Dünya

Evdeki şiddet

Çocuklara yönelik şiddet konusunu bir kitapta ele alan iki uzman, Almanya’da yılda 200 bin çocuğun kötü muamele gördüğünü öne sürdü. Rakam tartışmalı da olsa, uzmanlar söz konusu tehdit konusunda hemfikir.

10 Şubat 2014 19:49


Aile içinde kötü muameleye maruz kalan, gördüğü şiddet veya yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybeden çocuklar… Gazetelerin üçüncü sayfasında bu tür haberlerle sık sık karşılaşmak mümkün.

Adli tıp uzmanı doktor Michael Tsokos’un görevi, fiziksel darbe izlerine dayanarak, bir çocuğun ne şekilde kötü muameleye maruz kaldığını tespit etmek. Ancak onun telefonu çaldığında, genellikle çok geç kalınmış oluyor. Ailelerin çocuğun koltuktan düştüğü, dolaba tırmanırken ayağının kaydığı gibi açıklamalarla savunmaya geçtiğini ifade eden tecrübeli doktor, bu tür durumlara hiç de yabancı olmadığının altını çiziyor.

Tsokos “20 yıl önce genç bir asistan doktorken adli tıpta göreve başladığımda, bu tür durumların münferit birer vaka olduğunu düşünürdüm. Fakat vakalar yıllar içerisinde tekerrür etti” diyor.

‘Almanya çocuklarına kötü muamele ediyor’

Tsokos, bugün Berlin Charite Hastanesi'ne bağlı Adli Tıp Enstitüsü'nün başkanı. Doktor, bugüne kadar maruz kaldığı fiziksel şiddet sonucu hayatını kaybeden 80 çocuğun otopsisini yapmış. Buna, şiddetin izlerini vücudunun herhangi bir bölgesinde sakatlık olarak ömür boyu taşıyacak olan yüzlerce çocuk ekleniyor.

Artık gördükleri karşısında sessiz kalamayacağını anlayan Doktor Tsokos, bir süre önce harekete geçme kararı almış. Meslektaşı Sassia Guddat ile birlikte bir kitap yazan uzman, tecrübelerini bu şekilde kamuoyu ile paylaşmış. Kitabın adı ise oldukça kışkırtıcı: “Almanya çocuklarına kötü muamele ediyor”

Emniyet birimlerinin elindeki istatistikî verilere göre, Almanya'da her hafta ortalama üç çocuk gördüğü fiziksel şiddet sonucu hayatını kaybediyor. Şiddetin failleri ise genellikle çocuğun yakın çevresindeki yetişkinler; yani anne, baba veya onların hayat arkadaşları. 2012 yılının verilerine göre, bir yılda toplam 3 bin 450 çocuk aile içerisinde kötü muameleye maruz kaldı. Fakat emniyet görevlileri, karanlıkta kalan vakaların sayısının çok daha fazla olduğunu dile getiriyor.

İşte bu rakam büyük bir tartışma yaratıyor. Zira Tsokos ve Guddat, kitaplarında Almanya'da bir yılda toplam 200 bin çocuğun kötü muameleye maruz kaldığını öne sürüyor. Buna kaynak olarak Almanya Çocukları Koruma Birliği'nin verilerini gösteriyorlar.

‘30 bin 200 çocuk korumaya alındı'

Münster Yüksekokulu Sosyal Bilimler bölümü profesörlerinden Joachim Merchel ise bu rakamı abartılı buluyor ve “2012 yılında mevcut tehlike durumu nedeniyle 30 bin 200 çocuk devlet korumasına alındı” açıklamasını yapıyor.

Araştırmalar, ebeveynlerin yüzde 10 ila 15'inin çocuklarına sıklıkla ağır fiziksel cezalar verdiğini gösteriyor.

Almanya'da 2000 yılından bu yana çocukların şiddet görmeden yetiştirilmesi yasal olarak da düzenlenmiş bir hak. Buna göre, çocuğa fiziksel ceza verilmesi veya psikolojik açıdan onu incitecek davranışlarda bulunulması yasak. Fakat Dr. Tsokos, polis veya gençlik dairelerinin durumun vahametini genellikle, çocuğun başına bir şey geldikten sonra anlayabildiğini dile getiriyor. Tsokos'a göre, gençlik dairelerinin devreye girmesi dahi, çocukların Almanya'da yeterince korunmasına yetmiyor. Zira alınan tüm önlemlere rağmen, kötü muameleye maruz kalan, hatta bu nedenle hayatını kaybeden çocukların haberleri medyaya yansımaya devam ediyor.

‘Ebeveyn ehliyeti' önerisi

Hrıstiyan Demokrat Birlik partisi Berlin eyalet teşkilatı Genel Sekreteri Kai Wegner, çocuklara yönelik şiddetin engellenebilmesi amacıyla ortaya dikkat çekici bir öneri attı. Wegner, anne-baba olmak isteyen kişilerin bu göreve çeşitli kurslarla hazırlanması ve ‘ebeveyn ehliyeti' alması gerektiğini öne sürdü. Münster Yüksekokulu Sosyal Bilimler Bölümü profesörlerinden Joachim Merchel ise Almanya'da devletin ebeveynlere yardımcı olabilmek için hâlihazırda yeterince önlem aldığı kanısında.

Almanya'da çocukların yurtlarda yetiştirilmesi veya bakıcı ailelerin yanına verilmesi konusunda yeterince olanak bulunduğunu söyleyen uzman “Bir toplumun kabul etmek zorunda olduğu acı gerçek şu ki, çocuk ve gençlere yönelik yardım hizmetleri ne kadar iyi olsa da çocukların ağır zarar gördüğü, hatta hayatlarını kaybettiği vakalar meydana gelmeye devam edecek” şeklinde konuşuyor.