Gündem

Erdoğan'ın adaylık açıklaması, iktidar ve muhalefet kulislerinde nasıl yorumlandı?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhur İttifakı'nın adayının kendisi olduğunu dün ilk kez resmen ilan etti. AKP'ye göre açıklama, "muhalefeti sıkıştırmaya dönük iyi bir hamle". Gözlerin çevrildiği muhalefet cephesinde ise Erdoğan'ın adaylık açıklamasına ilk tepki, "Sandığı hemen getir, adayımızı açıklayalım" oldu. Ankara'dan Ayşe Sayın'ın haberi

10 Haziran 2022 13:54

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhur İttifakı'nın adayının kendisi olduğunu dün ilk kez İzmir'de resmen ilan etti. Erdoğan, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na seslenerek, "Cesaretin varsa, yüreğin yetiyorsa bugünden tezi yok, adaylığını ya da adayını açıkla" dedi. Gözlerin çevrildiği muhalefet cephesinde, Erdoğan'ın adaylık açıklamasına ilk tepki, "Sandığı hemen getir, adayımızı açıklayalım" oldu.

AKP'de adaylık açıklaması "malumun ilanı" olarak görülüyor ve "muhalefeti sıkıştırmaya dönük iyi bir hamle" yorumu yapılıyor. Muhalefet kulislerinde ise Erdoğan'ın kurallarını koyduğu bir oyunun aktörü olunmayacağı vurgulanıyor.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin uzun süre önce Cumhur İttifakı adayı olarak ilan ettiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ilk kez ismini anarak cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olduğunu açıkladı. Sık sık adaylığını açıklaması için çağrı yaptığı CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na bu kez, "Şimdi buradan, milletvekili seçildiğin İzmir'den aynı davetimi bir kez daha yapıyorum. Adaylık meselesini daha fazla geçiştiremezsin. Seçim tarihi belli olsun diyorsun. İşte söylüyorum, seçim önümüzdeki yıl Haziran ayının ortasında yapılacak...Cumhur İttifakı'nın adayı belli olsun diyorsun. İşte söylüyorum. Cumhur İttifakı'nın adayı Tayyip Erdoğan" sözleriyle çağrısını yineledi.

CHP: Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun adaylığını istemiyor

Bu açıklamanın hemen ardından Meclis kulisleri de hareketlendi.

CHP kulislerinde gündem, Erdoğan'ın adaylık açıklamasıydı. Kalabalık bir grup CHP milletvekili ile yaptığımız sohbette ilk tepkiler, "Cesareti varsa hemen sandığı getirsin" oldu. CHP liderinin de çağrıya, bu yanıtı vereceği tahminleri dile getirilirken "Genel Başkan'ın diyeceği, azıcık cesaretin varsa, çık A Haber'e karşılıklı tartışalım. Öyle ben adayım sen de ol' demekle kaçamazsın" karşılığını vermesini önerenler de oldu.

Bir CHP milletvekili, "Aslında Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun adaylığını istemiyor. Onu zayıfmış gibi göstererek 6'lı masanın kafasını karıştırmak istiyor, sabote etmek istiyor. Çünkü 6'lı masa toplanıyor, gündem oluyor. Masanın varlığı bile kendisini rahatsız ediyor" görüşünü dile getirdi.

Bir başka milletvekili ise "Endişe edecek bir şey yok, seçimi biz alıyoruz. Genel Başkan olsun olmasın, Erdoğan'ın karşısına kim aday olursa kazacak" dedi, Erdoğan'ın oylarının 2018'den bu yana düştüğü savunuldu.

Referandumun mühürsüz oylarla kazanıldığını savunan CHP'liler, 2019 yerel seçimlerindeki düşüşün son ekonomik krizle daha da hızlandığı görüşünde.

Bu görüşü bir başka milletvekili, Ali Babacan ile Ahmet Davutoğlu'nun AKP'den kopup ayrı parti kurması nedeniyle siyasi dengelerin değiştiği ve "Geçmişte devlet çalındı, ama vatandaşın umurunda olmadı, bize 'Siz çalmayacak mısınız, hiç olmazsa onlar doydu' diye tepki gösterenlerin şimdi cebinden çalındı" sözleriyle destekledi.

Erdoğan'ın son cumhurbaşkanlığı seçimini yüzde 52 ile kazandığına işaret eden CHP'liler, önümüzdeki seçimde ise bu oyların yüzde 40'ı bile bulamayacağı görüşünde.

'30 Ağustos ya da 29 Ekim'de açıklansın' önerisi

CHP'de genel görüş, "6'lı masanın adayını seçim sürecine girildiğinde veya kendince en uygun gördüğü zemin ve zamanda" açıklanacağı yönünde.

Erdoğan'ın Kılıçdaroğlu'nun seçim çevresinde adaylık ilanı çok önemsenmedi ancak muhalefetin "30 Ağustos ya da 29 Ekim" gibi simgesel tarihlerde açıklamasının "şık olacağı" yorumları yapıldı.

Seçimlerin zamanında yapılması halinde adayın erken ilan edilmesinin, ülkenin bütün sorunlarının bir kenara bırakılıp "aday yıpratma" stratejisine dönüşebileceği yorumları da yapıldı. Ancak, "Erdoğan'ın bir kış daha dayanamayacağını" düşünen bazı milletvekilleri, "Ağustos sonundan itibaren elektrik, doğalgaz zamları arka arkaya gelecek. O zaman halk, iktidarı mı dinleyecek, muhalefeti mi dinleyecek. Muhalefetin adayını açıklaması ve toplumun da bu süreçte sindirmesi daha doğru olur" görüşünü dile getirdi.

