Gündem

DHA YURT BÜLTENİ 6

Bursa'da orman yangını (1)   Berktuğ ÖNCÜ / BURSA (DHA)-BURSA'nın Mudanya ilçesinde bulunan Çağrışan Köyü'nde orman yangını çıktı

11 Ağustos 2018 16:18

Bursa\'da orman yangını (1)
 
Berktuğ ÖNCÜ / BURSA (DHA)-BURSA\'nın Mudanya ilçesinde bulunan Çağrışan Köyü\'nde orman yangını çıktı. Yangın söndürme çalışmalarına başlandı

Bursa\'nın Mudanya İlçesi\'ndeki Çağrışan Köyü\'nde bugün saat 12.30 sıralarında bilinmeyen bir nedenle orman yangını çıktı. dumanların, Bursa-Mudanya karayolunu kapladığı yangının söndürülmesi çin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekipleri ve Orman Bölge Müdürlüğü\'nde çalışan görevliler müdahale ediyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-----------------
YANAN ALANIN GÖRÜNTÜLERİ / AMATÖR KAMERA

======================

Bakan Pakdemirli sel bölgesinde

Mehmet ÇINAR/ELMALI (Antalya), (DHA) - TARIM ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, sel felaketi yaşanan ve toplam 2 bin dekara yakın tarım alanında zarar tahmin edilen Antalya\'nın Elmalı İlçesi\'ne bağlı Salur ve Karaköy mahallelerini ziyaret etti.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, helikopterle İzmir\'den Antalya\'nın Elmalı İlçesi\'ne geldi. Altı gün önce seal felaketi yaşanan Salur ve Karaköy mahallelerinde incelemelerde bulunan Bakan Pakdemirli\'ye, Ak Parti Antalya milletvekilleri Mustafa Köse ve Kemal Çelik, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Mehmet Hadi Tunç, Ak Parti İl Başkanı İbrahim Ethem Taş ve bakanlığa bağlı kamu kurumlarının yöneticileri eşlik etti. Sel felaketinde zarar gören seralarda incelemede bulunan Bakan Pakdemirli, çiftçilerin sorunlarını da dinledi. Ardından köy kahvehanesinde çiftçilerle buluşan Bakan Pakdemirli ve beraberindeki heyete Elmalı Belediye Başkanı Ak Partili Ümit Öztekin, yaşanan sel felaketi ve sorunun çözümü konusunda bilgi verdi. 6 gün önce başta Salur olmak üzere 6 köyün afetle karşı karşıya kaldığını belirten Öztekin, \"49 köyün 42\'si dağ eteklerine kurulmuş şekilde. Burası yaklaşık 1000 yıllık bir köy, 4 yıllık belediye başkanlığım döneminde bu 24\'üncü sel felaketi\" dedi. 
Sel taşkınında zarar gören çiftçilere geçmiş olsun dileklerinde bulunan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan\'ın da hem selamları hem de geçmiş olsun dileklerini ilettiğini belirten Bakan Pakdemirli, yılda ortalama 10 kilogram yağış alan bir bölgenin bir defada 50 kilogram yağış aldığı zaman böyle sel felaketleri yaşandığını söyledi. Sel ve su taşkınının ne zaman geleceğinin belli olmadığına dikkati çeken Pakdemirli, \"Devletimiz tüm kurumlarıyla burada. Herkes yoğun çalışmalar içerisinde ve bir an önce normal hayatlarınıza dönmeniz için yoğun çaba gösteriyoruz. 610 dekar alanda zarar gözüküyor ve zarar tespitleri de devam ediyor. 21 hayvan telef olmuş. Kimse endişe etmesin. 10 günde tüm zararlar tespit edilecek ve devlet yaraları sarmak ve şefkatli kollarıyla vatandaşını sarmak için buradadır. Kesin sonuçlar çıkınca devlet ne gerekiyorsa yapacaktır\" diye konuştu.
Afetin hemen ardından bölge çiftçisinin kredi borçlarının ertelenmesine yönelik hemen talimat verdiğini belirten Bakan Pakdemirli, sözlerini şöyle sürdürdü:
\"Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifi\'ne borcu olan vatandaşlarımızın borçları ertelenecek ve vatandaşlarımızın hızlı bir şekilde başvurularını yapmaları gerekiyor. Bir musibet bin nasihattan iyidir derler ya, musibetler gelmeden ders almalıyız ve özellikle TARSİM konusunda duyarlı olmak gerekiyor. Tarım sigortalarınızı yaptırın arkadaşlar. Eğer gece kafanızı yastığa koyup rahat uyumak istiyorsanız tarım sigortalarını yapın, az bir bedel ödüyorsunuz ama zararı oluştuğunda karşılanıyor. Tarım sigortaları çok önemli.\"

