Gündem

DHA YURT BÜLTENİ-5

1)KARŞILIKSIZ AŞK DEHŞETİ; ÖĞRENCİ SERVİSİNE POMPALIYLA ATEŞ AÇIP, İNTİHAR ETTİ(HABERİNE GÖRÜNTÜ EKİ) Görüntü Dökümü ------------------------- - Olay yerinden genel görüntü  - İntihar eden şahsın yakınının 'yalancılar' diye bağırması - Vatandaşlarla röp

19 Şubat 2018 15:12

1)KARŞILIKSIZ AŞK DEHŞETİ; ÖĞRENCİ SERVİSİNE POMPALIYLA ATEŞ AÇIP, İNTİHAR ETTİ(HABERİNE GÖRÜNTÜ EKİ)

Görüntü Dökümü
-------------------------
- Olay yerinden genel görüntü 
- İntihar eden şahsın yakınının \'yalancılar\' diye bağırması
- Vatandaşlarla röp.
- Servisin kırık camlarından detay
- Fırından genel ve detay görüntüler
- Olay yerindeki kalabalık ve polisten görüntüler
- İntihar eden şahsın yakınları
- Polislerin serviste inceleme yapması
- Kırık camlardan görüntüler
- Yerdeki cam kırıkları
- Detay görüntüler

SÜRE:02\'57\" BOYUT: 180 MB
Haber-Kamera: Çağlar ÖZTÜRK/ADANA,(DHA)

===========================================================

2)DUMLUPINAR FACİASININ TANIĞI PEKBEY: BENİM DE 11 SINIF ARKADAŞIM ŞEHİT OLDU

AFYONKARAHİSAR\'ın Sandıklı ilçesinde oturan, 81 denizcinin şehit olduğu \'TCG Dumlupınar\' denizaltı faciasının canlı tanıklarından emekli deniz astsubayı Mustafa Pekbey (86), \"Orada benim de 11 sınıf arkadaşım şehit oldu. Hepsi de gençti. 20- 21 yaşlarındaydılar. Çoğu nişanlıydı. Nur içinde yatsınlar\" dedi. 
Sandıklı\'da oturan 3 çocuk babası emekli deniz astsubayı Mustafa Pekbey, \'Sultanhisar\' adlı torpido botta görev yaptığı sırada; 4 Nisan 1953 tarihinde Çanakkale Boğazı Nara Burnu açıklarında \'Naboland\' adlı İsveç yük gemisiyle çarpışan ve 81 denizcinin şehit olduğu TCG Dumlupınar denizaltısına kurtarma için gittiklerinde yaşadıklarını anlattı.
\'YAVUZ GEMİSİ\'NDE 6 AY KURS GÖRDÜM\'
İlkokulu bitirdikten sonra Deniz Astsubay Okulu\'na gittiğini söyleyen Mustafa Pekbey, \"1 yıl sonra tatile geldim. Beyaz elbiseyle gezdim. Babamın oturduğu kahvenin önünden geçmişiz. Bana bakıyorlar ve \'Bu ak urbalı kim, yoksa yanık kışlaya palyaço mu geldi\' demişler. Babamın da zoruna gitmiş. \'Palyaço mu oldu benim çocuğum\' diyerek kızmış. Bana akşam üzeri \'Bu ak urbayı bir daha giyme\' dedi. Derken mezun olduk. İlk görevimiz muhriplere (Torpido, top ve denizaltılara karşı silahlarla donatılmış, küçük, hızlı giden savaş gemisi, destroyer) düştü. Yavuz Gemisi\'nde de 6 ay kurs gördüm\" dedi.
