Gündem

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin Ankara mitinglerinden izlenimler

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Sincan Lale Meydanı'nda başlayıp 6 farklı yerde sürdürdüğü Ankara mitinglerini akşamüstü Pursaklar'da noktaladı. BBC Türkçe'den Fundanur Öztürk, İnce'nin başkentteki mitinglerinden izlenimleri yazdı.

05 Haziran 2018 21:12

Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Sincan Lale Meydanı'nda başlayıp 6 farklı yerde sürdürdüğü Ankara mitinglerini akşamüstü Pursaklar'da noktaladı. İnce, Sincan'daki konuşmasında iktidarı eleştirerek "Bunlar Türkiye'yi Washington'dan yönetiyorlar. Ben Ankara'dan yöneteceğim Ankara'dan" dedi.

Sincan'da Muharrem İnce'yi dinleyenler arasında, belediyenin emeklilere tahsis ettiği Güngörmüşler Konağı'nın çay bahçesinde mitingi izleyen emekliler de vardı.

Emekli çiftçi Abbas Koca, yıllardır CHP'li olduğunu, 24 Haziran seçimlerinde ise ilk kez "içi acıyarak" Adalet ve Kalkınma Partisi'ne (AKP) oy vereceğini söylüyor.

Abbas Koca'ya göre, CHP uzun süredir etkili bir muhalefet yürütemiyor. Milletvekili listesinde de bu görevi "hak etmeyen" isimlere yer verdi:

"1969 CHP Haymana Gençlik Kolları Başkanıydım. Daha sonra ilçe yönetim kurulu üyeliği, il delegeliği yaptım. Anlayacağınız öteden beri CHP'liyim. Ama şimdi oyumu bugüne kadar hiç oy vermediğim AK Partiye vereceğim.

"Kılıçdaroğlu, Tekin Bingöl'ü Ankara'da birinci sıraya koyuyor. Bingöl kaç dönemdir milletvekili, ne yapmış? Haymana'nın tek bir köyün yolunu biliyor mu acaba?"

Koca, ekonominin giderek kötüleştiğini ancak bu kötüleşme halinde "dış güçlerin" etkili olduğunu savunarak, Ecevit döneminden verdiği örnekle anlatıyor:

"Ecevit zamanında da Türkiye'de bazı iktidarlar parladığı zaman yurtdışından ambargo koyup ekonomiyi alt üst eden dış güçler var. Rahmetli Ecevit'e de aynısını yapmışlardı; yağ, tüp, akaryakıt kuyrukları olmuştu."

Koca'nın "Türkiye'nin her yerinde yollar, köprüler, tüneller yaptılar" diyerek savunduğu AKP'nin en büyük hatası ise 'Suriyeliler'i Türkiye'ye sokmak':

"Biz neden bu 5 milyon kişiyi beslemek zorunda kalıyoruz? Burada benim gençlerime istihdam diye bir şey yokken onlar geliyor burada ucuz iş gücü oluyorlar."

Muharrem İnce'yi destekleyen emekli Haydar Yıldız'ın da gündeminde Suriyeliler var. Fakat Koca'dan farklı olarak Yıldız, çözümün İnce'de olduğunu savunuyor:

"İçimden geçen ama kamuoyuna söyleme imkanım olmayan şeylerin tamamını Muharrem İnce söylüyor. Ben dahil, geçim sıkıntısı olmayan emekli yok. İkinci bir iş yaparsan belki biraz idare edebilirsin.

"Sincan'da en büyük lüks işte belediyenin emekliler için açtığı bu çay bahçesi. Emekliler buraya gelip bedava çay içmeyi kendilerine lüks sayıyor."

Haydar Yıldız, İnce'nin, Malatya'da katıldığı bir iftar programında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı alkışlayan 2. Ordu Komutanı İsmail Metin Temel için "Apoletlerini sökeceğim" ifadesi hakkında ise "Keşke o kadar sert konuşmasaydı" diyor:

"Muharrem Bey şu apolet konusunda biraz heyecanlandı. Ha bana göre az bile söyledi! Ama madem ki herkesi birleştirmekten bahsediyor, keşke daha hafif bir ifade kullansaydı."

Yıldız, AKP'li ve muhafazakar komşularını da İnce'ye oy vermek için şöyle ikna etmeye çalıştığını söylüyor:

"Sen de emeklisin, ben de emekliyim. İkimiz sorunları arasında bir fark var mı? Gel İnce'de buluşalım."

Muharrem İnce, Ankara'da günün ikinci mitingini yaptığı Eryaman'da, 3 yıl İmam Hatip Lisesinde öğretmenlik yaptığını ve bu liseleri kapatmak gibi bir amacı olmadığını fakat tarikatlara ait yurtların kapatılacağını söyledi.

Özellikle eğitimle ilgili vaatleri, kendisini dinlemek için gelen kalabalıkta özellikle karşılık buldu.

Eryaman mitingine gelen Serpil Hatipoğlu da, Bilgisayar Mühendisliği bölümünde okuyan çocuğunun yurt dışında çalışma planı yaptığını çünkü ülke geleceğinin gençler için "parlak olmadığını" söylüyor:

"Çocuğum eğer İnce Cumhurbaşkanı olmazsa üniversiteden sonra iş bulmak için yurtdışına gitmek istiyor. Fakat İnce gelirse ve hükümet değişirse, ülkemiz düzelme vadedecek ve bu durumda ülkeden gitmesini yeniden düşüneceğiz."

Eryaman mitingi sırasında İnce'nin hedefinde sadece hükümet değil, gazeteciler de vardı.

