Gündem

Erdoğan: Geçmişten ders almayanların gözünü 2023'e diktiği anlaşılıyor

"Milletimiz o engin ferasetiyle inşallah 2023’te de hem dışarıdaki hem içerideki faşist kafalara hak ettikleri cevabı verecek"

23 Ağustos 2020 15:08

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Geçmişte aldıkları derslerden yetinmeyenlerin şimdi gözü 2023’e diktikleri anlaşılıyor. Milletimiz o engin ferasetiyle inşallah 2023’te de hem dışarıdaki hem içerideki faşist kafalara hak ettikleri cevabı verecektir." dedi. 

Erdoğan, Yeni Deniz Sistemleri Teslim Töreni'nde konuştu. 

Erdoğan, “Bu sistemlerin ülkemize kazandırılmasında emeğe geçen tüm kurumlarımızı, yüklenici firmaları, işçisinden mühendisine herkesi tebrik ediyorum. Türkiye savunma sanayinde kararlı bir şekilde yoluna devam ediyor. Son dönemde sınırlarımız içinde ve dışında elde ettiğimiz pek çok stratejik başarıda savunma sanayinde katettiğimiz mesafenin katkısı bulunuyor. Savunma alanında güçlü ve bağımsız olamayan devletlerin geleceğine güvenle bakabilmeleri mümkün değildir. Millî  savunma ve güvenlik ihtiyaçlarımızın karşılanmasıyla uluslararası alanda caydırıcılık oluşturmada teknolojik bağımsızlık çok daha kritik hale gelmiştir. Bu anlayışla insan kaynağından teknoloji üretimine kadar geniş bir yelpazede projelerimizin hayata geçirilmesi konusunda kamu ve özel sektörü olarak hep beraber çalışıyoruz." diye konuştu. 

“Sürekli daha ileriye gitmek mecburiyetindeyiz”

Erdoğan, "Savunma sanayii duraklamayı kaldırabilecek bir alan değildir. Sürekli daha ileriye gitmek, daha gelişmişini üretmek mecburiyetindeyiz. Elde ettiğimiz her başarıyı, bir sonraki adımın öncüsü olarak görüyoruz. Kamu ve özel sektör savunma sanayii kuruluşlarımızın bu doğrultuda yürüttükleri her proje geleceğimize güvenle bakmamızı sağlıyor. Türkiye, dünyadaki çatışmaların, siyasi krizlerin, çekişmelerin ve gerimlerin en yoğun yaşandığı coğrafyanın tam da merkezinde yer alıyor. Böylesine kritik bir jeopolitikte ancak her alanda güçlü olabilirsek ayakta kalırız." düşüncesini dile getirdi. 

Erdoğan, "Yıllarca ülkemizin hak ve hukukunun kolayca gözardı edilebilmesinin gerisinde yeterli siyasi, ekonomik ve teknolojik güce sahip olamayışımız vardı. Bugün Doğu Akdeniz’den Ege’ye, Karadeniz’den Balkanlar, Kafkaslar ve Afrika’ya kadar geniş bir coğrafyada kendi politikalarımızı hayata geçirebiliyorsak sebebi yine siyasi, ekonomik ve teknolojik alanda geldiğimiz seviyedir." görüşünü savundu. 

Erdoğan, "Ülkemizin bu nüfuzundan ve gücünden rahatsız olanlar Türkiye’yi eskisi gibi istikrarsızlık batağında özellikle orada mahkûm edebilmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Artık gizlemeye, saklamaya bile gerek duymadıkları bir cürekârlıkla her türlü askeri, siyasi, ekonomik, sosyal kargaşa, darbe, tuzak yöntemlerini kullanıyorlar. Hamdolsun milletimizi yedi yılı aşkın süredir her seferinde milli iradenin, demokrasinin, hukukun, istiklalinin, istikbalinin yanında yer alarak bu oyunları bozmuştur.Geçmişte aldıkları derslerden yetinmeyenlerin şimdi gözü 2023’e diktikleri anlaşılıyor. Milletimiz o engin ferasetiyle inşallah 2023’te de hem dışarıdaki hem içerideki faşist kafalara hak ettikleri cevabı verecektir." ifadesini kullandı. 

