Dünya

Araştırma: Almanya'da siyahlara yönelik ırkçılık yaygın

Araştırmaya göre siyahlara yönelik ırkçılık üç mekanizma üzerinden ifade buluyor

01 Aralık 2021 13:59

Temsili olmayan bir araştırmaya göre Almanya'da siyahların yüzde 42'si devlet kurumlarında ve günlük hayatta ayrımcılığa uğruyor ve ırkçılığa maruz kalıyor.

Adegbayi B. Berlin Fennpfuhl'da geçen hafta cuma günü bir yaşındaki kızıyla yolda yürürken ırkçı bir saldırıya maruz kaldı. Sokakta bir kadın, Nijerya kökenli adama tükürdü ve ağır ırkçı hakaretlerde bulundu. Adam olayı kayda aldı, görüntüleri sosyal medyadan paylaştı ve saldırıyı polise bildirdi. Saldırgan kadın kısa süre sonra gözaltına alındı.

Adegbayi B. kendisiyle yapılan röportajlarda Almanya'da ırkçılığın kendisine sürekli olarak eşlik ettiğini belirtiyor. Ayda ortalama iki veya üç kez ırkçı hakaretlere maruz kaldığını söyleyen Adegabyi B. son saldırının kızında da bir travmaya yol açtığını söylüyor.

Siyahlara yönelik ırkçılığa dair ilk sistematik araştırma

Adegbayi B'nin yaşadığı olay, münferit değil. "Each One Teach One" adlı derneğin yaptığı "Afrozensus" Almanya'da siyahların sağlık, konut piyasası ve eğitim alanlarında maruz kaldığı ırkçılığı ortaya koyan ilk sistematik araştırmalardan biri oldu.

20 Temmuz - 6 Eylül tarihleri arasında online olarak yapılan ankete yaklaşık 6 bin kişi katıldı ve araştırma sonuçları 300 sayfalık bir raporda toplandı. Ankete katılanlar arasında devlet kurumlarında ve günlük hayatta ayrımcılığa uğradıklarını ve ırkçılığa maruz kaldıklarını belirtenlerin oranı yüzde 42. Afrozensus her ne kadar temsili olmayan bir anket olsa da Almanya'da yaşayan 1 milyondan fazla siyahın ırkçılık tecrübelerinin ana hatlarını ortaya koymak bakımından önem taşıyor.

Egzotikleştirme, cinselleştirme, suçla özdeşleştirme...

Araştırmaya göre siyahlara yönelik ırkçılık üç mekanizma üzerinden ifade buluyor. Egzotikleştirme, bunların başında geliyor. Ankete katılan siyahların yüzde 90'ı kendilerine sorulmadan saçlarına dokunulduğunu belirtiyor. Cinselleştirmek de siyahların sık yaşadığı bir tecrübe. Ankete katılanların yüzde 80'i arkadaşlık uygulamalarında görünümleri ya da geldikleri yer nedeniyle cinsiyetçi yorumlara maruz kaldıklarını belirtiyor.

Aynı şekilde siyahlar suçla da birarada düşünülüyor. Ankete katılanların yüzde 56'sı kendilerine uyuşturucu satıp satmadıklarının sorulduğunu belirtiyor. Birçoğu polis tarafından somut bir neden olmaksızın durdurulduğunu ve kontrol edildiğini ifade ediyor. Afrozensus'a katılan her üç siyahtan ikisi (yüzde 67,6) ırkçı önyargılardan ötürü okulda ve üniversitede diğer öğrenci arkadaşlarına göre daha kötü notlar aldıkları kanaatinde. Siyahlar konut piyasasında da engellerle karşılaşıyor, ev bulmakta zorlanıyorlar.

Siyahlar ırkçılığa karşı kendilerin savunduklarında da kötü deneyimler ediniyor. Ankete katılanların yüzde 90'ı ırkçılığı dile getirdiklerinde kendilerine inanılmadığını ifade ediyor. Irkçılığa maruz kalanların yüzde 75'i olayı bildirmediklerini söylüyor.

"Yapısal bir sorun"

Each One Teach One Derneği ırkçılık araştırmacısı Daniel Gyamerah araştırma sonuçlarının kamuoyuyla paylaşıldığı toplantıda siyahların "acı verici deneyimlerle" karşılaştıklarını söyledi. Federal Hükümet'in bu tür verileri toplamaya ilgi göstermediğini ancak bunun "insan haklarından doğan bir yükümlülük olduğunu" söyledi. Gyamerah "Siyahlara yönelik ırkçılık bize ait bir sorun değil. Biz bunu düşünüp icat etmedik, bu yapısal bir sorun" dedi.

Each One Teach One ile demokrasi ve çeşitliliği savunan sivil toplum kuruluşu Citizens for Europe tarafından yapılan araştırmayı Federal Aile Bakanlığı'nın Ayrımcılıkla Mücadele Dairesi 150 bin euroluk bir meblağ ile finanse etti. Ayrımcılıkla Mücadele Dairesi Geçici Başkanı Bernhard Franke "Afrozensus araştırması Almanya'da siyah karşıtı ırkçılığın görünüm biçimlerini ve etkilerini belirgin bir şekilde ortaya koyuyor" dedi.

Almanya'da etnik kriterlere dayalı araştırmalar pek olağan değil. Daniel Gyamerah bunun nedenini "Araştırmanın bu toplulukları yaratacağı endişesi var"  sözüyle açıklıyor. Gyamerah "Ama buradayız. Toplumun bir parçasıyız ve inkar edilmeye de izin vermeyeceğiz" diyor.

Volker Witting

© Deutsche Welle Türkçe