"O sarayın yalakası kaşar gazeteciler, Cumhurbaşkanı olduğumda beni ilk ziyaret eden o kaşarlar olacak ama ben onlarla konuşmayacağım" dediğinde kalabalıktan alkış koptu.

İnce, "Televizyonlarda Boğaziçi'nde, ODTÜ'de okuyan çocuklarla tartışacağım. Televizyona atanamamış gariban ailelerin öğretmen çocuklarıyla çıkacağım" dedi.

CHP'nin cumhurbaşkanı adayının bu sözlerini "Helal sana!" diyerek destekleyen Muzaffer Kör, "Ülkede güvenebileceğim bir gazeteci kalmadı" diyor:

"Özel kanalların hepsi satılmış, yandaş gazetecilerden oluşuyor. Muharrem İnce'nin karşısına çıkabilecek hiçbir gazeteci yok. Geçenlerde izledik, rezil etti karşısındaki yandaş gazetecileri. O an biz zevkten dört köşeydik."

Mitingi uzaktan izleyen simitçi Ramazan Bayrak ise bir ülkücü olarak 24 Haziran'da tercihinin Cumhur İttifakı olduğunu söylüyor:

"Hükümette eleştirdiğim şeyler hala devam ediyor ama şu an bir ittifak içerisindeyiz. Ülkücü olarak CHP'ye ya da İnce'ye oy atacak halim yok. Ekonomi tabii ki daha iyi olabilir ama bunu da Cumhur İttifakı düzeltecek."

Bayrak da, ekonomiyi ve doları "dış güçlerin" etkilediğine inanıyor. İnce mitingde tam da, "Samanı bile Euro ile alırsan o memlekette bereket olur mu?" diye sorduğu sırada Bayrak, kendisinin ekonomiden olumsuz etkilenmediğini anlatıyor:

"Gayet rahat geçiniyorum, yalan mı söyleyeyim? Hem Muharrem İnce gelse dolar sorununu çözebilecek mi? Bir süre daha ekonomi kötü gidecek çünkü bunda dış güçlerin etkisi var. Ne İnce ne de hükümet bu sorunu hemen çözemez."

Mamak'ta yaşayan Bayrak, MHP tabanında İYİ Parti'ye kayışın "çok az" olduğunu söylüyor ve "Ülkü ocaklarında hiçbir şey değişmedi" diyor:

"Her lider mitingine belli bir kalabalığı topluyor zaten ama esas sonuç sandıkta görülecek. Kırsal kesimde İnce'nin de Akşener'in de esamesi okunmuyor."

Sincan'dan Pursaklar'a süren miting rotasında İnce'yi karşılayan kalabalığın oldukça çoşkulu.

Muharrem İnce'yi sorduğumuz vatandaşların hemen hepsi kendisini bir 'halk insanı' olarak nitelendiriyor ve 16 yıldır kaybedilen seçimlerden sonra "Bu kez olacak" inancını taşıyor.

İnce ise Ankara turunu tamamladıktan sonra Aydın'a gitmeden önce kısa sürede birçok yere gidebilmek için destekçilerinden gelen parayla özel uçak kiraladığını söyledi e kalabalıktan helallik istedi.

CHP adayı, "Muharrem İnce özel jetiyle geziyor diyorlar. Mübarek, Cumhurbaşkanı devletin uçağıyla geziyor, bense sizlerin verdiği parayla kiraladığımız uçakla geziyorum. Aramızdaki fark bu" dedi.

İnce'nin seçim çalışmalarına maddi destek için açılan banka hesabına 50 TL gönderdiğini söyleyen inşaat mühendisi Emin Demir, "Helal olsun!" diye bağırıyor:

"Seçimden sonra Cumhurbaşkanı olacak ve Tayyip Erdoğan'dan ATA uçağını devralıp Türkiye'nin en ücra köylerine kadar onunla gezecek."

Demir, İnce Cumhurbaşkanı olursa ilk olarak Türkiye'nin dış borcunu ödemesini istiyor:

"Bütçeyi ele alıp, Saray'ın payını kısmasını istiyorum. O payı ihtiyacı olan bakanlıklara ve kurumlara devretsin sonra da 450 milyar dolar dış borcun ödenmesi sanayicilerle, iş adamlarıyla ve halkla beraber bir ödeme planı hazırlasın."

Derya Kolay ve Zeynep Şahin ise toplumu ayrıştıran bir hükümet istemediklerini söylüyorlar ve AKP hükümetinin halkı birbirine düşman ettiğini savunuyorlar.

Şahin Cumhurbaşkanı hakkında, "Yıllardır her türlü konuşmasında 'Bizler ve onlar' diyerek ayrım yapıyor ve insanları kutuplaştırıyor" diyor. Verilen kamu hizmetlerinin "abartılmasından" şikayetçi:

"Bir devletin görevi, şehir hastanelerine %70 doluluk oranıyla hasta garantileyerek yatırımcıyı desteklemek değil, halkın sağlığını garantilemektir. Ayrıca yol yapmak da dahil olmak üzere eğitim, sağlık ve vatandaşa ait her türlü hak devletin görevidir. Bunların 'lütfedilmiş' gibi konuşulmasından gına geldi."

Derya Kolay da şehir hastanelerine ilişkin bir ekleme yapıyor:

Mesela Etlik'te zaten iyi bir hastane olmasına rağmen onu kapatıp tam şehrin göbeğine şehir hastanesi yaptılar. Zaten oldukça kalabalık olan bölge iyice kalabalıklaştı. Hatta şehir hastanesi açılmadan onu kapattıkları için bizi de mağdur ettiler."