etmek gerekir. Umarım bu durum Pazar gece yarısına kadar da sürer. Ve tüm bunların altında iktidarın paniklemesi olduğunu düşünüyorum. Bizzat bunun planlayıcısı olmasalar bile bunları engellemedikleri için sorumludurlar. Halk bunların planladıkları oyuna gelmeyecek. Kınamak yetmez. Kınamayı sandıkta görmek lazım. Halk da tüm bunları görerek oy kullanacaktır" dedi. 



Engin: Faili meçhul değil, faili meşhur saldırı



Cumhuriyet gazetesi yazarı Aydın Engin, "Bir gün daha kaldı. Günlerden beri gittikçe tırmandırılan provokasyon, kışkırtma, şiddete bulaştırma tavrı, girişimleri sonuçsuz bırakıldı. Bugün bunların en başarılı örneğini yaşadık" dedi. Patlamanın saldırı olduğunun inkar edilecek bir yanının kalmadığını, resmi olarak da açıklamanın yapıldığını belirten Engin, "Bugün de boşa çıkarıldı bu provokasyon. Altı çizilecek bir yan varsa budur" dedi. Saldırının kim tarafından yapıldığını açık olduğunu belirten Engin, "Kimin yaptığı belli. Faili meçhul değil, faili meşhur. Günlerden beri bu şiddeti tırmandıran kimse gerilim onların marifeti. Eğer son provokasyonu da boşa çıkarabilirlerse bu seçimin oylar sandığa atılmadan galibinin kim olduğu anlaşılmış olacak" şeklinde konuştu. 



Ayşe Hür: Saldırılar 12 Eylül öncesini hatırlatıyor



HDP'nin seçim çalışmalarının başından bu yana pek çok kez saldırıya uğradığını ve bu saldırıların bugünkü patlama ile ürkütücü boyutlara ulaştığını söyleyen gazeteci Ayşe Hür, "Bu saldırılar 12 Eylül öncesini hatırlatıyor bana. Bir devletin içinde odaklanmış karanlık bir grup ya da bizzat iktidarın yönlendirdiği gruplar HDP'yi ve onun sempatizanlarını tahrik etmeye çalışıyorlar. En azından seçim gününe kadar, 'kan kustum kızılcık şerbeti içtim' der ya halk, öyle bir sabır göstermek bu oyunları bozacaktır. Sakin ve soğukkanlı bir şekilde seçimleri atlatmak bir hedef olmalı. Amed'e, HDP'li arkadaşlarımıza ve Türkiye'ye baş sağlığı diliyorum" ifadelerini kullandı.



Taş: Saldırı AKP'nin çözüldüğünün göstergesi 



Sözlerine Diyarbakır halkına geçmiş olsun dilekleriyle başlayan ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, HDP'ye yönelik gittikçe tırmandırılan bir şiddet politikası olduğunu söyleyerek, "Bu AKP'nin çözüldüğünün, yenildiğinin göstergesi. Bunu gördükçe HDP'ye dönük şiddetin dozunu da arttırıyor" dedi. HDP'nin saldırılara karşı büyük bir sınav verdiğini belirten Taş, "Kararlı bir sınav verdi. Bütün bu provokasyonları boşa çıkardı" ifadesinde bulundu. Saldırının bir çatışma provası olduğuna dikkat çeken Taş, "Diyarbakır halkını sokağa döküp bütün Türkiye'de HDP'yi ve dostlarını sokağa döküp, bir çatışma ortamına sevk etme eylemiydi. Fakat bu provokasyon amacına ulaşamadı. Kararlılıkla, olgunlukla 7 Haziran'da AKP'nin defterini dürmek konusunda bütün toplumsal kesimler büyük bir sabır örneği gösteriyor" diye konuştu. 



Keskin: Saldırı devlet aklının değişmediğini gösteriyor



İnsan hakları savunucusu avukat Eren Keskin ise Bingöl'de yaşanan katliamın ardından da Diyarbakır mitingine dönük gerçekleştiren bombalı saldırının açık bir şekilde 1990'lı yılları hatırlattığını söyledi. Keskin şöyle konuştu : "Aslında Ergenekon'da Levent Ersöz gibi isimlerin adeta özür dilenerek tahliye edilmesinin ardından çevremdekilere hep 1990'lı yıllara döneceğimizi söyledim. AKP ile Ergeneok dersiniz Özel Harp Dairesi dersiniz bu yapıların uzlaşmasının tüm kamuoyuna yansımasıdır yaşananlar. AKP kaybedeceğini anladığı günden itibaren, cemaatle de ilişkileri bozulunca yandaş olarak derin devleti yanına aldı. Bu gün Bingöl'den geldim. Bingöl'de yaşanan infaz olayının vahameti bana 1990'lı yılları hatırlattı. Biz bunları çok yaşadık. Bu durum devlet aklının değişmediğini de kanıtı. Vedat Aydın'ın cenazesine yapılan saldırı ile bugün HDP mitingine yapılan saldırı benzer. Devlet açıkça karşısında silahlı muhalefet istiyor. Ama artık sadece Kürtler değil Türkiye'de demokrasi ve barışı destekleyen tüm kesimler HDP'nin arkasında."



'AKP Kürt siyasi hareketine yönelik savaş açmıştır'



Türkiye Barış Meclisi (TBM) Sözcüsü Hakan Tahmaz da HDP'ye yönelik gerçekleştirilen saldırıların birinci sorumlusu olarak hükümeti gösterdi. Tahmaz, "AKP'liler Kürt siyasi hareketine yönelik siyasal savaş açmıştır. Bunun sonucunda da büyük bir katliamın eşiğinden dönülmüştür. Bunun bir katliam girişimi olduğunu vurgulamak isterim. Çünkü, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da saldırının bu bir trafo patlaması olmadığını söylüyor. Trafo patlaması değilse geriye şu kalıyor. Bu katliam girişimi Cumhurbaşkanı'nın söylemleriyle yaratıldı" diye konuştu. 

Saldırılardan da anlaşılacağı üzere, HDP'nin şimdiden seçimlerin kazananı olduğunu dile getiren Tahmaz, şunları söyledi: "Pazar günkü seçimler ne olursa olsun devlet, hükümet, Kürt siyasal mücadelesinin önünde diz çökmüştür. Bu saldırılar karşısında gösterilen HDP'nin siyasal tutumu Türkiye'nin geleceğini belirleyen tutumdur. Bu kadar zulmün ve açık katliamın yaşanmış olduğu bir yerde Demirtaş'ın, seslendiği kanlı gömlekli insanlara sağ duyulu davranmasını istemesi Türkiye ve HDP için büyük bir kazançtır. Hükümet, öyle nefret ve düşmanlaştırıcı söylem geliştirmiştir ki buna toplum cevaz vermemiştir. AKP yalnızlaşmıştır artık. HDP'nin rotasıyla ancak Türkiye'nin barışa ulaşabileceğinin çok açık ortaya çıkmıştır."