Gündem

Başbakan Yıldırım'ın, 24 Haziran'da oy kullanacağını söylediği 30 bin Suriyeli sayısı bir yıl önce 12 bindi; 2.5 katına nasıl çıktı?

Başbakan Binali Yıldırım, İzmir'de 30 bin Suriyeli'nin 24 Haziran seçimlerinde oy kullanacağını söyledi

20 Haziran 2018 22:55
Hülya Karabağlı

24 Haziran 2018 seçimlerine sayılı günler kala Başbakan Binali Yıldırım’ın İzmir’deki son konuşmasında  “Vatandaşlık hakkı kazanan 30 bin Suriyeli 24 Haziran seçimlerinde oy kullanacak” sözleri yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun geçtiğimiz Mart ayında kamuoyuna açıkladığı  ‘Göç ve  Uyum Raporu'nda Türk vatandaşlığı hakkı kazanan Suriyeli sayısının 12 bin olduğu belirtildi. Peki bu rakam 2.5 katına nasıl çıktı?

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürü Ahmet Sarıcan’ın, 10 Mayıs 2017 tarihinde davetli olduğu komisyonda verdiği bilgilerin yer aldığı resmi raporda, evlenme yoluyla  2011’de 113 kişi, 2012’de 229 kişi, 2013’te 499 kişi, 2014’te 1000 kişi, 2015’te 1.700 kişi, 2016’da  ise 2 bin kişinin Türk vatandaşı olduğu açıklanmıştı.

Sarıcan, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü ile ortaklaşa yapılan çalışmada 10 bin civarında ailenin durumu inceleme altına alındığını bunun da 20 bin kişiye tekabül ettiğini belirterek, Türk vatandaşlığı yolundaki Suriyeli sayısıyla ilgili bugüne ışık tutan ipuçları da vermişti. Buna göre, vatandaşlık hakkı kazanan Suriyeli sayısı 10 Mayıs 2017 tarihinde 12 bin. Üzerinden geçen 1 yıl 2 aylık sürede 30 bin olduğu açıklandı. 24 Haziran seçimlerine giden 1 yıllık süreçte 2.5 katlık bir artış yaşanmış.

Başbakan ne demişti?

Başbakan Yıldırım,  İzmir’deki konuşmasında “Vatandaşlık hakkı kazanan 30 bin Suriyeli 24 Haziran seçimlerinde oy kullanacak. Suriyeliler bizim misafirimiz memleketlerine gidecekler” demişti.

İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürü Ahmet Sarıcan Mülteci Hakları Alt Komisyonu’nun  resmi raporda da yer alan 10 Mayıs 2017 tarihinde gerçekleştirdiği toplantısında şu bilgeleri  vermişti:

"5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu yabancıların vatandaşlığa alınmaları için üç usul öngörmüştür. Bunlar genel hükümlere göre vatandaşlığa alınma, evlenme yolu ile vatandaşlığa alınma ve istisnai usulle vatandaşlığa alınma şeklindedir.

Genel hükümlere göre, vatandaş olmak için öncelikle yabancının Türkiye’de geçerli bir ikametinin olması gerekmektedir. Ülkemizde bulunan Suriyelilerin statüsü geçici koruma statüsüdür. Bu statü ile Türkiye’de kalınabilmekte ancak Kanun uyarınca aranılan geçerli ikamete sahip olunamamaktadır. Geçerli ikametin en az beş yıllık süre boyunca devam etmesi gerekmektedir. Türkiye’de geçici ikamet statüsünde bulunan bir Suriyeli on yıl Türkiye’de bulunsa da geçerli ikamet sahibi olma koşulunu gerçekleştirememektedir. Geçerli ikamete sahip bir yabancının beş yıllık geçerli ikamet süresi içerisinde yüz seksen günden fazla yurt dışında bulunmaması gerekmektedir. Şayet bu süre aşılırsa beş yıllık süre yeniden başlatılmaktadır. Beş yıllık ikamet koşulu tamamlandıktan sonra doğrudan vatandaşlığa geçiş mümkün olmamakta, vatandaşlık komisyonu tarafından kişinin topluma adaptasyonuna, ekonomik durumuna ilişkin değerlendirmeler yapılmaktadır. Sonrasında öncelikle mahalli çapta güvenlik soruşturması yapılıp ilgili bilgiler Genel Müdürlüğe gönderilmekte, gerek emniyet ve gerekse Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından da güvenlik soruşturması yapılmaktadır. Şayet güvenlik tahkikatında da bir problem çıkmazsa, Genel Müdürlüğün teklifi ve İçişleri Bakanının onayıyla yabancı Türk vatandaşlığına geçmektedir.

