Gündem

DHA YURT BÜLTENİ- 5

1)ULAŞ'TA YOLCU VE YÜK TRENLERİ ÇARPIŞTI, YARALILAR VAR SİVAS'ın Ulaş ilçesi yakınlarında iki trenin çarpışması sonucu ilk belirlemelere göre 10 kişi yaralandı

26 Kasım 2018 14:46

1)ULAŞ\'TA YOLCU VE YÜK TRENLERİ ÇARPIŞTI, YARALILAR VAR

SİVAS\'ın Ulaş ilçesi yakınlarında iki trenin çarpışması sonucu ilk belirlemelere göre 10 kişi yaralandı. Kaza saat 11.00 sıralarında Sivas\'ın Ulaş ilçesi yakınlarındaki Bostankaya tren istasyonu yakınlarında yaşandı. Yolcu treni ile yük treninin kafa kafaya çarpışması sonucu yaşanan kazada ilk belirlemelere göre 10 kişi yaralandı. Çarpışma sorasında, raydan çıkan lokomotif olmadı. Kazanın ardından olay yerine sağlık ve kurtarma ekipleri sevk edildi.

Görüntü Dökümü:
-----------------------
-Kaza yerinden görüntüler

Haber-Kamera: Hüsnü Ümit AVCI-İrfan ÖZŞEKER/SİVAS, (DHA) 

==============================================

2)DİYARBAKIR\'DA YOĞUN SİS NEDENİYLE UÇAK SEFERLERİ İPTAL EDİLDİ

DİYARBAKIR\'da sabah saatlerinde etkili olan sis nedeniyle uçak seferleri karşılıklı olarak iptal edilirken, görüş mesafesi 50 metrenin altına düştü. Diyarbakır\'da sabah erken saatlerde etkisini gösteren sis nedeniyle bazı uçak seferleri karşılıklı olarak iptal edildi. Kentte görüş mesafesinin yer yer 50 metrenin altına düşmesi nedeniyle sabah Diyarbakır-İstanbul, Diyarbakır- Ankara uçak seferleri karşılıklı olarak iptal edildi. Yoğun sis nedeniyle bazı uçuşlar için hava şartlarının düzelmesi beklenirken, karayolunda seyir halindeki sürücülerin de mesafeleri koruyarak ilerlediği görüldü. Kentte sis etkisini sürdürüyor. 

Görüntü Dökümü
-----------------------
-Sisli havadan görüntü
-Şehirden görüntü
-Trafikten görüntü
-Genel ve detay

Haber-Kamera:Canan ALTINTAŞ-Serdar SUNAR-DİYARBAKIR, (DHA)
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 97 MB
===============================================

3)HASTALIĞINA TEŞHİS KONULAMAYAN KIZLARINI YAŞATMAYA ÇALIŞIYORLAR 

ZONGULDAK\'ta 6 aylıkken geçirdiği rahatsızlık nedeniyle yürüyemeyen, göremeyen, konuşamayan ve zihinsel bozuklukları ortaya çıkan 1,5 yaşındaki Büşra Cin\'in hastalığına teşhis konulamadı. Doktorların dünyada sadece 6 kişide görülen ve adı konulamayan bir hastalıktan şüphelendiklerini söyleyen baba Suat Cin, \"Sağlık Bakanlığı\'ndan bize yardımcı olmalarını istiyorum. Çocuğumun hastalığını teşhis etsinler.\" dedi. Zonguldak Elvanpazarcık beldesinde yaşayan Suat Cin ve eşi Hatice Cin\'in iki çocuğundan küçüğü Büşra Cin, 6 aylıkken evde fenalaştı. Önce Zonguldak\'taki Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi\'ne kaldırılan Büşra Cin, ardından Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi\'ne sevk edildi. Farklı birçok hastanede tedavi gören Büşra Cin\'in hastalığı bir türlü teşhis edilemedi. Büşra Cin, geçen sürede görme, konuşma, yürüme, beslenme sorunları yaşamaya başladı. Durumu git gide kötüleşen ve zihinsel engeli de ortaya çıkan küçük kız, şimdi bitkisel hayatta gibi yaşamını sürdürüyor. Yüzde 99 engelli raporu verilen Büşra Cin için Ankara İl Sağlık Müdürlüğü\'nün hazırladığı farklı bir raporda hastalığının teşhis kısmına \'klinik önemi bilinmeyen (uncertain significance) değişiklik / muhtemel patojenik\' yazıldı.
SAĞLIK BAKANLIĞI\'NDAN YARDIM İSTEDİ
Kargo firmasında şoför olarak çalışan Suat Cin, tek istediğinin kızının hastalığının teşhis edilmesi olduğunu söyledi. Kızının genetik bir rahatsızlığı olduğunu fakat hastalığının adı konusunda doktorların tam olarak açıklama yapamadığını ifade eden Suat Cin, şöyle dedi:
\"6 ayına kadar normal bebeğin nasıl olması gerekiyorsa öyleydi. 6 ay sonra huzursuzluğu başladı. Hastaneye gittik. Gözlerinde görme kaybı olduğunu söylediler. Sonra hastalığı ilerledi. Birçok hastane gezdik. Doktorlar doğru dürüst bir teşhis koyamadılar. Ben elimden geldiği kadar çocuğumun tedavisini yaptıracağım. Maddi durumunun el verdiği her yere gittim. Sağlık Bakanlığı\'na sesleniyorum. Bize yardımcı olmalarını istiyorum. Çocuğunuzun hastalığı şu deseler biz yeterli. Biz tedavisini bir şekilde yaptırırız. Çocuğumuzun acı çekiyor ama tedavisini yaptıramıyoruz. Tıpta yeni çıkan ve adı konulamayan bir rahatsızlığı olduğu ama tam adı olmadığını söylediler. Dünyada nadir görülen bir hastalıkmış. Sadece bunu biliyoruz.\"