\'11 ARKADAŞIM ŞEHİT OLDU\'
Daha sonra \'Sultanhisar\' adlı torpido botta görev yapmaya başladığını kaydeden Mustafa Pekbey, 4 Nisan 1953 günü Dumlupınar denizaltısının batışına canlı şahitlik yaptığını söyledi. Mustafa Pekbey, \"Dumlupınar denizaltısı tatbikattan dönerken \'Naboland\' gemisiyle çarpıştı. Gece saat 3\'te. Hemen bize görev verdiler. 3 ya da 4 saat sonra Çanakkale Eceabat\'a yetiştik. Baktık, şamandırayı bulduk. Aşağıdan kurtarma şamandırası fırlatmışlar. Onun içinde telefon var. Telefonla konuştuk. Orada benim 11 sınıf arkadaşım şehit oldu. O arkadaşlarımdan Selami Özben, İstanbul Şehremini\'dendi. O arkadaşıma telefonla \'Siz kimsiniz?\' dedim. \'Selami Özben\' dedi. Ben de \'Sultanhisar\'dan Mustafa Pekbey\' dedim, \'Durumunuz ne?\' dedim. \'20 asker ve ben torpido dairesinde kaldık. Öbür bölmelerden haberimiz yok\' dedi. \'Kurtarma gemisi geldi mi?\' diye sordu. \'Geldi şimdi üzerinizde çalışma yapacaklar. Dalgıçlar geldi. Biz getirdik. İnşallah kurtulacaksınız\' dedim. \'Kurtulamazsak vatan sağ olsun\' dedi. Şehit oldular. Hepsi de gençti. 20- 21 yaşlarındaydılar. Çoğu nişanlıydı. Bazılarının elbiseleri terzide kaldı. Aldıkları maaş ceplerinde kaldı. Nur içinde yatsınlar. Eceabat\'ı geçerken deniz suyuyla abdest alır, dua okurdum\" diye konuştu.
İSMET İNÖNÜ İLE ANISINI ANLATTI
1963 yılında Heybeliada\'daki Deniz Harp Okulu\'nda görev yaptığını da anlatan Mustafa Pekbey, 2\'nci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile yaşadığı bir anıyı söyle aktardı:
\"İsmet İnönü\'nün Heybeliada\'da yazlık evi var. Hanımıyla beraber o zaman, her zaman aramızdaydı. İnönü, Deniz Harp Okulu\'nun nizamiye kapısından mecburen geçerdi. Başka yolu yok. Biz sanki söylenmiş gibi, emir verilmiş gibi hep beraber selam dururduk. O da \'rahatsız olmayın çocuklar\' derdi. Tonton bir adamdı. Heybeliada\'nın rıhtımında eşi Mevhibe hanımla gezerken yanlarına yaklaşıp selam verdim. Kendisine \'Çocuklarım, elinizi öpmek istiyorlar\' dedim. \'Gelsinler, gelsinler\' dedi. Daha sonra çocukları götürdüm, elini öptüler. Çocuklara \'Bakın bu anı unutmayın. Hatıra olur\' dedim.\"