ORDU\'DA FINDIK ZARARI 1200 TON
Ordu\'da yaşanan sel felaketiyle ilgili de açıklamada bulunan Bakan Bekir Pakdemirli, \"Ordu\'yla ilgili ilk tespitlerimizde 950 çiftiyle görüşülmüş ve 600- 700 ton civarında fındıkta zarar gözüküyordu. Dün aldığımız bilgiye göre 2 bine yakın çiftçiyle görüşüldü ve bu zararın 1100- 1200 ton civarında olabileceği gözüktü. Bir hafta- 10 gün içerisinde kesin rakamları tespit edebiliriz diye düşünüyorum. O yüzden Ordu ile ilgili de biraz daha sabırla bekleyelim. Üreticimizin her türlü kaybı orada da devlet tarafından karşılanacak\" dedi.
Çizmelerini giyip seralara giren Bakan Pakdemirli, üreticilerden sel felaketi sırasında yaşananlarla ilgili bilgi aldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ (1)
----------------
- Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli\'nin köyü gezmesi
- Tarım Bakanının ordu için açaklaması
650 MB//5.23 SN
Görüntü Durumu:Link geçildi
Haber:Mehmet çınar  Kamera:Emrah GÜL/ANTALYA,(DHA)

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ (2)
----------------------------
- Tarım Bakanı Pakdemirli\'nin cizme giyip seraları gezmezi
- Köylülerden ve yetkililerden bilgi alması
- Tarım Bakanının köy kahvesindeki konuşması
784 MB//6.30 SN
Haber:Mehmet çınar  Kamera:Emrah GÜL/ANTALYA,(DHA)

=============

Ajanların iyisi imam, diğerleri papaz oluyormuş

ERZURUM, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Savaş Eğilmez, Türklerin casuslarla binlerce yıldır mücadele ettiğini söyledi. Türkiye\'deki ajanların en iyisinin imam, diğerlerinin de papaz olarak görev yaptığını öne süren Eğilmez, \"Terör örgütleri FETÖ ve PKK adına suç işlediği, casusluk yaptığı iddiasıyla şu an ev hapsinde bulunan ABD\'li casus Andrew Brunson, ABD ile Türkiye arasında krize neden olmuştur\" dedi.

ABD\'li Rahip Brunson vakasının bu coğrafya için ne ilk, ne de son olacağını ifade eden Eğilmez, Brunson gibi casusların Hunlar döneminde de var olduğunu, Selçuklu çağında da faaliyet gösterdiklerini belirtti. Örneğin Çinli casus Chang Sun-Sheng\'in 6\'ncı asrın sonu ve 7\'nci asrın başlarında Türkler hakkında yıllar süren casusluk faaliyetleri sonucunda elde ettiği istihbaratlar neticesinde hazırlamış olduğu raporu, Çin\'in Asya\'daki Türk üstünlüğüne son vermesinde önemli bir rol oynadığını vurgulayan Tarihçi Savaş Eğilmez, \"M.Ö. 2\'nci yüzyıldan itibaren başlayan casusluk faaliyetlerindeki başrolü Türk başkentindeki Çinli prensesler üstlenmiştir ki bu, Çin\'in Türkler arasında sistemli ve etkili bir şekilde casusluk faaliyetlerinde bulunmuş olduğunun en önemli göstergesidir. Hun, Göktürk ve Uygur devletlerinin zayıflaması ve hatta yıkılmasında rol oynayan Çinli casuslar gibi Türk yurdunda faaliyet gösteren Moğol, Kırgız ve İranlı casuslar da farklı dönemlerde etkili olmuşlardır. İslamiyeti kabul edip Anadolu\'ya yerleşen Türkler, batının en büyük hedefi haline gelmiştir\" diye konuştu.