\'DÜNYADA 6 KİŞİDE OLAN HASTALIK\'
Suat Cin, kızının hastalığı konusunda yaptığı araştırmada tıpta adı konulamayan ve dünyada 6 kişide tespit edilen bir rahatsızlık olduğunu öğrenebildiğini anlatarak, \"En son hastanede bir evrak verdiler. Dünyada 6 kişide görülen bir hastalık olduğunu söylediler. Başka doktorlara da danıştım. Topladığımı bilgiye göre, dünyada birkaç kişide görüldüğü, tıpta bir adı olmadığını öğrendim. Bu hastalıkta garanti değil sadece şüpheleniyorlar. Bizim şu an yapacak bir şeyimiz yok, bekliyoruz.\" dedi. Anne Hatice Cin de tüm hayatını kızının iyileşmesine adadığını söyledi. Aile olarak iyi olması için ne gerekiyorsa yapmaya çalıştıklarını anlatan Hatice Cin, \"Bende çocuğumun hastalığının adını koysunlar bize yeter diyorum. Mama ile besliyorum kızımı. Bazen fenalaşıyor. Çıldıracak gibi ağlıyor. Acile gidiyoruz. Doktorlar bir şey yapamıyor.\" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
-------------------------
-Büşra Cin\'den detaylar
-Anne ve babasının kızlarını sevmesi
-Suat Cin ile röp.
-Anne Hatice Cin ile röp.
-Rümeysa Cin\'in kardeşini sevmesi

Süre: (8.47) Boyut: (983 MB)
Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAN-Cüneyt ÖZFİDAN/ZONGULDAK,(DHA)

==================================================

4)KAR YAĞDI, RİZELİ KÖYLÜLERİN TAHTALI KAYAK EĞLENCESİ BAŞLADI

RİZE\'nin İkizdere ilçesine bağlı Meşeköy\'de her yıl yağan kar ile birlikte 7’den 70’e herkes yörede ‘Petranboard’ adını verdikleri tahtalarla kayak yapıyor. Yıllardır sürdürülen geleneği yaşatan ve dik yamaçlarda saatte 80 kilometreyi aşan hıza ulaşan tahtalarla kayan köylüler, bu yıl da yağan ilk karla birlikte kendilerini doğal pistlere attı.
Kaçkarlar\'da 11 yıl önce helikopterli kayak sporu heliskinin başlamasıyla profesyonel kayakçılara özenen İkizdere ilçesi Meşeköy köyü sakinleri de dedelerinin karda kaydığı tahtaları yeniden gün ışığına çıkarıp, köyün eski adı Petran\'dan esinlenerek \'Petranboard\' adını verdikleri tahtalarla kayağa başlamıştı. 7’den 70’e herkesin kayak yaptığı köyde \'Petranboard\' artık kış aylarının ulaşım aracı oldu. Yıllardır sürdürülen geleneği yaşatan köylüler, bu yıl da yağan ilk karla birlikte kendilerini doğal pistlere attı. Köyden karayoluna yaklaşık 2 kilometrelik dik yolu tahtalarla kayarak inen köylüler, yaya olarak geri dönüyor. Yüksek kesimde oturanlar da köyün alt kısmında yaşayan akrabalarına gidebilmek için de Petranboardları kullanıyor.
DENGEYİ ELDEKİ ÇUBUK SAĞLIYOR
Kar toplamaması için uçları dikleştirilen tahtalara binen köylüler dengede kalabilmek için bir elinde çubuk, diğer elinde önünü kaldırarak fren yapmayı sağlayan ipe tutarak kayıyor. Köylüler tahtalar elinde yürüyerek tırmandıkları dik yamaçlarda kayak yapıyor. Snowboard ustalarına taş çıkaran köylüler Petranboard adını verdikleri tahtalarla saatte 80 kilometreyi aşan hıza ulaşabiliyor. Dengesini kaybeden ve hızını alamayanlar da karda düşüyor, yeniden kalkarak yoluna devam ediyor.

