Gündem

Davutoğlu: Bugün bayram günüdür, gelin bari bugün bu sevinci paylaşın

101 gün sonra serbest bırakılan rehinelerle Ankara'ya gelen Başbakan Davutoğlu burada bir açıklama yaptı

20 Eylül 2014 15:29

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ankara Esenboğa Havalimanı'nda IŞİD'in elinde 101 gün alıkonulduktan sonra bu sabah saatlerinde serbest kalan Musul Başkonsolosluğu personelleri ile rehinelerle birlikte bir otobüsün üzerinden vatandaşlara hitap etti. ''Güvenlik birimlerimiz, TSK'mız, emniyet teşkilatımız hep beraber çalıştılar'' diyen Davutoğlu, ''Bugün bir bayram günüdür. Gelin bari bugün bu sevinci paylaşın. Bir kere de bu millet ne hissediyorsa onu hissedin. Bu milletle sevinin, bu milletle ağlayın'' ifadelerini kullandı.

Davutoğlu'nun açıklamalarından satırbaşları şöyle:

 

‘Bugün bayram günü’

 

Allah'a hamd olsun. Hepinizi şükür ile selamlıyorum. Bugün bir bayram günüdür. Bugün bütün bir milletimiz için bayram günüdür. Üç ayı aşkın bir zamandır, gece ve4 gündüz onları hayal ettik. Rüyalarımıza girdiler. Hep onlarla düşündük, onlarla uyuduk, onlarla kalktık. Çocuklarımızı okşadığımızda, cumhurbaşkanımızla birlikte onları düşündük. Deniz'i, Ela'yı düşündük. Öztürk kardeşim ve ekibi vakur ve metin bir şekilde beklediler. Baş eğmediler. Dimdik durdular. Neyi temsil ettiklerinin bilinciyle hareket ettiler. Hepsini alınlarından öpüyorum, kucaklıyorum.

 

‘Güvenin dedik güvendiler’

 

Bazılarını bizzat ben aradım, bazılarını arkadaşlarım aradı. Söylediğimiz tek şey şuydu, sabredin, provokasyona gelmeyin. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne güvenin dedik, güvendiler. Onlar biliyorlardır ki yurt dışında bayrağı dalgalandıranların bir bedeli olur. Bundan hoşlanmayanlar, bazen bazı çalışmaların içine girerler. Ama onlar biliyorlardı ki, o devletin sahibi aziz milletimiz onları hiçbir zaman yalnız bırakmayacaklardı. Bu zaman zarfında, ailelerimizi provoke etmek için çok çalışanlar oldu.

 

‘Şimdi konuşma vakti’

 

Dediler ki bunlar seçim malzemesi olarak kullanılacak, dediler ki bunlar cumhurbaşkanlığı seçimi için değerlendirecekler. Gizli bir iş birliği var dediler. Ama şu manzara ve sizlerin oluşturduğu bu güzel manzara, dünyaya ve provokatörlere gösterdi ki, bu devlet kendi vatandaşının bir tek saç telini bile dünyaya ve aleme değişmez. Onların bir tek saç teline zarar gelmesinden ise bütün makamları terk ederiz, mevkilerden fedakarlık ederiz canımızdan dahi fedakarlık ederiz ki tek bir vatandaşın kılı bir incinmesin. Onlar bu ailelerin acısını paylaşmaya hazır değillerdi. Onlar bu ailelerin acıları üzerinden siyasi operasyon yapmaya kalktılar. Şimdi konuşma vakti.

 

‘Bugün maskeler indi’

 

Bugün maskeler inmiştir. Aziz milletimize teşekkür ediyorum. Öylesine aziz bir millet ki bu millet, emin olun ki bütün bu süre içinde mesajlarımız durmadı, tweetlerle değişik mesajlarla. Türkiye'nin her bir kesiminden 'merak etmeyin sayın başbakanımz' diye, hep şunu dediler 'gece ve gündüz dua ediyoruz, sağ salim gelecek' dediler. Gece yarısı kalkıp bu kardeşlerimiz için secdeye kapananları biliyorum, onların alınlarından öpüyorum. Allah onlardan razı olsun.

 

‘Gece-gündüz yüreğimiz ağladı’

 

Gelin bari bugün bu sevinci paylaşın. Bir kere de bu millet ne hissediyorsa onu hissedin. Bu milletle sevinin, bu milletle ağlayın. Onlara bu çağrıyı yapıyoruz. Biz 100 gün, gece gündüz yüreğimiz ağladı. Bir an bile gözlerimizin önünden bu kardeşlerimiz gitmedi.

 

‘Başbakan olarak bir kez daha alnından öpüyorum’

 

Ben Öztürk beyi, Musul'a gönderen Dışişleri Bakanı olarak, şimdi de Başbakan olarak bir kez daha alnından öpüyorum. Sayın cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum. Öztürk beyin hanımıyla görüştük. Onların çocuklarını kendi çocuklarımız gibi öptük. Onların kokusunda Musul'daki kardeşlerimizin kokusunu duyduk.

 

‘MİT'e teşekkür ediyorum’

 

Yine bütün güvenlik birimlerimize teşekkür ediyorum. Gece gündüz çalıştılar. Dışişleri camiasına teşekkür ediyorum. Onların vatan aşkına saygı duyuyorum. Yine özel hareket mensubu kardeşlerimizin üzerinden emniyet mensuplarımıza teşekkür ediyorum. Onlar da kardeşlerinin, meslektaşlarının ailelerine öyle yakın sahip çıktılar ki, bir aile olduğumuzu gösterdiler ve bugün gece saat, günlerdir süren çalışamlar sonrasında, 11 sularında bu kurtarma çalışması nihai aşamasına gelmişti. Aylardır bugünler için çalıştık. Son derece fedakar şekilde gayret sarf eden, MİT mensuplarına da teşekkür ediyorum ki onlar hakkında, başta Müsteşarımız olmak üzere, karanlık komplolar tertip edildiğini hepiniz biliyorsunuz.

 

‘Güvenlik birimleri, TSK ve emniyet birlikte çalıştı’

 

Güvenlik birimlerimiz, TSK'mız, emniyet teşkilatımız hep beraber çalıştılar. Bu mutluluğu paylaşıyoruz. Öyle isimsiz kahramanlar var ki, yüzünü hiçbir zaman görmeyeceğiniz, tanımayacağınız öyle isimsiz kahramanlar var ki, o isimsiz kahramanları selamlıyorum. Allah onlardan razı olsun. Ve onlara diyorum ki sizler bu millet adına hareket ettiniz, bu millet adına hareket ettiğiniz için, her bir kardeşimin hukukunu koruyacağız.