Türklerin İslamiyet\'i kabul ettikten kısa bir sure sonra bu dinin hem koruyucusu, hem de yayıcısı rolünü üstlendiğini ve hemen ardından Hristiyan dünyası için büyük önem arz eden Anadolu\'yu vatan edindiğini ifade eden Eğilmez, \"Bu durum da Türk devletini batının en önemli hedefi haline getirmiştir. Türkleri alt etmek adına her türlü hileye başvuran batı dünyası için casusluk faaliyetleri de vazgeçilmez bir kanıt haline gelmiştir. Gerek papalık, gerekse batılı devletler aracılığıyla yürütülen casusluk faaliyetlerinde genellikle din adamı kimliği kullanılmıştır. Batı adına faaliyet gösteren casuslar bazen Hristiyan bir papaz, bazen de Müslüman bir imam kılığına bürünüyorlardı. Papalık eliyle yapılan casusluk çalışmalarında Papa, bir yandan Avrupa milletlerini Osmanlılara karşı birleşmeye çağırırken, diğer yandan da casusları aracılığı ile Türk topraklarındaki gayrimüslim tebaayı devlete karşı isyana teşvik etmiştir. 16\'ncı asrı takip eden yıllarda Osmanlı Devleti\'ndeki yabancı devlet casuslarının etkisi ve sayısı artarak devam etmiştir. Bu süreçte batılı devletler, gerek Osmanlı tebaasından elde ettikleri casuslar yoluyla, gerekse Osmanlı ülkesine gönderdikleri diplomat, yazar, arkeolog, Türkolog kılığındaki kişiler eliyle casusluk çalışmalarını geniş bir alana yaymışlardır\" dedi.

Saraylarda muhtelif görevlerde çalışan birçok casus olduğunu sözlerine ekleyen Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Savaş Eğilmez şunları söyledi:

\"Sarayda da muhtelif görevlerde çalışan birçok casus bulunmaktaydı. Öyle ki, padişahın nereye ve ne zaman sefer düzenleyeceği, Osmanlı ordusundan önce batılı diplomatlar haberdar oluyordu. 19\'ncu yüzyılın başarındaki bağımsızlık hareketlerine paralel olarak casusluk faaliyetlerinde büyük artış gözlenmiştir. Öyle ki bu faaliyetlerin bir kısmının ortaya çıkmasından sonra II. Mahmut tercüme işlerinden Rumları uzaklaştırdığı gibi, devletin Avrupa ile ilişkilerini yürütecek bir Müslüman-Türk bürokrat sınıfın yetiştirilmesine gayret göstermiştir. Casusların nasıl yetiştirildikleri ve çalıştıkları konusunda Kâzım Karabekir Paşa şu bilgileri vermektedir, \'İki sene fiilen hizmet eden subaylardan isteyenler Doğu Dilleri Okulu\'na alınır. İki, üç sene kadar sizi okur, yani; Türk dili, Türk tarihi, Türk coğrafyası, İslam dini, Türk karakter ve ahlakı, Türk iktisadını tahsil ederek imtihan olurlar. İmtihanda başarılı olanlar İstanbul\'a gelir, iki sene kadar yine aynı konuları daha ayrıntılı olarak okumakla beraber büyük şahsiyetleri, büyük hükümet makamlarını, Kars\'ın fikirli gazeteleri, çeşitli fikir akımlarını, halkın iktisadi durumunu, orduyu sonuç itibarıyla her türlü varlığımızı görerek yerinde inceler. Yani okuduklarını gözüyle de görür. İmtihanda başarılı olanlardan casusluğa kabiliyetli olanlar, her duruma uyar, her yere girebilir derecede, kurnaz, yüz olarak tanınmaz, ağzı sıkı, fedakâr kimseler ajan olurlar. Ajanlar ülkemiz içerisinde muhtelif işlere, çeşitli milliyetler ve isimlerle dağılıp işe başlarlar. Bunlardan en yetenekli olanları hidayete ermiş gibi İslam dinine girerek sızar, hatta evlenerek çoluk çocuk sahibi de olur. Süresi bitince isterse bu vazifeye devam eder, istemezse önemli bir para mükâfatı, oturacak ev veya arazi verilir. Serbestçe yaşantısını sürdürür. Özellikle mühtediler (din değiştirenler) çoluk çocuk sahibi olanlar, hayatları müddetince bu vazifede kalırlar.\"

Çanakkale Savaşı sırasında İtilaf devletlerinin casusları eliyle yürüttükleri propagandanın etkisini ve boyutunu görmek açısından Kazım Karabekir Paşa\'nın zikrettiği anekdodun da büyük önem arzettiğini hatırlatan Eğilmez konuşmasını şöyle sürdürdü:

\"Çanakkale\'ye asker çıkarmadan önce İngiliz ve Fransızlar, Müslüman askerlere şöyle bir genelge yayınlamışlar: \'Halife\'yi Almanların elinden kurtarmaya gidiyoruz. Almanlar Çanakkale Boğazı\'nı tutmuşlar. Muharebede sakın Türk askerlerine ateş etmeyiniz, onlar sizin din kardeşlerinizdir. Maksadımız o zavallıları da Almanların elinden kurtarmaktır. Türk askerlerinin başında kırmızı fes olduğunu biliyorsunuz. Almanların başında toprak rengi başlık vardır. Bunlara aman vermeyin, öldürün. Sakın feslilere ateş etmeyin! Gayret ve kahramanlık gösterin de Halife ve Padişah efendimizi çabuk kurtaralım! Bu tamim Müslüman askerlerin ruhuna işlemişti. Esirler bizi haki başlıkla görünce Alman sanmışlar. İşte propaganda böyle kısa ve yakışık alır ve dinleyenlerce inanılır ve kolay kolay da silinmez bir tarzda yapılır. Türk kara ordusu başlarında fesi çoktan çıkarmış ve toprak rengi başlık giymişti. Tabi sömürge halkı bunu bilmezdi. Onun gözüne daima Türk askerlerinin kırmızı renkli kıyafeti gösterilmişti. Kulakları hala hep böyle dolduruluyordu. O zavallılar Alman sanarak Türkleri öldürürken, üstelik bir de sevap işlediklerini sanarak seviniyorlarmış.\"

Eğilmez, yine Kazım Karabekir Paşa\'nın \"İstiklâl Harbimiz\" isimli eserinde zikrettiği şu ifadelerde tam olarak casusluk sistematiğine ışık tutar vaziyette olduğunu hatırlatarak, konuşmasını şöyle tamamladı:

\"Bugünlerde Ahmet Robenson adresine Bandırma cihetlerinden gelen şüpheli bir mektup ele geçti. Ahmet Robensen kimdir? Araştırma neticesinde ebeveyninin İngiliz olup Müslümanlığı kabul ettikleri ve oğulları Robenson\'un da isminin önüne bir Ahmet takarak Türk vatandaşı gibi Harb-i Umumi\'de yedek subay olarak orduya dahil olduğunu, fakat Kars\'ta kalarak gelmediği anlaşılmıştı. Yapılan tahkikatta Kars bölgesinde İngilizler hesabına casusluk etmekte olduğu öğrenildi. Ne ibret alınacak vakalar! İslam olup içimize karışanlar, yüzümüze gülerek menfaatler gösteren insanlar, ne uzun müddetler, zavallı Türk milletine neler yapmışlar. Geçen sene Erzurum\'da yakaladığımız Müslüman olmuş ve ara ara imamlık yapan Rus casusunu temize çıkarmak için bir mahalle halkının karargâhıma geldiği zaman hallerine bakıp da hatıratıma şunu kaydetmiştim: \"Ey Türkoğlu! Sen pek safsın, seni herkes aldattı! Erdim diyen, döndüm diyen çemberinden atlattı! İmam kılığındaki Hristiyan casuslar, yıllarca camilerde Türk-İslam-Kültürünü tahrif ettiler.\"

\'BATI, KÖY İMAMLARININ GÖREVLENDİRME BOŞLUĞUNDAN İYİ YARARLANDI\'

Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Savaş Eğilmez, Osmanlı İmparatorluğu ve Cumhuriyetimizin ilk yıllarında köylerde görev yapan imamların aldıkları ücretin devlet tarafından değil, bulundukları köyün insanları tarafından karşılandığını hatırlattı. Ajanların en iyisinin imam gerisinin de papaz olduğunu söyleyen Eğilmez, \"Bu imamlar köyün ileri gelenleri ile alacakları ücret, yatacakları yer, yiyecek ve içecekleri konusunda anlaştıktan sonra göreve başlarlardı. Bu yüzden imamlık bilgisine sahip din adamları iş bulmak amacıyla köy köy dolaşırlar ve anlaştıkları köyde işe başlarlardı. Birinci Dünya Savaşı\'nda Osmanlı İmparatorluğu\'nu içten yıkmak isteyen batı dünyası, sadece köyün ileri gelenleri tarafından seçilen köy imamlarındaki bu görevlendirme boşluğundan iyi yararlanmışlar ve Anadolu köylerine imamlıkla ilgisi olmayan, ancak bu konuda yetiştirilmiş casuslarını göndererek uzun süre imamlık yaptırmışlardır. Köy halkının hiçbir şeyden habersiz aylarca arkasında namaz kıldığı sahte imamlar, Anadolu insanının maddi ve manevi gücünü, yediğini, içtiğini, devlete olan bağlılığını, savaşla ilgili düşüncelerini anında bağlı oldukları ülkeye rapor ederek Türk devletini yıkmanın ve zayıf düşürmenin yollarını arıyorlardı. Savaş sonuna kadar görevlerine devam eden bu imamların casus olduğundan hiç kimse şüphe duymamıştır\" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-Savaş Eğilmez odasından detay 
-Kitap okuması
-Savaş Eğilmez ile röp.
KJ: Haber-Kamera: Turgay İPEK - ERZURUM,(DHA)

SÜRE: 04.50 BOYUT:980 MB)


===========

Silahlı saldırı şüphelisi tutuklandı

MERSİN\'de 2 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan işyeri kurşunlama olayının faili Hasan K. tutuklandı.
23 Temmuz günü Nusratiye Mahallesi 5028 numaralı sokakta meydana gelen olayda; H.İ.A.\'nın bölgedeki işyeri, kimliği belirsiz bir kişi tarafından kurşunlandı. Olayda yaralanan işyeri sahibi ve H.K., ambulansla hastaneye kaldılırken, saldırgan aracıyla olay yerinden kaçtı. Şüpheliyi yakalamak için geniş çaplı soruşturma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü\'ne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri, güvenlik kamera kayıtları ve görgü tanıklarının ifadelerinden yola çıkarak, saldırganın Hasan K. olduğunu belirledi. Düzenlenen operasyonda gözaltına alınan Hasan K., tehdit ve silahla yaralama suçundan çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine konuldu. Saldırgan Hasan K.\'nın yaralanan H.İ.A.\'nın eniştesi olduğu öğrenilirken, olayın alacak-verecek meselesi nedeniyle yaşandığı ileri sürüldü.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------------------- 
-Emniyet Müdürlüğü girişinden genel ve detay görüntü
-Şüpheli Hasan K.\'nın polis aracına bindirilmesi

65.3 MB SÜRE: 0033 DK 
(KJ: Haber: Adnan AÇIKGÖZ/MERSİN, (DHA) Kamera: POLİS KAMERASI

==================

\'Türk Oyunları Festivali\'nde gökbörü heyecanı

ERZURUM\'da bu yıl ilki düzenlenen \'Türk Oyunları Festivali\'nde Orta Asya Türklerinin oyunu \'gökbörü\', heyecanla izlendi. Kırgız asıllı sporculardan oluşan iki takımın oyuncuları, at üzerinde, içi doldurulmuş oğlak postunu yerden alarak karşı takımın kalesine bırakmak için mücadele etti, ortaya renkli görüntüler çıktı.

Dünya Etnospor Konfederasyonu, Türkiye Geleneksel Spor Dalları Federasyonu, Okçular Vakfı, MNG Alışveriş ve Yaşam Merkezi ile Erzurum Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen, \'Erzurum Türk Oyunları Festivali\' başladı. Özel hazırlanan 120 bin metrekarelik alanda düzenlenen festivale halk büyük ilgi gösterdi. Protokol konuşmalarının ardından, Vali Seyfettin Azizoğlu, Ak Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, 9\'uncu Kolordu Komutanı Korgeneral Uğur Tarçın, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Ünal Bingül, Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Halil İnal ve diğer davetlilerin açılış kurdelesi kesildi. Büyükşehir Belediyesi Mehteran Takımı\'nın marşlar seslendirdiği açılışın ardından davetliler 210 sporcunun sunduğu cirit, atlı okçuluk, gökbörü mücadeleleriyle karakucak güreşlerini ilgiyle izledi.

Festivalde atlı okçular, sahaya kurulan 3 hedefi vurmaya çalıştı. Ardından, Van\'ın Ulupamir köyünden gelen Kırgız asıllı sporcular gökbörü oyunu için sahaya çıktı. İki takımın oyuncuları, at üzerinde, içi 25 kilogram ağırlıkla doldurulmuş oğlak postunu yerden alarak karşı takımın kalesine bırakmak için mücadele etti, ortaya renkli görüntüler çıktı.