MUHTAR: 200 YILLIK GELENEĞİMİZ

Meşeköy Köyü Muhtarı Ahmet Tığcı, 200 yıllık kayak geleneğini yaşattıklarını belirterek, yağan karla birlikte köylerinde kış eğlencesinin başladığını söyledi. Bu yıl da karla birlikte özledikleri kayağa başladıklarını anlatan Tığcı, kayak şenliği düzenleyeceklerini belirterek, \"Geleneksel olarak yaptığımız Petranboard kayak şenliğini ocak ayında yapacağız. Herkesi şenliklere bekliyoruz. 200 yıllık bir ulaşım aracı ve geleneğimiz olan petran tahtası bizim için çok önemlidir. Çok kar yağdığında merkeze gitmek için bu tahtaları kullanıyorduk. Şu an bu bir eğlence haline geldi. Günümüzde de ulaşım amaçlı kullanıyoruz. Petranboard dediğimiz bu tahta dünya tarihinde bir ilktir. Snowboard yapanlar 2 yıl önce köyümüze geldi. Onlarla bir yarışmaya yaptık ve biz kazandık\" dedi.
\'ACEMİLER 30, USTALAR 100 KİLOMETRE HIZA ULAŞABİLİR\'
Muhammet Kan da, “Bu tahta ile geçmişte büyüklerimiz ulaşımını sağlardı. Şimdilerde spor ve eğlence amaçlı kullanılıyor. Burada kendi aramızda yarışlar yapıyoruz. Aşağı köye inmek için bunu kullanıyoruz. Acemiler 30 kilometre hızla giderken ustalar 100 kilometre hıza ulaşabiliyor. Bu hıza ulaşmak için karın sert olması gerekiyor\" diye konuştu.
Mehmet Kurt ise, “Kar 50-60 santimetre ve sert olduğunda hız yapabiliyoruz. Hızı kesmek için için ipi kullanıyoruz. Yollar kapalı olduğunda bu tahta ile aşağıya iniyoruz. En büyük eğlencemiz budur. Kışın hep kayarız\" ifadelerini kullandı.  
Okul tatillinde şenlik olacağını hatırlatan Hasan Kurt ise, \"Eskiye nazaran petranboard tahtasını daha yavaş kullanıyoruz. Şenliklerle bu tahtayı tanıtmaya çalışıyoruz. Bölgede bir teleferik olsa daha çok kişi bu tahta ile tanışabilir\" dedi.

Görüntü Dökümü
-------------------------
Drone ile Meşeköy detayları
Meşeköy\'den sis bulutu detayları
Köylülerin zirveye yürüyüşü
Kayak yapmaları
Köylülerle röp.
Kayak detayları
Detaylar

 Haber: Muhammet KAÇAR - Kamera: Ayetkin KALENDER RİZE-DHA 

==================================================

5)MEHMET ÖĞRETMEN TOPRAĞA VERİLDİ

ANTALYA\'nın Manavgat ilçesinde dün görev yaptığı okulda kendisini iple merdiven korkuluklarına asarak hayatına son veren İngilizce öğretmeni Mehmet E. (46), gözyaşlarıyla toprağa verildi. Dün saat 14.00 sıralarında Dolbazlar Ortaokulu\'nda öğrencilerine destekleme kursu verdikten sonra okulun merdiven korkuluklarına kendisini iple asarak yaşamına son veren İngilizce öğretmeni Mehmet E. için Yavşı Mahallesi\'nde ikindi vakti cenaze töreni düzenlendi. Cenaze törenine İlçe Milli Eğitim Müdürü Muammer Sarıdemir, öğretmenler, öğrenciler ve yakınları katıldı.
EŞİNİN ARDINDAN BAKTI
Mehmet E.\'nin kendisi gibi öğretmen olan ve Dolbazlar İlkokulu\'nda sınıf öğretmeni olan eşi Hatice E., cenaze töreni sırasında yakınlarının yardımıyla güçlükle ayakta durdu. Eşinin cenaze namazını kılan Hatice E., önünden geçen tabuta uzun süre baktı. Vatandaşların katılımıyla eşinin defnedilen mezarına bakan Hatice E., oğlu Çağrı\'yla birlikte taziyeleri kabul etti.

