Gündem

“Demirtaş ve Abdullah Zeydan’a işkence yapılıyor”

HDP'li Beştaş: Türkiye ve dünya kamuoyu tarafından yakından izlenmektedir!

07 Aralık 2016 01:04

HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile Hakkâri Milletvekili Abdullah Zeydan'ı tutuklu bulundukları cezaevinde ziyaret etti. Beştaş, Demirtaş ile Zeydan'ın aynı koğuşta kalmalarına izin verilmemesine tepki gösterirken “Tecrit bir işkencedir ve şu anda milletvekilimize ve eş genel başkanımıza açıkça, alenen işkence yapılmaktadır. Ve bu Türkiye ve dünya kamuoyu tarafından yakından izlenmektedir" dedi.

“İşkence yapılıyor”

Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan ziyaret izni aldıktan sonra cezaevine girmeden önce açıklama yapan Meral Danış Beştaş, şunları söyledi: 

"Bugün milletvekilleri ve avukat arkadaşlarımız, Edirne il yönetimimize birlikte Eş Genel Başkanımız Selahattin Demirtaş'ın cezaevindeki koşullarıyla ilgili buradayız. Maalesef eş başkanımız hala Edirne F Tipi Cezaevi'nde, tek başına tecrit altında tutuluyor. Diğer Hakkâri milletvekilimiz Abdullah Zeydan aynı cezaevinde olmasına rağmen ikisinin de birlikte kalma konusunda başvuru yaptığı konuda ret kararı verildi. Bu tümüyle mevzuata Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına aykırı bir durumdur. Tecrit bir işkencedir ve şu anda milletvekilimize ve eş genel başkanımıza açıkça, alenen işkence yapılmaktadır. Ve bu Türkiye ve dünya kamuoyu tarafından yakından izlenmektedir. Şu anda Türkiye'nin AB'ye giriş süreçlerinde karşılaştığı en ciddi problemlerinden biri demokratik siyaset yürütücülerinin bu şekilde tutulmasıdır. İnfaz hakimliğine avukat arkadaşlarımız başvurumuzu yaptık, başsavcıyı da ziyaret ettik, görüştük. Şimdi de cezaevine müdürle görüşmeye gideceğiz.”

“Bu yanlıştan dönülmesi gerekiyor”

Beştaş, Demirtaş'ın yazdığı mektupların cezaevi yönetimince kısıtlandığı, mektuplar konusunda da bir başvuruları bulunduğunu ifade ederken şöyle konuştu:

"Aslında 3 konu hakkında başvurumuz vardı, bir tanesi de mektuplarla ilgili. Sayın Demirtaş'ın grup toplantısı konuşması bile verilmedi, sansür edilerek iki hafta sonra verildi. Yine Avrupa'daki parlamenterlere yönelik yazıları verilmedi. Gazetelerin röportaj istemlerine karşı vermiş olduğu yanıtlar verilmedi. Yani her anlamda bir tecrit, kısıtlama ve hukuksuzluk uygulanıyor. Bunlar kabul edilebilir meseleler değil. Türkiye'nin üçüncü büyük partisinin eş genel başkanının işkence altında tutulması, bu kadar kısıtlanması Türkiye'ye hiçbir yarar sağlamaz ve bun an önce bu yanlıştan dönülmesi gerekiyor."