Dünya

Bill Gates'in 'gıdanın geleceği' dediği yapay et, yiyecek sektörünü dönüştürebilir mi?

"Halk laboratuvarda üretilen etle 2020'de tanışacak"

25 Nisan 2019 04:42

Bruce Friedrich 30 yıldır vejetaryen olsa da tekrardan et yemeye başladı. Ama yediği et için hayvan öldürülmedi. Midesine indirdiği, Microsoft'un kurucusu ve CEO'su Bill Gates'in "gıdanın geleceği" olarak adlandırdığı, laboratuvarda hayvan hücrelerinden yapılan bir etti. Friedrich katıldığı TED konferansında laboratuvarlarda üretilen etlerin artan insan nüfusunu beslerken aynı zamanda doğaya dair sorunları nasıl çözebileceğini anlattı.

Kanada'nın Vancouver kentinde düzenlenen konferansa katılan bir diğer şirket olan Beyond Meat (Etin Ötesi) de katılımcılara bitkiden üretilen et benzeri ürünlerini tattırdı. Beyond Meat ve merkezi ABD'nin Silikon Vadisi'nde bulunan Impossible Foods şirketleri halihazırda ürünlerini piyasaya sürdü. Onlarca başka şirket de hayvan hücrelerinden et üretimi üzerine çalışıyor.

Bruce Friedrich, halkın laboratuvarda üretilen etle 2020'de tanışacağını fakat başlangıçta fiyatların 50 dolar (yaklaşık 294 TL) olacağını söylüyor.

Friedrich aynı zamanda bitki ve hücreden üretilen etlerin üretimini destekleyen Good Food Institute'ün (İyi Gıda Enstitüsü) de kurucusu.

Enstitü bugüne kadar bu tür etleri kitlesel boyutta üretmeyi hedefleyen 14 projeye 2,8 milyon dolar (yaklaşık 16,5 milyon TL) aktardı.

BBC'ye konuşan Friedrich, çevreyi daha ez etkilemeleri nedeniyle "temiz et" de denen laboratuvar etlerinin hayvancılığın yanı sıra çiftçiliği de değiştirebileceğini düşünüyor:

"Hayvanlara yedirmek için çok fazla yem yetiştiriyoruz. Tavuklara verilen her dokuz kalorinin birini et olarak alabiliyoruz. Bu, yemek yaratmak için son derece verimsiz bir uygulama.

"Ve 2050 yılına kadar günümüzdeki et miktarının yüzde 70 veya yüzde 100 daha fazlasını üretmemiz gerekecek."

Friedrich, artan nüfus ve yoğun bir şekilde yapılan tarımın doğaya etkisi nedeniyle insanların et üretimi için yeni yöntemler bulması gerektiğini düşünüyor:

"İnsan doğasını değiştiremeyeceğimiz için et üretimini değiştirmek yeterli."

"Sıradan bir vejetaryen hamburger değil"

Bu sentetik etin vejetaryenlikle pek bir ilişkisi yok.

Friedrich "Vejetaryenlerin bu eti de yemek istemediklerini duyuyoruz ve onlara, şakayla karışık olarak, vejetaryenlerin ne düşündüğünün umurumuzda olmadığını söylüyoruz. Bu sıradan bir vejetaryen hamburger değil" diyor.

Hücrelerden et yetiştirilen laboratuvarların görünümü hayvan çiftliklerinden çok farklı olacak.

Friedrich "Çiftliklere kıyasla yüzde 99 daha küçük olacaklar. Böylece hayvancıların ve çiftçilerin 'büyü ya da sektörden silin' baskısına maruz kalmayacaklar" diyor ve ekliyor:

"Hayvanların hücreleri hücre bankalarında tutularak sonsuza kadar çoğaltılacak. Hayvanlar ise barınaklarda yaşamlarına devam edecek."

Çiftçilerin hayvan yemi için üretim yapmasına gerek kalmayınca doğaya daha uyumlu ve daha çok çeşitli ürün yetiştirmesi de mümkün olacak.

Bütün bunlar kulağa geleceğin ideal bir versiyonu gibi gelebilir ama aslında, halihazırda çok sayıda et alternatifi piyasada bulunuyor.

İngiltere'deki unlu mamuller zinciri Gregg, Ocak ayından bu yana vegan sosis satıyor.

Burger King ise ABD'de 59 şubesinde Impossible Foods'un etlerinden yaptığı hamburger satışını deniyor. Satışı ülke geneline yaymak da planlar arasında.

Etin hem dokusunu hem tadını taklit eden bu hamburgerlerin sırrı, üretiminde kullanılan "hem" adlı bir molekülde. Demir içeren bu molekül bazılarına göre bu yiyeceğe et tadını veren şley.

Vancouver'daki TED konferansına gitmeden önce Meet adlı bir restorana gittim. Burası Beyond Meat hamburgerlerini satan zincirlerden biri.

20 yıllık bir pesketaryen (balık yiyen vejetaryen) olarak "etin" dokusunun gerçek ete benzediğini söyleyebilirim ama tadının benzerliği konusunda bir şey söylemem zor: Üzerinde çok fazla çeşni vardı.

Restoran, bitkiden yapılan bu gıdadan yiyen çok sayıda kişiyle doluydu.

TED konferansında bu hamburgeri üreten şirketten temsilcilerle tanıştım ve Beyond Meat'in sossuz ve baharatsız halini yedim.

Tadı, en fazla aşina olduğum et alternatifi olan Quorn gibi değildi ama hafızamdaki et tadıyla da birebir uyuşmuyordu.

Sonuç olarak bu "eti" sevdiğimi söyleyebilirim. Fakat Friedrich'in de söylediği gibi hedef kitle ben değilim. Et severler bu ürünü ne kadar sevecek, emin değilim.

Impossible Foods ve Beyond Meat'in dışında Avrupa, ABD, Çin, Japonya ve İsrail'de yapay etler üzerinde araştırma yapan onlarca şirket var.

Friedrich, düzenleyici kurumların da bu alanda çalışmaya başlamaları gerektiğini fark ettiğini söylüyor.

ABD Gıda ve İlaç Dairesi, oluşmaya başlayan bu yeni endüstriyi Tarım Bakanlığı ile birlikte nasıl düzenleyeceğine dair bir niyet metni yayınladı.

Friedrich, gıda güvenliği konusunda sorunlar yaşayan veya Hindistan ile Çin gibi devasa nüfusları beslemesi gereken ülkelerdeki düzenleyici kurumların, laboratuvarlarda et üreten şirketlerin önüne kırmızı halı sereceğini düşündüğünü söylüyor.

Bill ve Melinda Gates Vakfı, hücre temelli et üretimini, gelişmekte olan ülkelere gerçek değişim getirebilecek 5 gıda teknolojisinden biri olarak görüyor.

Fakat herkes bu "gıda devrimine" katılmıyor.

BBC'ye konuşan İngiltere Vegan Topluluğu, "Hayvanların acı çekmesinin önüne geçecek ve hayvancılığın çevreye etkisini azaltacak temiz et girişimlerine sempatiyle bakıyoruz" diyor ve ekliyor:

"Hayvanların çektiği acıyı azaltabilecek her girişimi mutlulukla karşılasak da temiz et üretimini destekleyemeyiz, çünkü üretiminde hayvanlar kullanılıyor.

"Hayvanlardan alınan hücrelerden üretilen bu etler vegan değildir."