Gündem

Bugün Dünya Çocuk Hakları Günü: Çocuklarımız ansızın uykularında yitip gitmesinler

"Cezaevlerinde bulunan çocuk hükümlü sayısı 15 yılda yüzde 26 arttı"

20 Kasım 2017 10:58

20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü'nde açıklama yapan Diyarbakır Baro Başkanı Ahmet Özmen, "Sıcacık uykularında bir gece ansızın düşlerinde yitip gidiyor çocuklarımız. Cezasızlık politikaları maalesef her geçen gün yaşam hakları ihlal edilen çocuklara başka çocukların eklenmesine neden oluyor" dedi.

Evrensel'de yer alan haber aynen şöyle:

20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nde çocuklarla ilgili veriler ürkütücü boyutlarda. Dünya üzerinde binlerce çocuk, yaşam, barınma, sağlık, eğitim gibi en temel haklarından mahrum kalmış durumdayken Türkiye’de de çocuklar bu ağır tabloyu yaşamaya devam ediyor.

Dünya Çocuk Hakları Günü’nde en acı tablolardan biri cezaevlerinde yaşanıyor. Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre, AKP’nin iktidar olduğu 2002’den günümüze kadar cezaevindeki çocuk sayısı yüzde 26 arttı. 2002 yılında cezaevinde bulunan çocuk hükümlü sayısı 548 iken bu sayı 2017 yılında yüzde 33 artarak 731 oldu. Çocuk tutukluların sayısı ise yüzde 23 artarken 2002 yılında cezaevinde tutulan çocuk sayısı ise 2017 yılında 350 kişi artışla bin 847’ye yükseldi. Yine bakanlığın verilerine göre, 2009’dan 2017 yılına kadar 18 ile 21 yaş arasında 68 çocuk ve genç yaşamını yitirdi. Ölümler ‘Şüpheli ölüm’ olarak kayıtlara geçti. İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) verilerine göre, çocuklarla ilgili son 3 yılda 18 işkence başvurusu yapıldı. Çocuk tutuklu ve hükümlülere kötü muamele ve işkence iddialarıyla ilgili 2015 yılında 4, 2016 yılında 4, 2017 yılında ise 10 başvuru yapıldığı kaydedildi.

İş cinayetlerine kurban gidiyorlar

Ucuz iş gücü olarak kullanılan çocuklar ağır iş koşulları altında da sömürülüyor. 2012 yılında 601 bin olan 15-17 yaş arası çalışmak zorunda bırakılan veya çalışmaya zorlanan çocuk sayısı, 2016 yılına gelindiğinde 709 bin oldu.

DİSK/Genel-İş Sendikası da geçtiğimiz nisan ayında ‘Türkiye’de Çocuk İşçi Olmak’ başlıklı bir rapor yayınlamış ve çalışma hayatında 2 milyona yakın çocuk işçi bulunduğunu, bunların yaklaşık yüzde 80’inin de kayıtdışı çalıştığını açıklamıştı. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin raporuna göre de 2016 yılı boyunca çalışmak zorunda bırakılan veya çalışmaya zorlanan en az 56 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. 2017’nin ilk 4 ayında ise her ay en az 2 çocuk iş cinayetinde yaşamını yitirdi.

182 çocuk cinsel istismara maruz bırakıldı

Çocuklar, bunların yanında cinsel istismara uğramaya da devam ediyor. Eğitim Sen 2016-2017 Eğitim-Öğretim Yıl Sonu Eğitimde Cinsiyetçilik Raporu’na göre, 2017 yılının ilk beş ayında en az 182 çocuk cinsel istismara maruz bırakıldı. Yine 2002’den bu yana 18 yaşın altında 440 bin çocuk maruz bırakıldığı istismar sonucu hamile kaldı. 15 yaşın altında istismara uğrayarak hamile kalan çocuk sayısı ise 15 bin 937 olarak kayıtlara geçti.

