Dünya

Çocuk İstismarını Araştırma Komisyonu göreve başladı

Almanya'da çocuk istismarlarını araştırmakla görevli özel bir komisyon kuruldu. Komisyon, yurtlar, okullar ve aile içinde istismara maruz kalan çocukları dinleyip, çözüm önerileri üretecek.

03 Mayıs 2016 20:00


Almanya’da on yıllar boyunca yurtlarda, okullarda ve ailelerdeki çocuklara yönelik cinsel istismar vakaları sistematik bir biçimde araştırılacak. Bu amaçla kurulan ve 7 uzmandan oluşan bir komisyon çalışmalarına bugün Berlin’de başladı.

Özel telefon hattı ve internet erişimi

Çocuk İstismarını Araştırma Komisyonu’na bugünden itibaren özel bir telefon hattı ve internet adresi üzerinden ulaşılabilecek. Bu sayede, kurbanlar yaşadıklarını bu kanallar üzerinden anlatabilecek. Hedef, 2019 yılına kadar Almanya’daki çocuk ve gençlere yönelik cinsel tacizlerin boyutlarını, nedenlerini ve sonuçlarını aydınlatmak. Komisyon, mağdurların durumlarıyla yakından ilgilenme güvencesi verdi. Komisyon başkanı ve aynı zamanda eğitim bilimci Sabine Andresen kurbanlara yaptığı çağrıda, “Yaşadıklarınızı gerçekten bilmek istiyoruz” mesajı verdi.

Komisyon'un hedefleri

Komisyon cinsel tacize uğrayan çocuk ve gençlerin yaşadıklarından yola çıkarak onların gelecekte nasıl daha iyi korunabileceğini, hangi yapılanmaların cinsel istismarı teşvik ettiğini ve buradan ne gibi sonuçlar çıkarabileceğini araştırmak istiyor.

Bundan altı yıl önce özellikle Almanya’daki Katolik kuruluşlarında cinsel taciz olaylarının boyutları ortaya çıkmış, bunun üzerine federal hükümet 2010 yılında bu olayları araştırmak üzere bir uzmanlar grubunu biraraya getirmişti. Amaç, çocuklara yönelik cinsel tacizin her yönüyle sistematik bir biçimde aydınlatılmasıydı. Bu grubun bir komisyon haline dönüşmesi için aradan zaman geçti ve bu yılın başında görevlendirilen araştırma komisyonu faaliyetlerine başladı.

1 milyon çocuk mağdur

Çocuklara yönelik cinsel istismarları araştırmakla görevlendirilen uzmanlardan Johannes-Wilhelm Rörig, Almanya’da cinsel şiddete maruz kalan tahminen bir milyon çocuk bulunduğunu açıkladı. Erkek ve kız çocukları için yeteri kadar koruma önlemi alınmadığına ve yeteri kadar yardım yapılmadığına dikkat çeken Rörig, bu tür olaylara hâlâ gözlerini kapama, bu tür olayları önemsememe ve bastırma eğilimlerine sıkça rastlandığının da altını çizdi.

Kurbanlar, yakınları, öğretmenler ve tacizciler dinlenecek

Cinsel Çocuk Tacizlerini Araştırma Komisyonu cinsel çocuk istismarı konusunu kamuoyu ile daha yoğun bir biçimde paylaşmak istiyor. Komisyon başkanı Andresen, çalışmalarının odak noktasında mağdurların dinlenmesi olduğunu, ama olayların aydınlığa çıkartılması için mağdur yakınlarının, öğretmenlerin ve bizzat tacizcilerin de dinleneceğini belirtti. Tek tek görüşmeler olacağı gibi kurbanlar ve uzmanlarla kamuoyuna açık oturumların da yapılması planlanıyor.

Komisyonun çalışmalarının merkezinde sadece çeşitli kurumlardaki değil, aile çevresindeki cinsel taciz olayları da olacak. Eğitim bilimci ve çocuk araştırmacısı Andresen’e göre bu bir ilk ve uluslararası alanda benzeri yok. Mağdurlar Konseyi’nin bir temsilcisi olarak Komisyon’a konuk olarak katılan Tamara Luding, “Ne kadar zor bir şey olduğunu biliyorum ama sizlere çağrıda bulunuyorum, gelin Komisyon’a müracaatta bulunun, anlattıklarınız anonim olarak ele alınacaktır” şeklinde kurbanlara seslendi ve güvence verdi.

2019 yılına kadar çalışmaların sonuçları ve tavsiyeler açıklanacak

Federal Almanya Cumhuriyeti ile yıkılan Demokratik Almanya Cumhuriyeti’nde çocuklara cinsel istismarın boyutları konusunda 2019 yılına kadar hazarlanacak raporlarda çıkartılan sonuçlar ve tavsiyeler yer alacak. Komisyon üyeleri arasında Sosyal Demokrat partili (SPD) eski Federal Aile Bakanı Christine Bergmann’ın yanı sıra eğitimci, sosyal bilimci, psikolog, cinsel bilimciler bulunuyor.

'Geçmişin yanlışlarına izin vermemeliyiz'

Komisyon’un çalışmaları Federal Aile ve Adalet bakanlıklarının bütçelerinden ayrılan yıllık toplam 1,4 milyon euroluk bir fon ile destekleniyor. Federal Adalet Bakanlığı müsteşarı Stefanie Hubig Komisyon’un çalışmalarının “yaşamsal önemi” olduğunu vurguladı ve “geçmişin yanlışlarının tekrarlanmasına izin vermemeliyiz” dedi.

Komisyon'un çalışmalarının yasal bir temeli bulunmuyor. O nedenle kurumların Komisyon ile işbirliği gönüllülük prensibine dayanıyor. Bu nedenle de konuyla ilgili kurumlardan yapıcı işbirliği bekleniyor. Alman Protestan ve Katolik Kiliseleri Komisyon'un çalışmalarını destekleyecekleri yönünde açık taaahhütte bulundular.