Gündem

Antalya'daki çevreci çift cinayeti Guardian'da

Guardian gazetesi, Antalya'da çevre koruma mücadelesi içinde yer alan ve Mayıs ayında öldürülen Aysin ve Ali Büyüknohutçu'nun hikâyesini sayfalarına taşıdı. Guardian'a konuşan çevreci aktivistler, 'cinayetin kendilerine yönelik bir uyarı olduğunu' söylüyo

29 Nisan 2018 20:30

İngiliz Guardian gazetesi, Antalya'da çevre koruma mücadelesi içinde yer alan ve Mayıs ayında öldürülen Aysin ve Ali Büyüknohutçu'nun hikâyesini sayfalarına taşıdı.

Jonathan Watts imzalı tam sayfa haberin başında çiftin, doğaya yakın olmak için emekliliklerinde Antalya'nın Finike ilçesindeki bir yayla evine yerleştikleri, evin yakınlarında doğaya zarar veren taş ocaklarına karşı mücadele vermeye başladıklarında ise hayatlarının değiştiği aktarılıyor.

Çiftin başkalarıyla birlikte kurduğu Toraçder'in (Akdeniz Kıyıları Çevre Koruma Derneği) kurucularından Bayram Tasel gazeteye şunları söylemiş:

"İlk baştaki hedefimiz, insanları doğa konusunda eğitmekti. Daha sonra taş ocaklarının ormana zarar verdiğini fark ettik. Onlara karşı kampanya başlattık. Bunun tehlikeli olacağını biliyordum ancak bir cinayete yol açacağını düşünmemiştim".

Guardian çiftin, taş ocaklarına karşı açtıkları bazı davaları kazandıklarını, bu davalardan çok kısa sonra ise öldürdüklerine dikkat çekiyor.

Gazete, zanlı Ali Yumaç'ın yakalandıktan sonra cinayeti para karşılığı işlediğini itiraf ettiğini, daha sonra ifadesini değiştirerek bunu kendi başına hırsızlık için yaptığını söylediğini, hapishaneden eşine ilettiği son mektubunda ise bir maden şirketi sahibinden para istediğinş yazıyor.

Mektupta, "Bana vaat ettiğiniz ödemeyi yapın. 'Öldür paranı hemen vereceğiz' diye vaatlerde bulunup, neyi bekliyorsunuz? 10 gün içerisinde param gelmez ise görüşürüz. İpleriniz cebinizde haberiniz olsun" ifadeleri yer almıştı.

Gazete, Ali Yumaç'ın bu mektuptan kısa süre sonra intihar etmesinin, aktivistler tarafından inandırıcı bulunmadığını yazıyor.

İsmini vermek istemeyen bir doğa aktivisti gazeteye şu görüşlerini aktarmış:

"O, intiharlara karşı da korumalı, yüksek güvenlikli bir L tipi hapishanede kalıyordu. Kendisini öldürdüğünü düşünmüyorum. Onun susturulduğuna inanıyorum."

Çiftin avukatı Eser Dursun ise şunu eklemiş: "Katil öldüğü için (davayı) kazanamayız. Türk kanunlarına göre bu, davanın kapandığı anlamına geliyor".

Guardian'a konuşan İstanbul'daki Kuzey Ormanları Savunması grubundan Onur Akgül ise, bu cinayetin kendilerine bir mesaj olduğu görüşünü savunmuş:

"Ali ve Aysin'in öldürülmesi Türkiye'deki yeni iklimin bir göstergesi. Ülkemiz tarihindeki çevreye yönelik saldırıların en büyüğü bugün yaşanıyor. Onların öldürülmeleri başkalarına bir mesaj olarak görülebilir."

Haberin sonunda Ali ve Aysin'i destekleyenlerin zor bir durumda kaldıkları belirtiliyor:

"Ali ve Aysin'in destekçileri bugün zor bir konumda. Hayatını kaybeden çiftin evini bir ekoloji mekanına dönüştürmek, Antalya'da onların anısına bir park kurmak, taş ocaklarına karşı mücadeleye devam etmek ve adaletin tecelli etmesini istiyorlar.

"Kampanya içinde yer alanlardan biri, 'Türkiye'de ilk kez iki insan, doğayı korumaya çalışırken öldü. Eğer kazanırsak bu, benzer durumlardaki diğer insanlara yardımcı olacak bir emsal oluşturacak' diyor ve ekliyor: 'Ali ve Aysin ölmüş olabilir ancak hâlâ hayattakilere yardım edebilirler".