Gündem

Ethem Sarısülük davasında gerekçeli karar kasten adam öldürmeyi işaret etti

Ankara'da Gezi olayları sırasında Ethem Sarısülük'ü öldüren polis Ahmet Şahbaz'a verilen hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı

26 Eylül 2014 00:17

Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi, Ethem Sarısülük'ü öldüren polis memuru Ahmet Şahbaz'a verilen hapis cezasının gerekçesinde, "Sanığın geri çekilme imkanı varken geri çekilmeyerek silahını ateşlediği açıktır" ifadesine yer verildi.

Hürriyet'ten Mesut Hasan Benli'nin haberine göre, Gezi eylemlerini ve Sarısülük ailesinin avukatlarını eleştiren mahkeme gerekçeli kararında, Şahbaz’ın olaylar sırasında imkanı varken geri çekilmediği ve ateş etmesini gerektirecek düzeyde bir tehlikenin bulunmadığı tespitine de yer verdi.

Olaydan 13 ay sonra tutuklanan polis memuru Ahmet Şahbaz, “Olası kastla adam öldürmek” suçundan 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasına çarptırılmıştı. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi verdiği tartışmalı kararının gerekçesini açıkladı. 146 sayfalık gerekçeli kararda mahkeme, özetle şu görüşlere yer verdi:

 

'Polisler, kendilerine düşen görevi yerine getirmeye çalışmışlardır'

 

“Görüntülerin incelenmesinde Gezi park olaylarıyla bağlantı Ankara’da eylemler düzenlenmiş olması, eylemlerinin hukuk düzenin gerektirdiği kurallar dışına çıkılarak gerçekleşmesi üzerine yasal çerçevede görevli bulunan polisler, kural dışı yapılan hareketlere ilişkin kendilerine düşen görevi yerine getirmeye çalışmışlardır. Her ne kadar katılan vekilleri vermiş oldukları detaylı beyanlarda eyleme katılan kişilerin hak ve hukuk arayışı içerisinde olduklarını, buna karış gelenlerin ise hukuka aykırı bir eylem içerisinde bulunduklarını belirtmiş iseler de demokratik ülkelerde hak ve hukukun çerçevesi belirlenmiştir.

 

'Devletin devamı için tedbirler alması demokrasinin gereğidir'

 

Gezi Park olaylarının başlama sebebi, basit bir ağaç kesilmesine karşı çıkma eylemi olarak değerlendirilerek, tüm Türkiye çapında eylemler düzenlenmiş olup, bu eylemelere katılanların hukuk çerçevesinde hareket ettikleri, önlemeye çalışan güvenlik güçlerinin ise hukuk aykırı hareket ettikleri değerlendirmesinin yapılması, Anayasal bir düzen içerisinde demokratik yapıya sahip devletlerin, kuralların uygulanmasında, devletin devamı için bir takım tedbirler alması da demokrasinin gereğidir. Burada eylemlerin hukuk çerçevesinde gerçekleşmiş olması halinde herhangi bir şekilde müdahale olmayacağı açıktır. Eylemlere katılanların eylemlerin hukuka uygun olduğu, güvenlik güçlerinin eylemlerinin ise hukuka aykırı olduğunu iddia etmek, hukuk kurallarını ihlal etmek anlamındadır. Bu şekilde bir anlayış, demokrasiyle yöneltilen ülkelerin işleyiş ve kurallarına ters düşmektedir.

 

'Sanığın ateş etmesine gerek yoktu'

 

Sanığın geri çekilme imkanı varken geri çekilmeyerek silahını ateşlediği açıktır. Sanık Ahmet Şahbaz’ın olay anında bulunduğu alanda tabanca ile ateş etmesini gerektirecek düzeyde bir tehlikenin söz konusu olmadığı, olay anında aynı şartlar altında bulunan diğer görevli polis memurlarının böyle bir eyleme kalkışmadıkları, sanığın kendisinin de daha sonra duruşmadaki ifadesinde de kabul ettiği gibi olaydan hemen sonra polis arkadaşlarına ‘çektim sıktım üç tane’ demesi, sanığın suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlemiş olması sebebiyle eylemin olası kastla adam öldürme olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Sanığın eylemi bilinçli taksir olarak kabul edilmemiştir. Bilinçli taksirin söz konusu olabilmesi için sanığın neticeye yönelik iradesinin ‘istememe’ şeklinde gerçekleşmesi germektedir.”

 

'Mahkeme itiraf etti'

 

Sarısülük ailesinin avukatı Murat Yılmaz, mahkemenin gerekçeli kararında sanık polisin geri çekilme imkanı bulunduğunu ve ateş etmesine gerek olmadığı vurgusu yaparak “Aslında mahkeme bu değerlendirmesiyle sanık polisin kasten adam öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğini itiraf etmiştir” iddiasında bulundu.