Türk vatandaşlığına geçmede bir diğer usul, bir Türk vatandaşıyla evlenme yoluyla vatandaşlık almadır. Evliliğin üç yıl sürmesi ve gerçek manada bir evlilik olması şartları aranmaktadır. Bu koşulların sağlanıp sağlanamadığının takibi vatandaşlık komisyonu tarafından yapılmaktadır. Şayet güvenlik soruşturmasında da bir problemle karşılaşılmazsa kişinin Türk vatandaşı olması sağlanmaktadır.

Türk vatandaşlığına geçebilmek için bir diğer usul ise ‘istisnai vatandaşlık’ kazanılmasıdır. Bu usule göre, Türkiye’ye sanayi tesisi getiren veya bilimsel, ekonomik, kültürel, sosyal ve sportif anlamda ülkeye katkı sağlayan veya katkı sağlayacağı düşünülen kişilerin süre, ikamet vb. şartlar aranmaksızın doğrudan Türk vatandaşlığına alınması mümkündür. Bu usulde vasıflı kişilerin Türk vatandaşlığına hızlı bir şekilde alınması gayesi güdülmektedir.

Son dönemde ise yabancı yatırımcıların Türk vatandaşlığına geçmesi ve ülkeye sermaye akışının sağlanması yönünde bir usul üzerinde çalışılmaktadır. Buna göre, Türkiye’de en az bir milyon dolar değerinde gayrimenkul satın alan veya iki milyon dolarlık sabit sermaye yatırımı gerçekleştiren veya en az 100 kişilik istihdam alanı oluşturan veya bankalarda üç yıl çekilmemek şartıyla üç milyon dolar ve üzerinde para bloke eden veya üç milyon dolar ve üzeri devlet tahvili satın alıp bunu üç yıl satmama şartını kabul eden veya bir buçuk milyon dolarlık yatırım fonu katılma payı alanların vatandaşlığa alınmasıyla ilgili yeni bir süreç başlatılmıştır.

Bu koşulların sağlanması durumunda vatandaşlığın kazanılması istisnai vatandaşlık kazanılmasındaki usulle gerçekleşecektir.

Bugüne kadar yaklaşık 12 bin Suriyeli Türk vatandaşlığına geçmiştir. Daha önce de belirtildiği gibi geçici koruma altında ülkemizde bulunan üç milyona yakın Suriyelinin vatandaşlığa alınması gibi bir durum söz konusu değildir. Vatandaş olan Suriyelilerin 6500 kadarı bir Türk anne ve/veya babadan olduğu için vatandaşlık almıştır. Bu kişilerin vatandaşlık hakları doğdukları andan itibaren olmakla birlikte, nüfus kütüklerine tescilleri sonradan yapılmıştır. Türkiye’de toprak esasına dayalı vatandaşlık alma usulü bulunmamakta, vatandaş olmak için kişinin annesi veya babasından en az birisinin Türk vatandaşı olması şartı aranmaktadır. Vatansızlar için özel hükümler ise saklıdır. Vatansızlar başka bir ülkenin vatandaşlığına sahip olmadıkları için, Türkiye’de toprak esasına göre Türk vatandaşlığı almaları mümkündür. Bugüne kadar vatansız olduğu iddiasıyla Suriyelilerden başvuru olmadığı için, bu şekilde Türk vatandaşı olan bulunmamaktadır. 2011 yılından sonra 4500 civarında Suriyeli Türk vatandaşı ile evlenerek ve üç yıllık süre şartını yerine getirerek vatandaş olmuştur. Yaklaşık 1000 kişi ise geçici koruma kararı çıkması öncesinde beş yıllık ikamet şartını yerine getirerek Türk vatandaşlığına geçmiştir. Hükümet vasıflı Suriyelilerin Türk vatandaşlığına kazandırılması için bir ön çalışma başlatmış durumdadır. Bu kapsamda Göç İdaresi Genel Müdürlüğü ile ortaklaşa yapılan çalışmada 10 bin civarında ailenin durumu inceleme altına alınmıştır. Bu toplamda 20 bin küsur kişiye tekabül etmekte olup, net bir rakam vermek mümkün değildir. Bu ailelerdeki bireylerin  evlenme yoluyla 2011’de 113 kişi, 2012’de 229 kişi, 2013’te 499 kişi, 2014’te 1000 kişi, 2015’te 1.700 kişi, 2016’da 2 bin kişi Türk vatandaşı olmuştur."

Özet

5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu yabancıların vatandaşlığa alınmaları için üç usul öngörmüştür. Bunlar genel hükümlere göre vatandaşlığa alınma, evlenme yolu ile vatandaşlığa alınma ve istisnai usulle vatandaşlığa alınma şeklindedir. Bugüne kadar 12 bin Suriyeli Türk vatandaşlığına geçmiştir. Vatandaş olan Suriyelilerin 6500 kadarı bir Türk anne ve/veya babadan olduğu için vatandaşlık almıştır. 2011 yılından sonra 4500 civarında Suriyeli Türk vatandaşı ile evlenerek ve üç yıllık süre şartını yerine getirerek vatandaş olmuştur.