Patlayıcılar ve zırhlı araçlarla ölüyorlar

Bölgede yaşanan çatışmalı süreç de çocuk ölümlerini artırırken, 2016 yılında Şırnak, Mardin, Diyarbakır ve Hakkâri’ye bağlı ilçelerde ilan edilen sokağa çıkma yasakları sonrası özellikle hafriyat alanlarında bulunan cisimlerin ve mayınların patlaması sonucu son 20 ayda 18 çocuk yaşamını yitirdi, 33 çocuk ise yaralandı. Yine zırhlı araçların çarpması sonucu en az 16 çocuk yaşamını yitirdi, 12 çocuk ise ağır yaralandı. Çocuklar için tablo buyken çocukların hakları için mücadele eden Gündem Çocuk Derneği ise Olağanüstü hal (OHAL) kapsamında çıkarılan 677 sayılı KHK ile kapatıldı. Derneğin kapatılmasıyla birlikte çocuğa yönelik eğitimden hukuka, raporlardan istismara maruz bırakılan çocuklarla dayanışmaya ve çocuk gazetesi çalışmasına kadar birçok proje yarıda kaldı.

60 milyon çocuğun yaşamı tehlikede

Mezepotamya Ajansı'nın haberine göre kuruluşlar Arası Çocuk Ölümleri Tahmin Grubu IGME tarafından hazırlanan rapora göre de, bugünkü yaşam koşullarına göre dünyada 2017 ile 2030 yılları arasında 60 milyon çocuk beş yaşına gelmeden göç, savaş, şiddet ve kıtlık gibi nedenlerden dolayı yaşamını yitirecek ve bu ölümlerin ise çoğunluğunu yeni doğan çocuklar oluşturacak. Yine savaş nedeniyle Ortadoğu’da yaşayan çocuklar da aileleriyle birlikte göç etmek zorunda bırakılırken, binlerce çocuk göç esnasında yaşamını yitirdi veya yaralandı. Bununla birlikte çocuklar başta yaşam hakkı olmak üzere barınma, eğitim, sağlık gibi haklardan mahrum bırakıldı. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Türkiye'deki Suriyeli mülteci çocukların yüzde 40'ının okula gitmediğini belirtirken, çocukların ayrımcılığa uğradığına dikkat çekti.

Mezopotamya Ajansı'nın haberine göre IŞİD’in 3 yıl önce işgal ettiği ve katliam yaptığı Şengal’de Êzidî çocuklar ağır bir travma yaşaDI. Aileleri ile birlikte 3 yıl aradan sonra kentte dönen çocuklar, talan edilen evlerin enkazları içinde gülümsemeyi de unutmuyor. Şengal’in sokak ve caddeleri çocukları ile renklenirken, bazı çocuklar yıllar sonra evlerine dönmenin mutluluğunu da anlatıyor.

"Çocuk hakları gününü kutlayamıyoruz"

Diyarbakır ve 10 bölge barosu 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla ortak bir açıklama yaptı. Açıklamayı yapan Diyarbakır Baro Başkanı Ahmet Özmen, şunları kaydetti:

“Sıcacık uykularında bir gece ansızın düşlerinde yitip gidiyor çocuklarımız. Kolluk görevlilerince işlenen bu suçların aydınlatılması ve sorumluların yargılanması için yapılan tüm talep ve çağrılarımız ne yazık ki karşılık bulmuyor. Bu anlayış ve cezasızlık politikaları maalesef her geçen gün yaşam hakları ihlal edilen çocuklara başka çocukların eklenmesine neden oluyor. Son bir yıl içinde şehirlere yağan bombalardan, oyuncak diye oynadıkları savaş artıklarından, küçücük bedenlerin dayanamadığı salgınlardan, güvenli yerlere göç etme telaşıyla azgın dalgalarda, küçücük ellerin nasırlaştığı kapkara fabrikalarda, sabah koşarak gittikleri bakımsız ve denetimsiz eğitim yuvalarında, koruma altındayken bile ebeveynleri tarafından katledilerek kaybettiklerimiz yine çocuklarımızdı” dedi.

Özmen, son olarak şunları söyledi:

"Çocuk hakları gününü kutlayamadığımız bu günde, çocuk hak ihlallerinde sorumluluğunu ve denetim görevini yerine getirmeyen, gereken özen ve yükümlülüklerine aykırı davranan,  düşünce ve inançlara göre ayrımcılık yapan her türlü düşüncenin, uygulamanın ve kararın karşısında olacağımızı belirtiyoruz. Çocuk hak ihlallerinin cezasız kalmaması için tüm gücümüzle mücadele edeceğiz."