Gündem

Diyalog Grubu: OHAL rejimine son verilmeli, kutuplaştırıcı söylemler terk edilmeli

İstanbul, 29 Aralık (DHA) – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) eski milletvekilleri Rıza Türmen ve Binnaz Toprak’ın çağrısıyla bir araya gelen siyasi partiler, sendikalar, sivil toplum örgütleri, meslek odaları, kadın ve çevre hareketi temsilcilerinin katılımı

29 Aralık 2017 18:01

İstanbul, 29 Aralık (DHA) – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) eski milletvekilleri Rıza Türmen ve Binnaz Toprak’ın çağrısıyla bir araya gelen siyasi partiler, sendikalar, sivil toplum örgütleri, meslek odaları, kadın ve çevre hareketi temsilcilerinin katılımıyla oluşan Diyalog Grubu tarafından OHAL ve KHK rejimine son verilmesi ve kutuplaştırıcı söylemleri terk etme çağrısı yapıldı.
Diyalog grubu tarafından yayınlanan yazılı açıklamada:
“Barışın ve adaletin temelini oluşturan demokratik bir topluma, insan haklarına dayalı bir ortaklaşma ve anlayışa, temel hak ve özgürlüklere, hukukun üstünlüğüne her zamankinden çok ihtiyaç duyduğumuz günlerde yaşıyoruz. Dokunulamaz, yok edilemez, devredilemez olarak nitelendirilen evrensel temel haklar ulusal ve uluslararası hukuksal güvencelere rağmen tehdit altında. 15 Temmuz darbe kalkışması gerekçe gösterilerek 17 aydır sürdürülen OHAL rejimi, amacı ve yasal dayanağı dışına çıkartılarak muhalif olan herkese yönelik bir tür ‘savaş hali’ uygulamasına dönüştürüldü. Darbe ve dikta rejimlerinde görülen sürekli kuşku ve korku psikolojisi, toplumu germekte ve kutuplaştırmakta.
“En son çıkarılan 695 ve 696 sayılı KHK’lar bu korkuları daha da pekiştirdi. TSK, Emniyet, Jandarma, Sahil Güvenlik, İstihbarat, Özel Güvenlik, korucular ve bekçilerle birlikte iki milyon silahlı devlet gücü var. Diğer bir deyişle, 40 kişiye bir silahlı güvenlik görevlisi düşüyor. Devlete bağlı bunca güvenlik birimine rağmen sivillerin asayişi korumakla görevlendirilmesi ve iktidara bağlı bir çeşit ‘milis kuvvetler’ yaratılması kabul edilemez. Yurttaşın can ve mal güvenliğini korumakla yükümlü iktidarın, sivilleri silahlandırması ve suç işlenmesinde dokunulmaz kılması, iç barışı tehdit eden son derece tehlikeli bir yaklaşımdır. 1990’lı yıllarda olduğu gibi, kendisini devletin yerine koyan çetelerin, milislerin yapılanması sonucunu doğuracak bu cezasızlık ve sorumsuzluk hali dehşet vericidir. KHK’larla gündeme sokulan bu maddelerin derhal iptal edilmesini talep ediyoruz.
“Öte yandan, aynı KHK’lar ile yasalaştırılan ve uyulmadığı takdirde cezai yaptırımlar getirilen tek tip giysi uygulaması da kabul edilemez. Dünya halklarının vicdanını yaralayan  ve hem Amerika Birleşik Devletleri’nin Guantanamo hapishanesinde uyguladığı hem de İŞİD’in gündeme soktuğu ‘tek tip giysi’ insanlık tarihine utanç belgeleri olarak geçmiştir. İnsan onuruna aykırı bu uygulamanın Türkiye Cumhuriyeti’nde kabul görmesini ve bu utançla yaşamayı reddediyoruz.  
“Ekonomik kriz derinleşiyorsa, dışarıda yalnızlaşma artmışsa, yasama ve yargı çalışamaz duruma gelmişse, bu kaostan ancak seçime gidilerek çıkılabilir. Bunun için eşit ve adil bir seçimin demokratik koşulları oluşturulmalıdır. OHAL ve KHK rejimine derhal son verilmeli, siyasi liderler toplumu geren, kutuplaştıran şiddet dilini terk etmelidir.
“Güzelim ülkemizde insanca yaşamak, özgürce soluk almak, yarına güven duymak her yurttaşın en doğal hakkıdır. Böyle bir Türkiye inşa etmek için her siyasi partiye ve her yurttaşa çağrıda bulunuyor, 2018’in ülkemizin aydınlığa kavuştuğu bir yıl olmasını diliyoruz.\" denildi.