Gündem

Britanya seçimleri İskoçya'yı nasıl etkileyecek?

İskoçya'da hükümette bulunan SNP, Brexit kararı sonrası ikinci bağımsızlık referandumunu gündeme taşıdı. Bölgedeki diğer partiler ise yeni bir referanduma karşı çıkıyor. Yarın yapılacak erken genel seçim, İskoçya'nın geleceği için de belirleyici olabilir.

29 Nisan 2018 20:30

Britanya'da yarın yapılacak erken genel seçim, İskoçya'nın siyasi geleceği açısından da önem taşıyor.

Özerk yönetimde iktidarda bulunan İskoç Ulusal Partisi (SNP), Avrupa Birliği'nden ayrılma (Brexit) sürecinin sona ermesinin ardından bölgede ikinci bir bağımsızlık referandumunun yapılmasını savunuyor.

Bu da SNP'yi, İskoçya Parlamentosu'ndaki diğer iki büyük partiden, İskoç Muhafazakâr Partisi ve İskoç İşçi Partisi'nden ayırıyor.

Dolayısıyla Avam Kamarası için Perşembe günü yapılacak erken genel seçim, İskoçya'nın geleceği için de belirleyici olabilir.

SNP'nin manifestosunda, birçok ekonomik ve sosyal talep ile birlikte referandum da önemli bir yer tutuyor.

Manifestonun girişinde şu ifadeler yer alıyor:

"SNP'ye verilen oylar aynı zamanda İskoçya'nın kendi geleceğini belirleme hakkını da güçlendirecektir. Seçim, İskoçya'nın bağımsız olup olmamasını belirlemeyecek ancak SNP'ye verilen oylar, İskoç Parlamentosu'nun referandumun ne zaman yapılacağına karar vermesi hakkını sağlamlaştıracaktır."

SNP lideri ve İskoçya Özerk Yönetimi Başbakanı Nicola Sturgeon, İskoçya'da AB referandumunda yüzde 62 "Hayır" oyu çıktığını, bu yüzden ikinci referandumun bir hak olduğunu savunuyor.

İskoç Muhafazakâr Partisi lideri Ruth Davidson ise seçim beyannamesini açıklarken, ikinci bağımsızlık referandumu konusunda SNP'ye direneceklerini söyledi.

Bölge parlamentosunda en büyük üçüncü siyasi güç olan İskoç İşçi Partisi de SNP'yi durdurma çağrısı yaptı:

"İşçi Partisi bağımsızlığı hiçbir zaman savunmayacak ve İşçi Partili her bir milletvekili, SNP'nin istenmeyen, Britanya'yı parçalama planına karşı mücadele edecek".

Birleşik Krallık Başbakanı Theresa May, daha önce İskoçya'da referandum konusunda sürekli "Zamanı değil" açıklaması yapmıştı.

May'in lideri olduğu Muhafazakâr Parti'nin programında ise 'referandumun ancak Brexit müzakereleri sonlandıktan sonra ve bu konuda kamuoyunun rızasının var olması durumunda' yapılabileceği maddesi yer aldı.

İngiltere'de ana muhalefetteki İşçi Partisi'nin lideri Jeremy Corbyn de son haftalarda yaptığı açıklamada, 'ikinci bir bağımsızlık referandumunun gereksiz olduğunu ve halk tarafından istenmediğini' söyledi.

Henüz erken olmakla birlikte İskoçya'da yapılan son kamuoyu araştırmaları, ikinci bir referanduma destekte belli oranda bir düşüş olduğunu, referandumu destekleyenlerin oranının yüzde 44'e indiğini gösteriyor.

İskoçya'da AB referandumunda "Evet" oyu verenlerin büyük bölümü aynı zamanda SNP destekçisi.

YouGov'un yaptığı kamuoyu araştırmasına göre, 2014'teki referandumda ise bağımsızlık isteyenlerin üçte biri SNP'ye oy veriyor.

"Hayır" diyenlerin yüzde 86'sıysa birlik yanlısı partilere oy veriyor: Muhafazakâr Parti (yüzde 49), İşçi Partisi (yüzde 27), Liberal Demokrat Parti (yüzde 10).

Britanya'da 2015'te yapılan genel seçimde İskoçya'da yüzde 50 oy alıp 59 sandalyeden 56'sını kazanan SNP, bölgede hâlâ en büyük güç olmayı sürdürüyor.

Ancak Perşembe günkü seçim İskoçya'da SNP açısından 2015'e göre daha zorlu geçebilir.

Ancak dar bölge seçim sistemi nedeniyle, birlik yanlısı partilerin işbirliğine gitmemesi durumunda, SNP'nin milletvekili sayısının büyük oranda azalması mümkün değil gibi görünüyor.

Yarın SNP'nin oylarındaki olası bir artış referandumu savunma açısından partinin elini güçlendirecek.

Ancak İskoç Muhafazakârının ya da İskoç İşçi Partisi'nin oylarını artırması ise Londra'ya ve İskoçya'daki birlik yanlılarına yarayacak.

İskoçya Parlamentosu seçimleri içinse 2021'i beklemek gerekecek.