Erdoğan konuşmasında şunları kaydetti: 

Biz bugüne kadar milli iradenin üzerinde bir güç tanımadık. Sadece milletimize tabii olduk. Türkiye’nin demokratik hukuk devleti niteliğine yönelik her saldırıyı engelleyerek yolumuza devam edeceğiz. Türkiye'nin tek amacı, kendisinin ve dostlarının meşru haklarını korumaktır. En büyük güven kaynağımız TSK'nın üstün teçhizat ve sistemlerle sahada yer almasıdır. Savunma sanayimizi dışa bağımlılıktan kurtarmak için verdiğimiz emeklerin karşılığını almaktan memnuniyet duyuyoruz. Yüzde 70'leri aşan yerlilik ve millilik oranı önemli olmakla birlikte açık ve gizli ambargoları düşündüğümüzde yetersiz konumdayız.

Sektördeki firma sayısın 56'dan bir 500'e çıkmış olması bu alandaki dinamizmin en önemli göstergesidir. Şu ana kadar gerçekleştirdiğimiz adımlarla bölgesinde oyun kuran, oyun bozan bir ülke haline gelmemiz bir başlangıçtır. Denizcilik en çok projeye sahip olduğumuz alanlardan birisidir. Milgem kapsamında yüzde 100 yerli tasarım olarak gerçekleştirilen korvetlerimiz denizlerde şanlı bayrağımızı dalgalandırıyor. Amfibi harekat, ateş desteği, acil destek hizmetleri sağlayan gemilerimiz geniş bir alanda hizmet veriyor. Yeni tip denizaltı projemizin ilkini havuza çektik. Denizaltı kurtarma gemimiz de kendi alanında önemli bir proje.

Türkiye, kendi savaş gemisini tasarlayıp üretebilen 10 ülkeden birisidir. İnşa edilen ve modernize edilen deniz araçlarımızın silah, muhabere sistemleri yerli ve milli ürünlerle donatıldı. Tüm bu projelerin tamamlanmasıyla donanmamız dosta güven, düşmana korku salan konumunu güçlendirmiştir. Bu sene denizde ikmal muhabere destek gemisi projesine hız verdik.

Botlarımızın çoğunu hemen sahaya gönderdik. Tasarımlarıyla, tüm denizdeki kabiliyetleriyle bizim iftihar vesilesi olacak olan bu ürünlerimiz, yurtdışından da ciddi talepleri alacaktır. Bazıları Gölcük'te, bazıları Ege ve Akdeniz'de hizmettedir. Şimdi çok daha büyük projeler üzerinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 5 büyük projeyi 5 yıl içinde hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Test ve eğitim gemimiz Ufuk'u hizmete alacağız. Anadolu denizlerde göreve çıkacak. Savunma sanayisi burada, diyorum ki gelin uçak gemisi inşa edelim. Toplam 6 denizaltımızı devreye alacağız. İHA, SİHA ve TİHA yanında insansız ve otonom deniz araçlarının da dahil olduğu hava, kara ve deniz unsurlarımızın müşterek görev icra etmesidir.

Savunma sanayinde takip edilen, üreten, yeniye öncülük eden bir üst aşamaya geçmemiz gerekiyor. Tüm bu projelerde yer alan Deniz Kuvvetlerimizi, özel sektörümüzü, üniversitelerimizi, kobilerimizi tebrik ediyorum. Beklentimiz yerli tasarım, inşa ve yerli katkı konusunda sanayimizi çok daha ileriye taşıyacak bir strateji oluşturmalarıdır.

Bugün Giresunumuzda şiddetli sel felaketi neticesinde ilk aldığımız haberlerde 5 ölümüz vardı, yaralı sayımız 12 civarındaydı. Aramalar devam ediyor. 150'ye yakın kişi kurtarıldı. Rize'de sel felaketi vardı. Rize'de de yaralılar var. Devlet olarak buradaki bütün tahribatı süratle aşarız. İçişleri Bakanımı, Bekir Pakdemirli, Murat Kurum bakanımı bölgeye gönderdik. Kızılay, AFAD ve bütün kurumlarımız çalışmalarını sürdürüyorlar. DSİ çalışmalarını orada, karayolları hep birlikte sürdürüyor. Yıkılan köprüler var. Buradaki bu felaketi hemen ortadan kaldırıp, halkımızı o mutlu günlerine döndürelim diyoruz. Bakanlarımız, 'Biz bunu yaşamadık' diyorlar. Ailelere sabırlar diliyorum.