Gündem

Cezaevi Komisyonu'nun AKP, CHP ve HDP'li üyeleri PKK'ya üyelik iddiasıyla yargılanan mahkûmları ziyaret etti

Üst komisyonun başkanlığını AKP'li Metiner yapıyor

21 Haziran 2016 23:15
Hülya Karabağlı

TBMM Tutuklu ve Hükümlü Hakları Alt Komisyonu’nun AKP, CHP ve HDP'li üyeleri çok sayıda gelen şikayet üzerine Kırıkkale Cezaevinde PKK’lılarında bulunduğu çok sayıda mahkumla görüşerek yerinde incelemede bulundu. PKK üyeliği iddiası ile yargılanmayı bekleyen Ali Çam , A. Kerim Erdem, Murat Özü Çalışır  görüşmede alt komisyon heyetine, yargılandıkları mahkeme ve ailelerinin bulunduğu kente uzak olmaktan dolayı yaşadıkları sıkıntıyı anlattı. TBMM İnsan Hakları Komisyonu Üyesi Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan, Diyarbakır L Tipi Cezaevinde yaşanan firar olayından sonra Kırıkkale Cezaevi’nde de ‘gizli genelge’ iddiasıyla yoğun hak kayıplarına neden olan uygulamalar yaşandığını söyledi. Sarıhan,  genelge kapsamında hücrelere düzenlenen baskınlarla "Ekmek kovası, su kovası, bulaşık ve çamaşır leğeni, plastik ayakkabılık, plastik tabure gibi eşyalar alınarak teke indirilmiş. Çekpasların sopaları yarıya indirilmiş" dedi.

AKP İstanbul Milletvekili Mehmet Metiner’in Başkanlığını yaptığı Meclis Tutuklu ve Hükümlü Hakları Alt Komisyonunun AKP’li üyesi İstanbul Milletvekili Fatma Benli ve HDP Muş Milletvekili Burcu Çelik Özkan ile üst komisyon üyesi CHP’den Şenal Sarıhan  Kırıkkale Ceza İnfaz Kurumu’nu ziyaret etti ve  şikayetlerle ilgili  mahkumlardan bilgi aldı. Alt komisyon beraberinde cezaevi yönetimi olmadan  rastgele seçtikleri  koğuşlarda görüşmeler yaptı.

CHP’li Sarıhan T24’e  yaptığı değerlendirmeler ana başlıklarla şöyle:

"Öncelikle Cezaevi Savcısı ve Cezaevi müdürü ile görüştük. Cezaevi Müdürü, 368 kapasitesi olan cezaevinde 319 tutuklu ve hükümlü bulunduğunu ( 253 hükümlü, 54 tutuklu, 12 Ağ.M. H  ) bildirdi. Verdikleri bilgiye göre, tutuklu ve hükümlülerin, Terörle Mücadele Yasası kapsamında yargılanan ya da ceza alanlarla adli suçlulardan oluştuğunu, bunlardan 12sinin ağırlaştırılmış müebbet hapse hükümlü olduğunu, aralarında 11 DHKP/C,  97 PKK, 3 Sivas Katliamı, 5 TİKKO , 6 IŞID ve 1 adli suçlardan hükümlü ve tutuklunun bulunduğunu belirttiler.

 

 Cezaevi yönetiminden ters kelepçe savunması

 

Cezaevi Müdürüne, Kırıkkale Cezaevi’nden gerek Komisyon Başkanlığı’na gerekse kişisel olarak komisyon üyelerine gönderilmiş olan mektuplarda yer alan yakınmalar sorulduğunda ise özellikle ters kelepçe uygulamasının insiyatifleri dışında geliştiğini, nakillerden Jandarmanın sorumlu olduğunu, bu konuda 15 gündür Jandarmanın da ters kelepçe uygulamasından vazgeçtiğini, hasta tutuklu ve hükümlülerin muayeneleri sırasında kelepçeli olmalarının da doktorların isteklerine bağlı ve güvenlik gerekçesine dayalı olduğunu, bu konuda da yapacakları bir şeyin olmadığını, sohbet saatlerinin 10 saat olmasına karşın, maddi zorunluluklar nedeni ile 3+3 saat olarak haftada iki gün verilebildiğini, spor saatlerinin ise 1,5 saat olduğunu ifade ettiler. 

