Ekonomi

Davutoğlu serbest piyasaya dönüş vadediyor, ekonomide mahcup öz eleştiri yapıyor

06 Ocak 2020 15:28
Barış Soydan

Yağmurlu, karanlık, berbat bir İstanbul sabahı… Geleceği konuşmak için kötü bir gün. Ama Gelecek Partisi’nin ekonomi toplantısı bugün. Acele adımlarla Marriott Otel’e doğru yürüyorum. Şişli’nin göbeğine bu kadar yüksek bina dikebilmiş olmanın ilginç bir hikâyesi olmalı. Neyse, bu başka ve uzun bir hikâye…

Gelecek Partisi’ni duymuşsunuzdur, Davutoğlu’nun partisi… Gelecek Partisi’nin ekonomi kurmaylarının gazetecilerle bir araya geldiği salondan ilk izlenim: Bir siyasi parti toplantısına değil de, Türkiye Bankalar Birliği’nin toplantısına gelmiş gibiyim. İktidarın hışmına uğrayan bankacılar Kerim Rota, Serkan Özcan ve başkaları... Gelecek Partisi’nin ekonomi takımında yer alıyorlar...

Gelecek Partisi’nin ekonomi kurmayları masaya geçiyor:

-Genel Başkan Danışmanı İbrahim Turhan,

-Hazine ve Maliye Politikaları Başkanı Serkan Özcan,

-Hazine ve Maliye Politikaları Başkanlığı üyesi Kerim Rota,

-Ticaret Politikaları İzleme Grubu Başkanı Mustafa Mente.

Kerim Rota’yı, T24’te yaptığımız röportajlardan ve Paraanaliz.com’daki yazılarından tanıyor olmalısınız. Bir dönem Akbank’ın genel müdür yardımcılığını yapmıştı. Serkan Özcan Odeabank eski genel müdür yardımcısıydı. Gelecek Partisi’nin ekonomi takımının lideri İbrahim Turhan ise Borsa İstanbul’un genel müdürüydü.

Yazının buraya kadar olan kısmı ekonomi yazısından çok cemiyet yazısı gibi oldu, artık fikirlere gelelim: Gelecek Partisi, serbest piyasa ekonomisine tavizsiz dönüşten yana. Partinin Hazine ve Maliye Politikaları İzleme Grubu’nun Başkanı Serkan Özcan’ın sözleriyle: “Çözüm piyasa ekonomisine bağlı kalmakta. Çözüm iyi yönetişimde, kartelleşmeyi, tekelleşmeyi engellemekte...”

Bu sözleri dinleyince aklıma şu soru geliyor: Babacan da aynı şeyleri söylemiyor mu? Öyleyse neden ayrılar? Ortada iki ayrı partinin varlığını gerekli kılacak hangi fikir ayrılığı var? Görünen o ki, Davutoğlu ve Babacan’ın ekonomide hiçbir farkı yok...

Serbest piyasacı olmak, uygulanan ekonomi politikalarının toplumsal sonuçlarını umursamadıkları anlamına gelmiyor. Aksine, Gelecek Partisi bu konuda AKP’ye çok sert eleştiriler getiriyor. Serkan Özcan’dan dinleyelim:

"Bugün Türkiye’nin en zengin yüzde 10’u, yani 8 milyon kişi, Avrupa koşullarında yaşıyor. En alttaki yüzde 20, yani 16 milyon kişi, Bangladeş koşullarında!"

Bu manzaranın sorumlusu kim?  Serkan Özcan’a göre ekonomik krizin sorumlusu Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’tan başkası değil.

İyi de ekonominin içinde bulunduğu durumda, AKP’nin geçmiş yöneticilerinin ve bu arada eski Başbakan ve Gelecek Partisi’nin lideri Ahmet Davutoğlu’nun hiç mi payı yok?