Görüntü dökümü
--------------
- Mustafa Pekbey kızlarının aldığı madalyaları gösterirken
- Mustafa Pekbey subaylık döneminde 
- Mustafa Pekbey\'in deniz altını kurtarmaya gittiği gemi ve askerlerinin fotoğrafları
- RÖP: Mustafa Pekbey

424 MB /// 06.57\"
( HABER- KAMERA: Ahmet DAĞLI/SANDIKLI (Afyonkarahisar), (DHA)

=================================================================

(ÖZEL)
3)MİLLİ ATLETİN ŞAŞIRTAN BAŞARI HİKAYESİ
 
Bulgaristan\'da 2015 yılında düzenlenen Dağ Kros Yıldızlar Şampiyonası\'nda dünya üçüncüsü olan milli atlet Gülcan Palavan, şampiyonalara hayvancılık, garsonluk ve gazete dağıtıcılığı yaparak hazırlanıyor. Tek hayalinin koşmak ve üniversite okumak olduğunu söyleyen Palavan, Türkiye\'yi şampiyonalarda en iyi şekilde temsil etmeyi hedefliyor
Ardahan\'ın Göle ilçesine bağlı Samandöken köyünde, 7 çocuklu ailenin 5\'inci çocuğu olarak dünyaya gelen milli atlet Gülcan Palavan (18), hayvanlara bakıyor, garsonluk ve gazete dağıtıcılığı yapıyor. Üniversite okumak isteyen Palavan, Türkiye\'yi, şampiyonalarda en iyi şekilde temsil etmeyi hedefliyor.
Milli atlet Gülcan Palavan, ilkokul beşinci sınıfta okuduğu sırada, okulda düzenlenen koşu yarışlarında antrenör Halil İbrahim Yılmaz\'ın dikkatini çekti ve atletizme yönlendirildi. Çok sayıda ilde müsabakalara katılan ve bütün yarışlardan dereceyle evine dönen Palavan, son olarak 2015 yılında, Bulgaristan\'da düzenlenen \'Dünya Dağ Kros Yıldızlar Kategorisi\'nde dünya üçüncüsü oldu. Palavan, bu süreçte ailesiyle birlikte yaşamaya devam etti.
Liseden geçen yıl mezun olan Gülcan Palavan, sabah erken kalkarak, ailesiyle birlikte ahırdaki hayvanlara yem ve su veriyor, ardından spor kıyafetlerini giyip, 13 kilometrelik yolu koşarak, köyünden Göle ilçe merkezine ulaşıyor. Palavan, ilçe merkezine vardığında ise önce yerel gazetenin dağıtımını yapıyor, daha sonra garsonluk yaptığı restoranın yolunu tutuyor. Milli atlet, bir yandan da üniversite sınavlarına hazırlanıyor.
\"TEK HEDEFİM, KOŞMAK VE TÜRKİYE\'Yİ TEMSİL ETMEK\"
Katılacağı şampiyonalara soğuk havada, karlı köy yollarında antrenman yaparak hazırlanan Gülcan Palavan, Doğan Haber Ajansı\'na (özel) yaptığı açıklamada şunları söyledi;
\"Ben, bu köyde doğdum, büyüdüm ve burada koştum. Dağda, babamla beraber çobanlık yaparak, büyüdüm. Hayvanların peşinden koştum. Tek hedefim, koşmak ve Türkiye\'yi temsil etmek. Spora beşinci sınıftayken, başladım. Beni, antrenörüm Halil İbrahim Yılmaz keşfetti. Onunla beraber koştuk ve antrenmanlar yaptık. 2015 yılında, Bulgaristan\'da dünya üçüncüsü oldum. Bunun devamı da gelecek inşallah. Türkiye genelinde, çok sayıda derecelerim var. Bundan sonraki hedeflerimin başında üniversite okumak geliyor. Bunun için dershaneye gidiyorum. Antrenmanlarım devam ediyor. Aynı zamanda aileme yardımcı oluyorum. Yazın babamla beraber çobanlık yapıyorum. Kendi harçlığımı çıkarmak için lokantada garsonluk yapıyorum, gazete dağıtıyorum\" diye konuştu. 
\"ÇOCUKLARIMLA GURUR DUYUYORUM\"
Kızının başarısıyla gurur duyduğunu ve sürekli onun için dua ettiğini belirten anne Sakine Palavan (44) ise, \"Önce eşimle sonra çocuklarımla her zaman gurur duyuyorum. Çocuklarıma çok dua ediyorum. Önce milletime, sonra kendi çocuklarıma çokça dua ediyorum\" dedi.
Kız kardeşinin başarıyı sevdiğine ve azimli yapısı olduğuna dikkat çeken abla Meryem Palavan da gurur duyduğunu belirttiği kardeşinin ileride çok güzel yerlere geleceğini söyledi. 
\"HEM KOŞACAK HEM OKULUNU DEVAM ETTİRECEK\"
Gülcan Palavan\'ın antrenörü Halil İbrahim Yılmaz ise, \"Gülcan, Samandöken köyünde, seçmeler sonucunda spora kazandırdığımız bir sporcu. Daha sonrasında çok iyi şeyler yaptı. 2015 yılında, Bulgaristan\'da düzenlenen \'Dünya Dağ Kros Şampiyonası Yıldızlar Kategorisi\'nde dünya üçüncüsü oldu. Gülcan\'dan sadece bir beklentimiz var; hem koşacak hem okulunu devam ettirecek\" şeklinde konuştu.

