Gündem

'Başbakan istifa etmeli' sözü, AKP kulislerinde de dillendiriliyor

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile milletvekilliğinden istifa ettiğini açıklayan Erdoğan Bayraktar’ın 'Başbakan da istifa etmeli' sözleri, hükümet içinde kriz yaşandığını ortaya koydu

25 Aralık 2013 19:30
Muzaffer Gençdoğan / ANKARA
 
Yolsuzluk olayına adı karışan İçişleri Bakanı Muammer Güler ve Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın istifalarının ardından Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın, diğer iki bakandan farklı bir istifa açıklaması yapması, siyaset kulislerine damgasını vurdu. Erdoğan Bayraktar’ın “Başbakan da istifa etmeli” sözleri, 17 Aralık operasyonu sonrası hükümet içinde bir kriz yaşandığını ortaya koydu.
Erdoğan Bayraktar, istifasını, Muammer Güler ve Zafer Çağlayan’ın birbirine benzer yazılı açıklamaları yoluyla değil, NTV yoluyla duyurdu. Bayraktar’ı, bakanlığın yanı sıra milletvekilliğinden de istifa ettirecek noktaya getiren “olay içindeki olay”ın perde arkasında, önüne konulan istifa mektubu ile “Başbakan’ı rahatlatacak” deklarasyonu imzalaması baskısının yattığı ortaya çıktı. Bayraktar’ın bu durumu “kendisine istifa baskısı yapıldığı” şeklinde açıklaması da “Hükümet içinde bir kriz yaşandığını” ortaya çıkardı.
 

Bayraktar, Başbakan’a direndi mi?

 
AKP kulislerinde, “Yolsuzluk operasyonu dosyasında kendisini rencide edecek hiçbir husus olmadığına inanan” Erdoğan Bayraktar’ın, bu olay nedeniyle Bakanlıktan istifa etmek istemediği, Başbakan Erdoğan’ın şayet gerek duyuyorsa kendisini Kabine revizyonu çerçevesinde görevden almasını beklerken bir dayatma ile karşı karşıya kaldığı” iddiaları dillendiriliyor. Erdoğan Bayraktar, NTV’ye yaptığı “istifa” açıklamasında da bu ayrıntıyı dolaylı olarak şu sözlerle açıkladı:
“17 Aralık tarihinde yapılan operasyon dosyasında şahsımı rencide edecek veya izah edemeyeceğim hiçbir husus yok. Ancak Sayın Başbakan'ın istediği Bakanla çalışmak veya istediği bakanı görevden almak en tabi hakkıdır ve yetkisidir.
Fakat 'rüşvet ve yolsuzluk ifadelerinin bulunduğu bir operasyon sebebiyle istifa ediniz ve beni rahatlatacak deklarasyonu yayınlayınız' şeklinde tarafıma baskı yapılmasını kabul etmiyorum.
Etmiyorum çünkü, soruşturma dosyasında var olan ve onaylanan imar planlarının büyük bir bölümü Sayın Başbakan'ın onayıyla yapıldı.
Bu minval üzere bakanlıktan ve milletvekilliğinden istifa ettiğimi açıklıyorum. Bu milleti ve vatanı rahatlatmak için sayın Başbakan'ın istifa etmesi gerektiğine inandığımı ifade ediyor, yüce milletime saygılar sunuyorum.”
 

'Güvenoyu alarak aklanalım'

 
Erdoğan Bayraktar’ın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile milletvekilliğinden istifa ettiği açıklamasındaki “Başbakan da istifa etsin” sözleri AKP içinde de destek buldu. Parti kulislerinde “Başbakan’a bugüne kadar benzeri görülmemiş bir başkaldırı” şeklinde yorumlanan Bayraktar’ın çıkışına benzer değerlendirmeler dillendirilmeye başlandı. AKP kulislerinde "Kangren olan kolu kesmek yetmez. Hükümetin tümüyle istifa etmesi, Başbakan Erdoğan’ın yeni bir kabine kurması ve Meclis’ten güvenoyu alması, yaşanan kaostan kurtulmanın en gerçekçi yolu olur. Bizim Meclis’te yeterli gücümüz var. Güvenoyu için 276 evet oyu yetiyor. Bizim milletvekili sayımız 320’in üzerinde. Aklanarak yolumuza devam ederiz" görüşünü çok sayıda milletvekili seslendiriyor.
 

Muhalefet de 'Başbakan istifa' diyor

 
CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, partisinin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı sürerken, istifaları değerlendiren bir açıklama yaptı. Erdoğan Bayraktar’ın açıklamalarını “zehir zemberek” diye niteleyen Haluk Koç, “Bayraktar’ın bütün yaşananlara ışık tuttuğunu” söyledi. Koç, “Niye baklayı şimdiye kadar dilinizin altında tuttunuz? Bir asabiyet patlaması mıdır? Yoksa karşı karşıya kaldığı manevi dünyanın sıkıntılarını tezahür ettiren cümleler midir? Ama bir gerçeği Sayın Bayraktar ifade etmiştir. Bizim de başından beri söylediğimiz budur; olayların temel sorumlusu, hırsızlığa da yolsuzluğu da rüşvete de sadece son soruşturmalar çerçevesinde değil, 11 yıllık iktidarı boyunca göz yuman, kanat geren bizzat Başbakandır. Başbakanın sorumluluğu öyle meydanlarda nutuk atarak, din iman sömürüsü yaparak, gözden uzak tutulacak noktada değildir” dedi.
Başbakan’ın şu anda Türkiye’nin önünde bir numaralı “kuşkulu kişi” konumunda bulunduğunu ileri süren Koç “Siyaset hiç bu kadar gerçek, okunabilir ve şeffaf olmamıştı. Türkiye bir dönemeçten geçiyor, Türkiye artık bu kiri kaldırmıyor, Türkiye artık bu yükle yoluna devam edemez, yaşadıklarımız Türkiye’nin bu temizliği yapması için önemli gelişmelerdir. Bunun arkası gelmek zorundadır” diye konuştu. Koç, “Başbakan siyaseten ve hukuken şu anda boştadır. Toptan yediniz, toptan paylaştınız, toptan defolun gidin, düşün bu milletin yakasından artık” ifadelerini kullandı.
Haluk Koç, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Turan Çolakkadı’ya da “Sayın savcım, yolsuzlukları ortaya çıkarmaya göreviniz gereği mahkumsunuz. Tarih önünde bir göreviniz var, tüyü bitmemiş yetimin hakkını koruma göreviniz var. Siz cumhuriyetin savcısısınız, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin savcısı değilsiniz. Adalet Bakanı'nın sizin üzerinizde kurduğu baskının üzerinden gelmek zorundasınız” çağrısı yaptı.
 

Muharrem İnce’nin iddiası

 
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de Twitter’dan yaptığı açıklamada “Erdoğan Bayraktar, ‘Soruşturma dosyasındaki imar planları Başbakan’ın onayı ile yapılmıştır’ sözü ile Ali Ağaoğlu’nun sözlerini birleştirin” diye yazdı.