Söz alıp bu soruyu soruyorum:

“Gelecek Partisi yeni bir parti ama Ahmet Davutoğlu ve diğer yöneticilerin AKP’de kişisel geçmişleri var. Özeleştiri yapmayacak mısınız? En azından geçmişte yapılan hatalardan çıkardığınız derslere dair birkaç cümle söylemeyecek misiniz?”

Bu soruyu İbrahim Turhan yanıtlıyor:

”Öz eleştiri mutlaka yapmamız gerekir. Öz eleştiri yapmayan insan hata yapar. Ama Sayın Davutoğlu’nun Başbakanlık yaptığı dönemde, ekonomik göstergelerde bir iyileşme olduğu görülüyordu. İşsizlik, gelir dağılımı, enflasyon konularında Türkiye olumlu bir yönde ilerliyordu. Türkiye çağdaş uygarlık hedefine doğru ilerliyordu. Sayın Davutoğlu’nun döneminde hayata geçen 10. Kalkınma Planı bu konuda çok önemli tespitler yapıyor ve çözüm önerileri barındırıyordu. Plan, 25 alanda yapısal reform ve dönüşüm içeriyordu. Sayın Davutoğlu, ekonominin hafriyat, rezidans, AVM rant üçgenine teslim olmasını önlemek için bir yasa tasarısı hazırlamıştı. Siyasette şeffaflık ve etik yasaları da yine onun döneminde hazırlandı. Ama hepimizin bildiği gibi Sayın Davutoğlu bir saray darbesiyle görevden uzaklaştırıldı. Görevden ayrılmasında bu yasaların etkisi vardı, diye düşünüyorum.”

Gelecek Partisi’nin ekonomide en çok önem verdiği konu, başta Merkez Bankası, kurumların bağımsızlığının sağlanması. “Merkez Bankası’nın rezervlerini Merkez Bankası mı yönetiyor, yoksa artık başkaları mı? Biz, rezerv yönetiminin Merkez  Bankası’nın elinde olmadığını düşünüyoruz” diyor Kerim Rota. Rota, verilerin Merkez Bankası’nın rezervlerinin bugünkünden 15-16 milyar dolar fazla olması gerektiğini gösterdiğini de söylüyor. Yine Rota’ya göre piyasada şu anda olması gerekenden yaklaşık 30 milyar dolar az para var… Altı dolu, verilere dayalı, yenilip yutulması zor eleştiriler…

Gelecek Partisi’ne göre çare, biraz önce belirttiğim gibi Merkez Bankası’nın tam bağımsızlığının sağlanması. Aslında ekonominin hemen her alanında Gelecek Partisi’nin vaadi, iktisat kitaplarında yazan “doğrulara” dönmek. Serkan Özcan şöyle diyor: “Bugün Merkez Bankası dediğimizde etkin rezerv yönetimini değil bağımsızlığı konuşuyoruz. Yani sorun çok temel meselelerde… Çözüm, Merkez Bankası’nın bağımsızlığının sağlanmasında. Merkez Bankası’nın görevi fiyat istikrarını sağlamaktır! Faizi düşürmediği zaman değil enflasyonu düşürmediği zaman hesap sorun.”

Ümit Akçay’la T24’teki canlı yayınımıza yetişmek için Gelecek Partisi toplantısından ayrılıyorum.

Bugünkü toplantıdan çıkardığım üç sonuç:

Kerim Rota, İbrahim Turhan, Serkan Özcan gibi isimlerin varlığı, Gelecek Partisi’ni ekonomide çok ciddiye alınır bir parti haline getiriyor. AKP’ye yönelttikleri eleştirilere kulak vermemek mümkün değil.

Davutoğlu ve diğer kurucuların AKP’deki dönemlerine ilişkin öz eleştirileri yetersiz. Bunu yapmadıkça AKP seçmeni olmayanlardan oy almaları çok zor.

İstanbul’un kışı, yağmuru, çamuru çekilmiyor.