Görüntü Dökümü
--------------
- Cenaze namazı hazırlıkları
- Dua edilmesi
- Cenazenin Hatice Erbaş\'ın önünden geçmesi
- Cenazenin defnedilmesi
- Hatice Erbaş\'ın oğluyla birlikte taziyeleri kabul etmesi

211 MB /// 01.54\"
HABER- KAMERA: Mithat ABAKAN/MANAVGAT, (DHA)

====================================================

6)TEFECİDEN ALDIĞI 6 BİN TL\'Yİ ÖDEYEMEDİĞİ İÇİN ÖLDÜRÜLMÜŞ

KOCAELİ\'nin Çayırova ilçesinde, nakliyeci 41 yaşındaki Murat Kepenek\'in bıçaklanarak öldürülmesi ile ilgili olarak 5 kişi gözaltına alındı. Murat Kepenek\'in tefeciden aldığı 6 bin TL\'yi ödeyememesi nedeniyle öldürüldüğü tespit edildi.  
Olay, geçen Perşembe günü gece saatlerinde Çayırova Akse Mahallesi 2407 Sokak\'ta boş bir arsada meydana geldi. İstanbul Pendik\'te inşaat dekorasyon firması adı altında tefecilik yaptığı iddia edilen 33 yaşındaki H.Ö.\'den 6 bin TL borç alan Murat Kepenek, borcunu ödeyemedi. Olay günü Murat Kepenek, Gebze Yeni Mahalle Mutlukent mevkiinde H.Ö. ve yanındaki 4 kişiyle borcu hakkında görüşmek için buluştu. Murat Kepenek, H.Ö. ve adamlarının bulunduğu otomobile bindi. Murat Kepenek araç içerisindeki kişilerin kendisini darp etmesi üzerine, Çayırova Akse Mahallesi\'nde seyir halindeki araçtan atlayarak kaçmaya başladı. Murat Kepenek\'i kovalayan kişiler, boş arsada yakalayarak 13 bıçak darbesi ile öldürdü.
Kocaeli İl Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri cinayet ile ilgili soruşturma başlattı. Bölgede bulunan güvenlik kameraları incelenerek aracın plakasını ve kişilerin kimliklerini belirledi. Polis, İstanbul Pendik ve Gebze\'de düzenlediği operasyonlarla H.Ö. ile yanındaki Ö.Ö.(25), Y.E.(35), H.S.(25) ve E.Ş.\'yi(30) gözaltına aldı. Ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda 2 adet ruhsatsız pompalı tüfek ve bunlara ait fişekler ele geçirildi.
Gözaltına alınan 5 zanlının kasten yaralama, gasp, tehdit, şantaj, uyuşturucu madde ticareti gibi suçlardan çok sayıda sabıka kayıtlarının olduğu öğrenildi. 5 kişi emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Gebze Adliyesi\'ne sevk edildi.

Görüntü Dökümü
----------------------
-Zanlıların asayişten çıkışı
-Detay

(Haber: Dinçer AKBİR-Kamera: Alişan KOYUNCU/İZMİT(Kocaeli),(DHA)

====================================================

7)CİNSEL İSTİSMAR\'DAN HÜKÜM GİYEN EŞLERİ İÇİN AF İSTEDİLER

EDİRNE\'nin Uzunköprü ilçesinde aynı kaderi paylaşan Türkan Çota ve Burcu Yılmaz, cinsel istismar suçundan hüküm giyen eşleri için af çıkarılmasını istedi. Her ikisi de 3\'er çocuk sahibi olan Çota ve Yılmaz, küçük yaşta imam nikahıyla evlendirildikleri eşlerinin bu nedenle hapis cezası almalarının adaleti sağlamadığını, aksine kendileri ile çocuklarının mağdur edildiklerini savundu. Uzunköprü ilçesinde yaşayan şuanda 24 yaşında olan Türkan Çota, 2007 yılında 13 yaşındayken imam nikahıyla o dönem 25 yaşında olan Aykut Çota ile evlendi. İlk çocuk doğduğunda hastane yönetiminin bildirmesi üzerine Aykut Çota hakkında eşine yönelik \'çocuğun cinsel istismarı\' iddiasıyla dava açıldı. Küçük yaşta evlenerek çocuk sahibi olan Çota çifti 2012 yılında resmi nikah yaptı. Bu süreçte 2 çocuğu daha olan Aykut ve Türkan çiftinin davası Yargıtay aşamasıyla birlikte yaklaşık 10 sene sürdü. Dört ay önce Aykut Çota\'ya verilen 8 yıl 4 aylık hapis cezası onaylandı. Tutuklanan Aykut Çota, Edirne Kapalı Cezaevine konuldu.

