Ekonomi

CHP'li Kuşoğlu: Gereken adımları atmayarak ekonomiyi göz göre göre kaosa sürüklüyorlar

“Çözümü bildiğimiz halde gerekeni yapmıyoruz”

23 Mayıs 2018 23:26
Hülya Karabağlı

CHP’nin Maliye kökenli Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, yaklaşık bir hafta önce gerekli adımların atılacağı açıklaması yapan Merkez Bankası’nın Türk Lirası’ndaki değer kaybına geç müdahalede bulunduğu değerlendirmesini yaptı. Kuşoğlu, “Burada göz göre göre, biline biline bir şeyler yapılıyor. Bunun başka türlü bir izahı yok çünkü yapılması gerekeni herkes biliyor. Merkez Bankası’nın gerekli adımları atacağım demesi faizlerin artırılmasıdır” dedi.  

Türkiye’nin kaosa sürüklenme endişesini dile getiren Kuşoğlu, “Ekonomisi,  siyasi hayatı, devlet düzeni, oturmamış bir Türkiye var, bunlarla ilgili garip bir şekilde iş yapılmıyor. Bir taraftan da ekonomisini göz göre göre gereken işleri yapmayarak kaosa doğru sürüklüyorsunuz. Bir garabet var burada normal değil bu. Ne olduğunu bilmiyorum ama bir devletin kendi içişlerini bu hale getirmesi, ekonomisini göz göre göre çok basit bir müdahale yapmaması, doların bu hali, tarihinde böyle bir artış yok” dedi.

"Seçim sonrasıyla ilgili devletin mevzuatı yok"

Türk Lirası'nın döviz karşısındaki durdurulamayan yükselişine karşı alınacak önlemler konusunda atılmayan adımlara ilişkin T24’e değerlendirmelerde bulunan Kuşoğlu’nun açıklamaları şöyle:  

"Burada tuhaf olan şu; seçim yatırımları yapıldı zaten, erken seçim kararı alınması da tuhaftı. Aniden böyle bir karar verildi,  arkasından her türlü vergi, prim imar affı,  idari para cezalarının affı, karayolları geçişlerindeki aflar her türlü af çıkarıldı gerçi esnaf ve çiftçi için yapılmadı. Seçimlerin alınabilmesi için hemen hemen her şey yapıldı. Fakat şu anda seçim sonrasıyla ilgili devletin mevzuatı yok. Başbakanlığı kaldırıyoruz, yerine ne gelecek nasıl bir sistem gelecek belli değil, bürokratların nasıl olacak, nasıl çalışacak belli değil.

"Meclis’in çalışma sistemi, komisyonlar belli değil,  bütçenin nasıl çıkacağı, kamu mali yönetimi belli değil. Bunlar eskisi gibi olur Cumhurbaşkanlığına bağlanacak bu kurumlar denirse o zaman biz başbakanlığı niye kaldırdık.  Böyle bir sistem yok,  başbakanlığı kaldırıyorsunuz orayı cumhurbaşkanlığına bağlıyorsun böyle bir sistem yok. Türk geleneğinde,  devlet geleneğinde de böyle bir şey yok.

"Şu anda yasal olarak seçim sonrası devletin mevzuatı yok,  Bakanlar Kurulu’na yetki verildi bu bir ay içerisinde çıkarılacak ama hiç konuşulmadan bir şey yapılmaya çalışılıyor büyük bir sıkıntı olacağı kesin.  Bunun siyasi idari, bürokratik, hukuki ve yasamayla bağlantılarıyla ilgili sıkıntıları var. Bunların hallolacağını düşünemiyorum.

“Devleti düzeni anlamında bir kaos var”

"Türkiye’nin ekonomi, dış politika ile büyük sorunları var. Bunları çözebilmek için bir devlet mekanizması, devlet kurumları ve bürokrasi lazım, bütün bunlar yok. Seçimden sonra bunların nasıl olduğunu bilmiyoruz devleti düzeni anlamında bir kaos var.

"Toplumda da bir gerginlik bir kutuplaşma var. Böyle bir yapı içerisinde Türkiye’nin yarınlarıyla ilgili büyük endişeleri var, bir taraftan da muvazzaf subaylara, emekli subaylara yönelik operasyonlar var. Bir taraftan iktidar ortağı genel aftan bahsediyor,  bir taraftan İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı’nın  açıklamaları var suikasten bahsediliyor, iktidar beka sorunundan bahsediyor,  bir karmaşa ortamı sürekli olarak teşvik edilir gibi bir durum söz konusu. 

"Ekonomide de öyle geçtiğimiz hafta Merkez Bankası gerekli adımlar atılacak diye bir açıklama yaptı. Dövizin yükselmesi durdu hatta düştü. Ancak, bir haftayı geçti önlemler alınmadı dolar durdurulamıyor. Burada göz göre göre, biline biline bir şeyler yapılıyor.

"(Seçim öncesi bilerek mi yapılıyor, sorusuna) Bunun başka türlü bir izahı yok çünkü yapılması gerekeni herkes biliyor, Merkez Bankası’nın gerekli adımları atacağım demesi faizlerin artırılması demesiydi. Onu yapmadılar. Bugün 20’lerden bahsediyoruz artık faizlerde oysa dün oysa makul bir faiz artırımı yapılmış olsaydı, 20’lerin altında onu tutabilirdik diğer ülkelerde olduğu gibi. Ama bu yapılmadı, bile bile yapılmadı bu. Bunun Türkiye tarafından bilinmemesi diye bir şey olmaz. Türkiye bir kaos ortamına sürükleniyor.

“Çözümü bildiğimiz halde gerekeni yapmıyoruz”

"Şu anda dövizin yükselmesiyle ithalat yapılamıyor. İthalat yapılamıyorsa ihracatın yapılamayacağını, üretimin olamayacağını gösterir bir süre sonra. Ekonomi kaosa doğru gidiyor ve bunun çözümünü  de bildiğimiz halde gerekeni yapmıyoruz. Sürekli olarak sıkıştırılan bir Türkiye var çeşitli gerekçeler, ekonomisi,  siyasi hayatı, devlet düzeni, oturmamış bir Türkiye var, bunlarla ilgili garip bir şekilde bir şey yapılmıyor.

“Bir garabet var normal değil”

"Bir taraftan da ekonomisini göz göre göre, gereken işleri yapmayarak kaosa doğru sürüklüyorsunuz. Bir garabet var burada normal değil bu. Ne olduğunu bilmiyorum ama bir devletin kendi içişlerini bu hale getirmesi, ekonomisini göz göre göre çok basit bir müdahale yapmaması doların bu tarihinde yoktur böyle bir artış yok.

"Her gün kafalarımıza vura vura gözümüzün önünde dolar yükseliyor.  Döviz yükseliyor bir şey yapmıyor. Bu arada çoğunluk fakir oluyor, birileri zengin oluyor. Türk lirası alıyoruz biz hepimizin ücreti düşüyor, fakirleşiyoruz ülke olarak. 2013’de 12 bin 500 doların üzerindeydi, milli gelir şimdi bu sene kişi başına 8 bin 9 binleri bulacağız. Bakın 5 bin dolara yakın düşüş olmuş olacak."