 

 Tehlikeli suçlu yalnızlıktan bunalıma girmiş

 

Bu görüşmenin arkasından suç çeşitlerine göre farklı grupları ziyaret etmeyi tercih ettiğimizi söyleyerek Bloklarda gelişigüzel seçimle odaları gezmeye başladık. Girdiğimiz oda ve koğuşlara Cezaevi görevlilerinin girmelerini istemediğimizi belirttik. Bütün görüşmelerde de yalnız olduk.  Öncelikle tehlikeli suçlu statüsünde yalnız tutulan bir adli suçlu ile görüştük. Kendisi, havalandırmaya dahi yalnız çıkarılmakta olduğunu, konuşacak kimseyi bulamadığı için ciddi bunalım yaşadığını, bunun dışında bir sorunu olmadığını belirtti.

 

 PKK üyesi iddiasıyla yargılanan mahkumlar

 

 Daha sonra görüştüğümüz, PKK üyesi oldukları iddiası ile yargılanmayı bekleyen Ali Çam (Iğdır’da bir ilçe belediye başkanı), A. Kerim Erdem ( Derik Belediye Başkanı), Murat Özü Çalışır (Derik Belediye Başkan Yardımcısı) ile yapılan görüşmede, temel sorunlarının yargılandıkları mahkeme ve ailelerinin bulunduğu kente çok uzak olduklarını ve bu nedenle avukat yardımı ve aileleriyle görüşmede sorun yaşadıklarını belirttiler.

Daha sonra yapılan görüşmelerde, DHKPC, PKK, Sivas Katliamı, Hizbullah, IŞID  ve adli tutuklu ya da hükümlülerle görüşmelerimiz oldu. Görüşülen kişilerin ortak yakınmaları olduğu için isimlerini sıralamadan bu istem ve sorunları aşağıda sunuyorum:

1-) Diyarbakır L Tipi Cezaevinden kaçma olayının ardından bu cezaevinde de ‘’Gizli Genelge’’ geldiği iddiasıyla yoğun hak kayıpları ortaya çıktığını belirttiler. Bu genelgeyi uygulamak için hücrelere baskınlar düzenlenmiş. Ekmek kovası, su kovası, bulaşık ve çamaşır leğeni, plastik ayakkabılık, plastik tabure gibi eşyalar alınarak teke indirilmiş. Çekpasların sopaları yarıya indirilerek kullanım sorunu yaratılmış. Üç kişinin kaldığı bir yerde özellikle giysi yıkanan çamaşır leğenlerinin ve yiyecek temizliğinde de kullanılan bulaşık leğenlerinin alınmış olmasının ciddi sağlık sorunları yaratacağından kaygı duydukların ifade ettiler. Ayrıca bütün bu eşyaların menşeinin de cezaevinde para ödeyerek kantinden almış olduklarını belirttiler. Bu baskınlar sırasında haksız bir biçimde Mehmet Emin Ülper ve Mehmet Bağrıyanık hakkında Memura mukavemetten dava açıldığını, ayrıca Ülper’e 15 günlük hücre cezası verildiğini eklediler. Daha sonra da anılan ‘’gizli genelgeyi’’ defalarca istemelerine rağmen kendilerine tebliğ edilmediğini,

2-) Sohbet saatleri idarecilerin de ifade ettiği gibi 10 saatten 6 saate indirildiğini, 

3-) Kütüphaneye gitme istekleri sürekli biçimde ret olduğunu,

4-) Aile hekimin haftada 2 gün gelmesi nedeniyle ciddi sağlık sorunu yaşandığını, Ceza ertelemesi isteyen kişiler hakkında Kırıkkale Hastanesi’nin objektif raporlar vermediği kanaatinde olduklarını,

5-) Hastaneye ve duruşmalara sevk sırasında ters kelepçe uygulamasının halen sürdüğünü, ayrıca muayeneleri esnasında kelepçelerinin çıkarılmaması nedeniyle pek çok tutuklu ve hükümlünün muayene olmadan geldiğini,

5-) Görüş saatlerinin 1 saatle sınırlı olduğunu, 15 kişi dahi gelse tek tek bu 1 saati kullanmak durumunda olduklarını, görüşçülerin tek tek getirilip götürülmesi nedeniyle süre kaybı yaşandığını, böylece görüşmelerin usulüne uygun yürümediğini, 

6-) Resim atölyesine ve diğer etkinlik alanlarına götürülmediklerini, boya kalemi alınmadığını,

7-) Oruç tutmakta olanlara yemeklerin erken verilmesi nedeniyle sıcak yemek verilmediğini,

8-) Cezaevi ikinci Müdürünün, infaz koruma memurlarından bazılarının ve Cezaevi öğretmenin kendilerine hakaret ettiklerini ve özellikle sol gruba karşı ideolojik tutum aldığını,

9-) Kimi yayınların kendilerine verilmediğini, örneğin; ‘’Yürüyüş’’ dergisinin 2 aydır abone olmalarına rağmen kendilerine verilmediğini belirttiler.