ERDOĞAN\'DAN YARDIM İSTEDİ

Eşinin tutuklanmasının ardından üç çocuğuyla birlikte ortada kaldığını ifade eden Türkan Çota, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan\'dan yardım isteyerek küçük yaşta evlendikleri için cezaevine konulan eşlerin serbest bırakılmasını istedi. Türkan Çota, \"Ben 13 yaşındayken evlendim ve eşime \'cinsel istismardan\' dava açıldı. Ben severek evlendim, bana hiç bir zaman kötü davranmadı. Yaklaşık 10 sene sürdü davamız ve sonunda 8 ay 4 aylık hapis cezası onaylandığı için tutuklandı. Dört aydır şimdi cezaevinde, bende 3 çocuğumla yalnız kaldım. Eşim başkasına cinsel istismarda bulunmadı, cinayette işlemedi. Sadece küçük yaşta bir cahillik ederek evlendik, çocuk sahibi olduk. Diğer cinsel istismar, tecavüz suçlarıyla ayrı tutulması gerekiyor. Bu konumda olan kocalara af getirilmesini istiyoruz. Böyle çocuklara mı bakacağım, para mı kazanacağım ne yapacağımı şaşırdım. Çocuklarım her gün babalarını soruyor, onlara artık cevap veremiyorum\" dedi.

\'14 YAŞINDA EVLENDİK, EŞİM 7 YIL CEZA ALDI\'

Edirne\'nin İpsala ilçesinde oturan Burcu Yılmaz (26) da eşi Umut Yılmaz (36) ile 14 yaşındayken evlendiğini ve 3 çocuk sahibi olduğunu söyledi. Küçük yaşta yaptığı evlilik nedeniyle eşinin \'cinsel istismar\' davasından 7 yıl hapis cezası alarak tutuklandığını anlatan Yılmaz, \"Ben eşimle 15 yaşındayken evlendim. Eşimle 3 çocuğumuz oldu ve 2009 yılında da resmi nikah yaptık. Eşim Umut Yılmaz hakkında küçük yaşta evlendiğimiz için dava açıldı ve sonunda 7 yıl 5 ay hapis cezası aldı. Yaklaşık 4 ay önce cezası onaylanınca cezaevine konuldu. Ben eşimi çok seviyorum, bir gün olsun bana kötü söz bile söylemedi. Şuanda eşim cezaevinde, ben dışarıda ekonomik olarak çok zorlanıyoruz. Eşlerimize af getirilmesini istiyoruz. Bir suç işlemediler, sadece küçük yaşta evlilik yaptığımız için cezaevindeler\" şeklinde konuştu.

\'KOMŞULARIN YARDIMLARIYLA YAŞIYORLAR\'

Cezaevinde bulunan Umut Yılmaz\'ın kardeşi Özgen Yılmaz da sadece küçük yaşta evlilik yapanlara af istediklerini belirterek, \"Bizler çocuk tecavüzcülerine, katillere af istemiyoruz. bunlar erken yaşta evlenmiş, çocuk sahibi olmuş, sadece onlar için bir düzenleme istiyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan\'dan yardım istiyorum. Erken yaşta evliliği bizde onaylamıyoruz ama o tarihlerde bir cahillik yaptılar ama cezaları çok ağır oldu. 10 yıl sonra gelen cezalarda aileler yıkım içinde, adeta yaşam savaşı veriyor. Çocuklar babasız büyüyor. İki ailenin de evleri kira, komşularının yardımıyla hayatlarını sürdürüyorlar\" dedi.

Görüntü Dökümü:
--------------------
-İki aile ve çocuklar
-Çocuklardan detaylar
-Türkan Çota ile röp.
-Evlilik cüzdanını göstermesi
-Burcu Yılmaz ile röp.
-Aykut Çota\'nın annesi ile röp.
-Özgen Yılmaz ile röp.
-Ailelerden görüntüler
-Eşlerinin fotoğrafları
-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Engin ÖZMEN/UZUNKÖPRÜ(Edirne),(DHA)- 
==================================================