Dünya

Çin’de koronavirüs yüzünden karantina altına alınan Vuhan kentinde iki gazeteci nasıl kayboldu?

Vuhan’dan videolar ve fotoğraflar paylaşarak son durumu aktarıp “gerçeği duyurmak istediklerini” söyleyen yurttaş gazeteciler, bir süredir kayıp

14 Şubat 2020 12:24

Çin'de Covid-19 adı verilen koronavirüs yüzünden karantina altına alınan Vuhan kentinden videolar ve fotoğraflar paylaşarak son durumu aktaran, "gerçeği duyurmak istediklerini" söyleyen iki gazeteci, bir süredir kayıp.

İnternetteki sosyal medya ve diğer platformlarda fotoğraf, video ve insan hikayeleri paylaşan yurttaş gazeteciler, karantinaya alınarak giriş çıkışların yasaklandığı, koronavirüsün ortaya çıktığı yer olan Vuhan'da ortadan kayboldu.

Fang Bin ve Chen Qiushi'nin internette paylaştığı videoları kısa zamanda binlerce kişi takip etmeye başladı. Ancak bir süredir kanalları aktif değil, yeni bir paylaşım yapılmadı.

Fang Bin hakkında ne biliyoruz?

Vuhanlı iş insanı Fang Bin, ilk olarak 25 Ocak'ta "buradaki gerçek durumu aktarmak için elinden gelenin en iyisini yapacağına söz vererek" Vuhan'dan bir video paylaştı.

YouTube'da paylaştığı video bir süre sonra Çin'de yasaklandı ancak VPN üzerinden binlerce kişi videoyu izlemeye devam etti.

İlk birkaç videosunda Fang Bin, arabasıyla şehrin farklı yerlerinde gezip son durumu aktarırken görülüyor. Bu videoları sadece bin kişi izledi.

1 Şubat'ta paylaştığı videoda ise Vuhan'daki bir hastanenin önünde 8 cesedin bir minibüse üst üste konulduğu görülüyordu. Bu videoyu 200 binden fazla kişi izledi.

Fang daha sonra polisin o videoyu paylaştığı gece evine geldiğini ve arama yaptığını duyurdu. Karakola götürülüp "uyarıldığını" ve ardından serbest bırakıldığını söyledi.

Son olarak 9 Şubat'ta paylaştığı 13 saniyelik bir videoda "Herkes ayaklansın, hükümetin gücünü yeniden halka verin" diyordu.

Bu videodan beri YouTube hesabı aktif değil.

Chen Qiushi hakkında ne biliyoruz?

Eski insan hakları avukatı olan Chen, daha sonra aktivistler arasında tanınan, video haberler yapan bir gazeteci oldu.

Asıl ününü geçen yıl Ağustos ayında Hong Kong'daki protestoları haberleştirerek kazandı.

Protestoları izledikten sonra ülkeye geri dönen Chen Qiushi, polisin peşine takıldığını ve şiddet gördüğünü savundu. 700 binden daha fazla takipçisi olan sosyal medya hesabı da silindi.

Chen, koronavirüs salgını sırasında sessizliğini bozdu.

Ekim ayında açtığı bir YouTube hesabının takipçi sayısı 400 bine ulaşmıştı. Twitter'da da 265 binin üzerinde takipçisi vardı.

Koronavirüs haberlerine ise Ocak ayının sonunda başladı. Vuhan'a giderek çektiği ilk videoda "Kameramı burada gerçekten ne olduğunu belgelere dökmek için kullanacağım. Söz veriyorum gerçeklerin üstünü örtmeyeceğim" dedi.

Vuhan'daki farklı hastanelere giderek videolar çekti, hastalarla konuştu. Bunun kendisini riske atmak demek olduğunu biliyordu. BBC'ye Şubat ayının başında verdiği röportajda "Sansür çok sert şekilde uygulanıyor, benim videolarımı paylaşan insanların bile hesapları siliniyor" demişti.

Artık bir arkadaşının yönettiği Twitter hesabından 7 Şubat'ta paylaşılan son videoda, Chen'in annesi, oğlunun bir gündür kayıp olduğunu söylüyor.

Arkadaşı Xu Xiaodong da daha sonra YouTube'da bir video paylaşarak Chen'in "zorla karantinaya alındığını" söylüyor.

Yetkililer ne dedi?

Çinli yetkililerin konuyla ilgili ağzı sıkı. İki yurttaş gazetecisinin nerede olduğuna dair resmi bir açıklama gelmedi, karantinaya alındılarsa ne zaman çıkabileceklerine dair bir bilgi de yok.

Uluslararası Af Örgütü'nden araştırmacı Patrick Poon, iki gazetecinin "zorla karantinaya mı alındığı yoksa polis tarafından gözaltında mı tutulduğunun belli olmadığını" söyledi.

Ancak yetkililerin, Chen ve Fang'in hiç olmazsa aileleriyle irtibat kurulduğuna ve bilgi verildiğinde dair bir açıklama yapması gerektiği görüşünde:

"Çinli yetkililer ailelerine haber vermeli ve bu kişilere birer avukata erişim hakkı vermeli. Aksi takdirde kötü muamele ya da işkence kaygısı duymak meşru bir hâl alıyor."

Neden kaybolmuş olabilirler?

Çin yönetimi, eleştirilerini yüksek sesle dile getiren aktivistleri susturmasıyla biliniyor.

Son zamanlarda da hükümet, salgının da kontrol altına alındığını dünyaya göstermeye çalışıyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne göre Çin yönetiminin "eleştirileri susturmayı da en az salgını kontrol altına almak kadar önemsemesi" şaşırtıcı değil.

Reuters
Salgın sebebiyle ölenlerin sayısı 1400'ü geçse de, birçok insan da iyileşerek hastaneden çıkıyor

Li Wenliang isimli bir doktor da koronavirüsün varlığını ilk duyuran ve salgına dikkat etmek gerektiği konusunda uyarılarda bulunan doktor. "Yanlış yorumlarını" yaymaması konusunda uyarılan doktor da daha sonra virus kaptı ve hayatını kaybetti.

Çin'de iki gazetecinin hikayesi sosyal medya dışında ana akım medyada tartışılmıyor. Sadece Çinli haber sitesi Weibo'da, Chen ve Fanh'in ortadan kaybolmasıyla ilgili birkaç yorum var:

"Tarihi yeniden yazdılar. Bir süre sonra ise Chen Qiushi isimli birisi hiç yaşamamış gibi olacak."