Gündem

Eski İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, 'Hayata Dönüş Operasyonu' davasında tanık olarak dinlenecek

12 siyasi tutuklunun katledildiği "Hayata Dönüş Operasyonu"nu davasında dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile tanık olarak dinlenmesine karar verildi

15 Eylül 2022 13:59

İstanbul’da Bayrampaşa Cezaevi'ne 19 Aralık 2000'de düzenlenen ve 12 siyasi tutuklunun katledildiği, 194 kişinin yargılandığı "Hayata Dönüş Operasyonu"nu davasında, dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile tanık olarak dinlenmesine karar verildi.

Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki 47. duruşmaya, tarafların avukatları katıldı.

Mahkeme başkanı, Milli Güvenlik Kuruluna yazılan yazıda, kurulca alınmış herhangi bir tavsiye kararının bulunmadığı ve operasyon ile ilgili tutulmuş herhangi bir rapor bulunmadığına dair cevap verildiğini belirtti.

Önceki duruşmada tanık olarak dinlenmesine karar verilen dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın avukatı, sunduğu dilekçede, Tantan'ın özel koruma altında bulunması sebebiyle güvenlik tedbirleri çerçevesinde tanıklık yapması ve ifadesinin SEGBİS vasıtasıyla bildirdiği adreste alınmasını talep etti.

Bir kısım katılanların avukatı da dönemin Bayrampaşa Cezaevi Jandarma Bölük Komutanı Zeki Bingöl'ün tanık olarak dinlenmesini, Tantan'ın huzurda dinlenmesini ve avukatının talebinin reddini istedi.

Mahkeme heyeti, Zeki Bingöl'ün beyanı alınmak üzere hazır edilmesini, tanık Sadettin Tantan'ın bildirdiği adresten SEGBİS vasıtasıyla bağlantı kurularak beyanının alınmasını ve Hayata Dönüş operasyonları ile ilgili genel bir kurul kararı veya tavsiye kararı alınıp alınmadığının sorulmasına karar verdi.

Duruşma eksiklerin giderilmesi için ertelendi.

Davanın geçmişi

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanıkların 19 Aralık 2000'de Bayrampaşa Cezaevi'nde düzenlenen "Hayata Dönüş Operasyonu"nda görevli jandarma birliklerinde yer aldığı belirtiliyor.

Sanık olan dönemin 39 jandarma görevlisinin, görev sınırlarını aşarak aşırı güç ve silah kullanıp faili belli olmayacak şekilde 12 kişinin ölümüne sebep oldukları, 29 kişiyi de öldürmeye teşebbüs ettikleri aktarılan iddianamede, özellikle görev sınırları ve silah kullanma yetkilerinin aşılıp aşılmadığına, orantılı veya aşırı güç kullanılıp kullanılmadığına ilişkin delillerin değerlendirilmesinin mahkemeye ait olduğu ifade ediliyor.

İddianamede, suç tarihinde jandarma görevlisi olan sanıklar hakkında, ölen 12 kişi için ayrı ayrı "görevin ifası sırasında kasten öldürme" suçundan 20 yıldan 25 yıla kadar, 29 mağdur için de "görevin ifası sırasında kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan ayrı ayrı 9 ile 15 yıl arasında değişen hapis cezası isteniyor.

Ek iddianame ile sanık sayısı 196'ya yükseldi

Yargılama devam ederken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca olayla ilgili 157 sanık hakkında ek iddianame düzenlendi. İddianamede, bu sanıkların "kasten öldürme" suçundan cezalandırılmaları talep ediliyor.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, bu iddianame ile Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dosyanın birleştirilmesine karar verdi. Dosyaların birleşmesi sonucunda sanık sayısı 196'ya yükseldi.

Yargılama sırasında, iki sanığın hayatını kaybetmesiyle sanık sayısı 194 oldu. (AA)