Festivalin ilk gününde cirit, atlı okçuluk, gökbörü mücadelelerinin yanı sıra karakucak güreşleri ve birçok geleneksel spor dalında gösteriler sunuldu. Festival alanında oyun pistleri, oba, düğün çadırları, cirit pistleri ve çadır evler yer aldı. Çadırlarda Erzurum\'a ait el sanatları ve kentin yöresel yemek çeşitlerinden sunumlar yapıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-Oyun alanından detay 
-Oyunları izlemeye gelen vatandaşlar
-Vatandaşlar ile röp
-Açılış yapılması 
-Atlı okçuların hedeflere ok atmaları 
-Kırgız asıllı sporcuların oğlak postu ile yaptıkları gösteri
-Drone ile çekilen hava görüntüleri

Haber-Kamera: Turgay İPEK - ERZURUM, (DHA)
SÜRE:04.12 BOYUT: 812 MB Drone görüntü SÜRE: 02.27 BOYUT: 473 MB 

=============

Yangında ölen 3 kişinin tek tabutla getirilen kemikleri, ayrı mezarlara defnedildi

ORDU\'nun Akkuş ilçesinde evde çıkan yangında ölen Sabri Güneş (68) ile oğlu Hasan (53) ve gelini Zahide Güneş (59), olaydan 18 gün sonra toprağa verildi. Aynı tabutta gelen 3 kişiden geriye kalan kemikler, 3 ayrı mezara defnedildi.

Akkuş İlçesi Ortabölme Mahallesi\'nde Sabri Güneş\'e ait ahşap evde, 22 Temmuz gecesi yangın çıktı. Alevler kısa sürede evi sararken, mahalle sakinleri, itfaiye ve jandarma ekiplerine haber verdi. Gelen itfaiye ekiplerinin uzun uğraşları sonucu yangın söndürüldü. Yangında alevlerin arasından çıkmayı başaramayan Sabri Güneş, oğlu Hasan ve gelini Zahide Güneş yaşamını yitirdi. 

Ahşap evin küle döndüğü yangında 3 kişiden geriye kalan kemikler, kimlik tespiti için Trabzon Adli Tıp Kurumu\'na, buradan da İstanbul Adli Tıp Kurumu\'na gönderildi.

Yapılan kimlik tespitinin ardından baba, oğlu ve gelinine ait kemikler, tek bir tabut içerisinde dün, olaydan 18 gün sonra Ortabölme Mahallesi\'ne getirildi. Burada, mezarlık yanındaki alanda öğlen namazı sonrasında 3 kişi için ayrı ayrı cenaze namazı kılındı. Ardından 3 kişinin kemikleri, 3 ayrı mezara defnedildi.

Görüntü Dökümü:
----------------------
-Kemiklerin defin edilmesi
-Caneze törenine katılanlar
-Ölenlerin fotoğrafları

(SÜRE:1.02 Dk) (BOYUT:33.51 MB)
Haber-Kamera:AKKUŞ (Ordu), (DHA)

=============

8 evden hırsızlık şüphelisi, kameradan yakalandı

GAZİANTEP\'te girdiği 8 evden ziynet ve elektronik eşya çalan H.Ç., güvenlik kamerası görüntülerinden yola çıkılarak yakalanıp, tutuklandı.
İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, 4- 6 Temmuz tarihleri arasında kentteki 8 evde meydana gelen ziynet ve elektronik eşya hırsızlıklarıyla ilgili çalışma başlattı. Hırsızlıkların yaşandığı evlerin çevresinde bulunan güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen polis, şüphelinin H.Ç. olduğunu belirledi. Birçok hırsızlık olayından kaydı bulunduğu saptanan H.Ç., polisin operasyonuyla yakalanıp gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen H.Ç., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine konuldu.
Güvenlik kamerası görüntülerinde, yüzünü, başına taktığı şapka ve montuyla gizleyen H.Ç.\'nin, birine tahta merdiven yardımıyla girdiği evlerden çaldığı eşyalarla uzaklaştığı görülüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------------------------------
- Şüphelinin tırmanması
- Şüphelinin girdiği evde çaldıklarıyla çıkması
- Şüphelinin tahta merdivenle başka eve girmesi
- Şüphelinin evden çıkması
- Şüphelinin merdivenle gitmesi