Görüntü Dökümü
------------------------:
- Palavan\'ın ahırdaki hayvanları suya götürmesi ve hayvanlarla ilgilenmesi
- Palavan\'ın hayvanları sularken konuşması
- Spor kıyafetlerini giyinip antrenmana çıkması
- Koşması
- Bir köpeğin saldırısından korunmak için elektrik direğine çıkması
- Palavan\'ın annesi Sakine Palavan\'ın konuşması
- Kız kardeşinin konuşması
- Ailesinin Palavan\'a sarılmaları
- Palavan\'ın gazete dağıtması
- Restoranda garsonluk yapması
-Spor hocası Halil İbrahim Yıldız\'ın konuşması
- Gülcan Palavan\'ın konuşması

Haber-Kamera:Deniz BAŞLI-Dinçer AKTEMUR/ARDAHAN, (DHA)
==================================================

(ÖZEL)
4)EFSANEVİ AYGIR GÖLÜ TURİZME KAZANDIRILACAK

KARS\'ın Susuz ilçesindeki Aygır Gölü\'nün turizme kazandırılması için Belediye Başkanı Murat Uray, kolları sıvadı. Gölden gelen at kişnemesi sesi ve aygırın 10 yılda bir gölde görüldüğü efsanesinden adını alan göl, volkanik kayaçlar üzerinde oluşmuş lav set gölü özelliği taşıyor. Başkan Uray, yerli- yabancı turistleri gölü görmeye davet ederek, \"Gölümüzü turizme kazandıracağız\" dedi. 
Aygır Gölü, Kars merkeze 20, Susuz ilçesine ise 10 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Kars- Göle yolu üzerinde, Susuz ilçesinin batısında yer alan tatlı su gölü Aygır\'ın isminin nereden geldiği kesin olarak bilinmiyor. Gölden at kişnemesi seslerinin geldiği ve eski zamanlarda aygırın sudan çıkıp, görüldüğü rivayet edilirken, gölün de ismini bu efsaneden aldığı belirtiliyor. Aygır Gölü, 50 kilometre uzaklıkta bulunan Çalı Gölü gibi volkanik kayalar üzerinde oluşmuş lav set gölü olma özelliği taşıyor. Zemininde tatlı su kaynakları bulunan gölde, bahar aylarında eriyen karlarla su hacmi yükseliyor. Su potansiyeli oldukça yüksek olan göl, önemli doğa alanları arasında yer alıyor.
Çevresinde platoların bulunduğu Aygır Gölü, aynı zamanda kadife ördeğin de üreme alanı olarak biliniyor. Zengin balık potansiyeline sahip gölün çevresinde dik tepeler bulunuyor. Gölün derinliğinin kıyıdan itibaren hızla artması nedeniyle yamaçlarındaki bitki çeşitliliği fazla olmuyor. Yer yer saz ve hasır otu grupları görülse de çevresindeki sulak alan ekosistemi zayıf gölde, yüksek dağ çayırları ön plana çıkıyor. Bu durum ise alandaki kuş ve bitki çeşitliliğini etkiliyor. AYGIR GÖLÜ, KIŞ FESTİVALİNE HAZIRLANIYOR
Susuz Belediye Başkanı Murat Uray, alanı 2 bin 941, denizden yüksekliği ise 2 bin 300 metrekare olan volkanik set gölü Aygır\'ın kent merkezine yakınlığına dikkat çekti. Uray, yerli- yabancı turistlerin uğrak noktası haline getirmeyi planladıkları gölün turizme kazandırılmasının önemine değindi. Yaz aylarında festivallerin yapıldığı ve piknik alanı olarak da kullanılan gölde, balıkçıların tekneleriyle avlandıklarını anlatan Uray, kışın atlı kızak ve buzda balık gibi birçok etkinlik yapmayı planladıklarını anlattı. Başkan Uray, şöyle konuştu: 
\"Aygır Gölü, birçok imkanı sunmakta. Kars\'a yakınlığı, Kars- Göle kara yolu üzerinde olması, araç parkına müsait olması gibi birçok kolaylığı sağlayan gölün tanınmasını istiyoruz. Belediye ve kaymakamlık olarak üzerimize düşenin fazlasını yapacağız. Turistlerimizi gölümüzü görmeye bekliyoruz. Aygır Gölü, kendi kaynağından oluşmaktadır ve suyu da içebilmekte. Çok çeşitli balıkları da bu suda bulunmakta. Kış aylarında buzu kırıp, balık tutabiliyoruz. Bu göl, ova şeklini andırıyor ve Çıldır Gölü\'nden daha yüksek seviyede buz tutuyor. Kış şartlarında bir festival hazırlığımız var. Buz üzerinde çeşitli etkinlikler yapacağız. Gölün suyu yer altından çıkan kendi kaynağından oluşuyor. Suyu ne azalıyor ne çoğalıyor. Göle yakın Gölbaşı köyü de adını gölden alıyor. Göle yolu üzerinde Kars\'a en yakın bir bölgede bulunuyor. Bu gölün hızlı şekilde turizme kazandırılması gerek. Bu gölün tanıtılması ilçemize de katkı sağlayacaktır. Göl, şu an tamamen buz tutmuş, Teknelerimizde göl üzerinde duruyor. Burada etkinliklerimiz daha iyi olacaktır. Zamanla da yarışmaya gerek kalmıyor; çünkü Kars\'a çok yakın. Doğa güzelliği de çok etkili. Eskiden gelen bir efsane var. İlkbahar aylarında 10 yılda bir aygırın görüldüğü söyleniyordu. Geçmişten günümüze kadar bu söylenti geldi. Göl, bu nedenle Aygır Gölü ismini almıştır. Gece saatlerinde de at kişnemesi sesi duyuyorlarmış.\"