CHP'lilere göre, "Seçmen artık değişime hazır, kim aday olursa olsun, muhalefetin adayı kazanacak. Bu nedenle de Kılıçdaroğlu, Erdoğan karşısında zorlanmadan kazanacak".

İYİ Parti: Aday değil, sistem seçimi olacak

İYİ Partililer de muhalefetin adayını, kendi takvimine göre belirleyeceğini ifade ediyor. 6'lı masada aday isminin hiç konuşulmadığına ve seçim takvimi ilan edilene kadar da bu yönde bir kararlılık olduğuna dikkat çekilirken, Erdoğan'ın hamlesi, "Seçimde oyunun kurallarını da kendisinin koymak istemesi" olarak yorumlanıyor:

"Erdoğan bize 'Sahama gel, hakemi, teknik direktörü ben belirleyeceğim, seyirci benden olacak, gel maç yapalım' diyor. Millet İttifakı bu oyuna gelmez".

İYİ Parti, önümüzdeki seçimi "adaylar" üzerinden tartışmayı doğru bulmuyor. Aslında seçimin "hangi adayın kazanacağı, kaybedeceği" oylaması değil, bir "sistem oylaması" olacağı düşünülüyor. İYİ Parti'ye göre Türkiye bir anlamda, 20 yıllık statükonun devamı ile "demokrasiyi daha ileriye taşıma" vaadini ortaya koyan "Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'e geçişi" oylayacağı ifade ediliyor.

İYİ Partili bir yönetici, Erdoğan'ın "Adayım" demesinin kendileri için "sevindirici" olduğunu belirtirken nedenini şöyle açıkladı:

"Tam da sistem üzerinden milletin irade ortaya koyma imkanı var. Çünkü başka bir adayla daha farklı argümanlar devreye girerdi. Tartışmalar daha farklı bir yere giderdi, adeta onlar bu değişimi sunuyor havasına girerdi. Erdoğan'ın adaylığı sürpriz değildir. Otoriter rejimlerde bu böyledir zaten. O nedenle Türkiye, otoriter rejime devam etmeyi mi, yoksa güçlü bir demokratik hukuk devletine geçmeyi mi seçecek buna karar verecek. Türkiye'de değişim isteği kazanacak."

Ekonomik göstergelere dikkat çeken aynı parti yöneticisi, Erdoğan'ın İzmir'de adaylığını açıklamasının bir anlamı olmadığını belirtirken "Merkez Bankası'nda kaybettiğini adaylıkta kazanamaz" yorumu yaptı.

İYİ Partililer, iktidarın kanadında seslendirilen "Akşener adaylık denkleminden çıkmadı" görüşüne ise katılmıyor. Akşener'in "aktif siyaset" anlayışını benimsediği ve bu nedenle "icra makamında" olmak istediği belirtilerek cumhurbaşkanı adaylığının gündemde olmadığı belirtiliyor. Başbakanlık iddiası da, "henüz köşeye çekilme niyetinin olmadığı mesajı" olarak yorumlanıyor.

AKP: Malumun ilanı

Meclis'te görüştüğümüz AKP milletvekilleri için Erdoğan'ın adaylık açıklaması sürpriz değildi. Tersine, birçok milletvekiline göre "malumun ilanı"ydı.

"Zaten bizim bilmediğimiz bir şey değildi. Aksini düşünmek zaten abesti" yorumları da hemen beraberinde geldi.

Erdoğan'ın son hamlesinin CHP lideri ve özellikle 6'lı masayı bir anlamda "köşeye sıkıştırmak" için yapıldığını düşünen AKP milletvekillerine göre, muhalefetin "Erdoğan aday olmayacak" tezi de çökertilmiş oldu. Erdoğan'ı tanımayanların ancak böyle bir tezi ortaya atabileceği savunularak "Cumhurbaşkanımız inanç insanı. Kendisi inandığı konuda sonuna kadar çalışır, 'Allah verirse verir' diye bakar" görüşü dile getiriliyor.

AKP'de 2017'deki başkanlık sistemine ilişkin anayasa değişikliği referandumu öncesinde sistem değişikliğine desteğin yüzde 35'lerde olduğuna dikkat çekiliyor, bu inançla hem referandumun hem de sonrasında 2018'de cumhurbaşkanlığı seçiminin kazanıldığı hatırlatılıyor.

'Kılıçdaroğlu'nun adaylığı işimize gelir ama Akşener hala denklemde'

AKP yönetimi, Erdoğan'ın en rahat Kılıçdaroğlu'nun adaylığı halinde seçimi kazanacağını düşünüyor. Zaten Kılıçdaroğlu'na dönük bizzat çağrı yapması da bunun işareti olarak görülüyor.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın da dezavantajları sayılırken, muhalefetin bir anlamda "solu gösterip, sağdan vurabileceği" olasılık dahilinde görülüyor. Ayrıca İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in adaylık denkleminden çıkmadığı savunuluyor.

Ancak nihai noktada AKP'de, Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığını kazanacağından şüphe edilmiyor. Parlamento seçimini kazanmak için 2019 seçimlerinde yapılan hataların tekrarlanmaması, parlamentoda çoğunluğu sağlamak için de artık "aday tercihinin doğru yapılması, vatandaşın söylediğiyle ile iktidar politikaları örtüştürecek adımların atılması, ceketimi koysam kazanır" mantığından vazgeçilmesi gerektiği ifade ediliyor.

AKP'de bir erken seçimin artık gündemde olmadığı net olarak ifade edilirken, Ramazan ayı ve bayram takvimi de dikkate alınarak 2023'te Mayıs ayı sonu veya Haziran'ın ilk haftaları olası seçim tarihi olarak konuşuluyor.