Haber: Mücahit YOLCU- Kamera: GAZİANTEP (DHA)
106 MB


===============

ÖZEL - Türkiye\'nin ilk kamu külliyesi Kahramanmaraş\'ta yapılıyor

KAHRAMANMARAŞ\'ın merkez Dulkadiroğlu İlçe Belediyesi, jandarma hariç bir ilçede olması gereken tüm kamu kurumlarını Dulkadiroğlu Kamu Külliyesi\'nde bir araya getiriyor. Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Necati Okay, 50 bin metrekarelik bir alana inşası süren ve yaklaşık 90 milyon liraya yapılacağı belirtilen külliyenin Türkiye\'de bir ilk olduğunu belirterek, \"Amacımız, vatandaşlarımızın çok fazla yer dolaşmadan kamu hizmetlerini bir bölgeden daha iyi standartta almasını sağlamak\" dedi.

Vatandaşların kamudan alacağı hizmetlerde çoğu zaman kurumlar arasında gidip gelmesine son vermek amacıyla tüm kurumları tek bir çatı altında toplamak isteyen Dulkadiroğlu Belediyesi, külliye yapmaya karar verdi. Bunun üzerine tüm kurumlarla yapılan görüşmelerden olumlu yanıt alan belediye, Dulkadiroğlu Kamu Külliyesi\'nin temelini 2017 yılı Eylül ayında dönemin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba\'nın katıldığı törenle attı.

50 BİN METREKARELİK ALANA YAPILIYOR

Aslanbey Mahallesi\'nde 50 bin metrekarelik bir alana yapılan, içerisinde Kaymakamlık, Belediye, İlçe Emniyet Müdürlüğü, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, belediye meclisi binalarının yer alacağı külliye inşaatı hızla ilerlerken, Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Necati Okay, inşaata giderek çalışmaları yerinde inceledi. Yetkililerden bilgi alan Okay, daha sonra yaptığı değerlendirmede Türkiye\'de bir ilki hayata geçireceklerini söyledi. Jandarmanın mevzuat gereği külliyede yer almayacağını, onun dışındaki tüm kurumların yer alacağını ifade eden Okay, burada çalışanların çocukları için de bir kreşin yer alacağını söyledi.

\"ARSAYI, BELEDİYEMİZİN CEBİNDEN 5 KURUŞ PARA ÇIKMADAN ELDE ETTİK\"

Dulkadiroğlu\'nun büyükşehir yasası ile 4 yıl önce kurulduğunu hatırlatan Okay, ilçenin öncelikleriyle ilgili seçim sürecinde vatandaşa verdikleri taahhütlerden birinin kamu külliyesi olduğunu söyledi. Bunu yerine getirmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Necati Okay, şunları söyledi:

\"İnşaatı hızla ilerleyen bu kamu külliyesi ile vatandaşlarımıza kamu hizmetlerini bir bölgeden daha iyi standartta çok fazla yer dolaşmadan rahat bir şekilde ulaşabilecekleri bir yerden kamu hizmeti verme amacımız var. Göreve gelir gelmez de bu bölgelerde, özellikle şehrimizi doğu istikamete büyütmek adına bu bölgelerde imar uygulamaları yaptık. Bu uygulamalarda vatandaşlarımızdan gönüllülük esasına dayalı hibelerle bu kamu külliyesini inşa ettiğimiz 50 dönüm alanı belediyemizin cebinden 5 kuruş para çıkmadan elde ettik ve inşaatımız hızla ilerliyor. Burası bittiğinde hem ilçemizin yeni yerleşim alanlarında bir cazibe merkezi oluşacak, hem buralarda, yeni imar uygulamalarıyla modern şehirciliğin bütün örneklerini görme imkanımız olacak. Hem de oluşturduğumuz asma katlı dükkanlar ve çarşı alanlarıyla, geniş bulvarlarla buralarda yeni bir çarşının, Kahramanmaraş tabiriyle yeni Kıbrıs Meydanı\'nın temellerini inşallah atıyoruz ve bunun emarelerini herkes artık bu bölgede görmeye başladı.\"

\'VATANDAŞIMIZIN DİNLENEBİLCEĞİ ALANLAR DA OLACAK\'

Dulkadiroğlu Kamu Külliyesi\'nin sadece kurum binalarından ibaret olmadığını, kafeterya, park, çay bahçesi gibi birçok sosyal alanın da yer alacağını kaydeden Okay, şöyle devam etti:

\"Bizim burada vatandaşlara iyi standartlarda kamu hizmeti verme hedefimiz var, bununla ilgili de çeşitli altyapı yatırımlarımızı burada görecekler. Her türlü toplantı ve organizasyonun yapılabileceği bin 800 metrekarelik bir meydan olacak. Bunun dışında, orada vatandaşlarımızın dinlenebilecekleri, vakit geçirebilecekleri, bekleyebilecekleri alanlar da mevcut. Ayrıca külliyemizin arka tarafında geniş bir parkımız da var. Bu parkı da en iyi şekilde organize ederek vatandaşlarımızın eğlenip dinlenebilecekleri alan şeklinde yapıyoruz. Külliyemizin etrafındaki yolun hemen karşısında da bu bölgede yapmış olduğumuz imar uygulamacı neticesinde çok büyük bir parkımız var. Ayrıca bir de cami projemiz var. Yakında bunun da inşaatını vatandaşlarımız görecek, dolayısıyla etrafında ve içindeki yeşil saha ve parklarla, cami ve hemen karşıda oluşacak çarşılarla bölgemize çok iyi standartlarda hizmet verecek kamu külliyesini inşallah bitirip vatandaşlarımızın istifadesine sunacağız.\"

KÜLLİYE NEDENİYLE BÖLGEDEKİ EMLAK FİYATLARI ARTTI

Arsayı ücretsiz olarak elde ettikleri gibi külliyenin hemen karşısına yapacakları çarşıdaki işyerlerinin satışından elde edecekleri gelirle de inşaatın maliyetini karşılamayı hedeflediklerini ifade eden Belediye Başkanı Necati Okay, külliyenin bölgedeki ev ve arsa fiyatlarının artmasına da neden olduğunu söyledi. Külliye projesini açıkladıktan hemen sonra bölgedeki emlak fiyatlarında yükselme gördüklerini, inşaatla birlikte yükselişin daha hızlı yaşandığını kaydeden Okay, \"Biz \'Bu bölgelerle ilgili altyapı yatırımları yapacağız ve bu bölgedeki toprağın değerini artıracağız. Tabiri caizse malınıza sahip çıkın, toprağınızı kıymetlendireceğiz\' diye her yerde söylemiştik. İşte bunun en önemli örneklerinden bir tanesi de bu külliye alanı etrafında ve bu civarda yapmış olduğumuz imar uygulamaları neticesinde bu bölgedeki toprak çok kıymetlendi. Dolayısıyla bu bölgede yaşayan vatandaşlarımız da bundan inşallah istifade edecek, Maraş\'ımızın en güzel mahalleleri, çarşıları, külliye alanımızın etrafında oluşuyor\" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------------------
- Necati Okay bilgi alırken
- İnşaatın havadan görüntüsü
- Kreş binası
- Okay\'ın incelemelerde bulunması
- Çalışan işçilerden detay
- Necati Okay ile röp.
- İnşaattan detay
- Külliyenin 3 boyutlu videosu

Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA)
1.67 GB

==================

Görenleri şaşırtan ayçiçeği 

Yavuz YILMAZ/ İNEGÖL (Bursa), (DHA) –  BURSA’nın İnegöl ilçesinde “İnegöl Alası\" adıyla tescilli ay çekirdeğinin hasadı sırasında bir ayçiçeğinin  siyah-beyaz görüntüsü görenleri şaşırttı.

İnegöl\'e bağlı Çavuşköy Mahallesinde oturan Mehmet Eser, ayçiçeği tarlasında hasat yaparken bir ayçiçeğinin yarısının siyah diğer yarısının ise beyaz çekirdeklerden oluştuğunu görünce hayatının şokunu yaşadı. \"Ben bu yaşıma kadar daha önce böyle bir şey görmedim\" diyen Mehmet Eser, \"Bizler, çerezlik olarak Türkiye\'nin en büyük ay çekirdeğini yetiştiriyoruz. Tarlamızda ilk kez yarısı siyah yarısı beyaz ay çekirdeği çiçeği ile karşılaştım. Bu çiçeği 85 yaşındaki dedeme gösterdim o da gözlerine inanamadı.\" dedi.

Kendisinin Beşiktaş taraftarı olduğunu belirten Mehmet Eser, ayçiçeğini,  Beşiktaş’a hediye etmek istediğini söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
Çekirdeğin görüntüsü
Çiftçinin açıklaması

=================