Görüntü Dökümü
-----------------------------
-Belediye Başkanı Murat Uray\'ın konuşması
-Göldeki tekneler
-Gölden detaylar
-Buz altından gene balık sesleri

(Haber-Kamera: Bedir ALTUNOK / KARS, (DHA)
 253 MB - 4 DK 41 SN -

======================================================

5)LAPA LAPA KAR YAĞIŞI ALTINDA KAN BAĞIŞI KUYRUĞU

ERZURUM merkez Aziziye Belediye Başkanı Muhammed Cevdet Orhan, çalışanlarla birlikte Kızılay\'ın kan bağışı kampanyasına katıldı. Belediyenin kadın ve erkek personeli kampanyanın düzenlendiği nikâh sarayının önünde lapa lapa yağan kara rağmen uzun bir kuyruk oluşturdu.Termal kaplıcaları ile ünlü Aziziye Belediyesi, Türk Kızılay\'ı ile örnek bir çalışmaya imza attı. Belediye hizmet binasının alt katındaki nikâh salonunda düzenlenen, \"Bir kan 3 can\" kampanyasına belediye personeli yoğun ilgi gösterdi. Lapa lapa yağan kara rağmen uzun bir kuyruk oluşturan belediye personeli vatandaşlık görevini yerine getirdiklerini söyledi. Kızılay\'ın kan bağışı kampanyasına her zaman destek olduklarını ifaden eden Aziziye Belediye Başkanı Muhammed Cevdet Orhan, bunun toplumsal sorumluluk adına yapılması gereken en önemli çalışmalardan biri olduğunu söyledi. Bağışta bulundukları kanların hastanelerde bekleyen bütün hastalara şifa olmasını dileyen Orhan şunları söyledi:
\"Belediye olarak bu tür sosyal faaliyetler çerçevesinde yapmış olduğumuz güzel çalışmalardan birisi. Bu tür kampanyaların desteklenmeli. İnşallah bu da bu farkındalığı oluşturmak adına yapmış olduğumuzu güzel bir çalışma olur. Burası belediyenin nikâh salonu. Özellikle bu programı yapmak için herhangi bir nikâh programı almadık. Önemli olan mutlulukların yaşanmış olduğu bu salonda farklı bir mutluluğun yaşanması. Şu an kan bağışında bulunuyoruz. Ümit ediyoruz ki, bulunmuş olduğumuz bu bağış ihtiyacı olan bir hastamıza iyi bir şekilde fayda sağlar. Bu da bizi tabiki de mutlu ediyor.\"
Kızılay personeli ise Aziziye Belediye Başkanı Muhammet Cevdet Orhan ve çalışanlarına duyarlılıklarından dolayı teşekkür etti.

Görüntü Dökümü
--------------------------
-Belediye önünde kan bağışı için sıra bekleyen personel
-Kar yağışı altında bekleyen belediye personeli
-Nalan dövenci ile röp 
-Belediye personeli bayan ile röp
-Belediye başkanının salona gelmesi
-Muhamet Cevdet Orhanın kan vermesi
-Muhamet Cevdet Orhan ile röp

Haber: Turgay İPEK - Kamera: Zafer KUMRU / ERZURUM,(DHA)

 (SÜRE: 03.42 BOYUT: 414 MB)