Dünya

Almanya'da mültecilerle ilgili güvenlik kaygısı

Almanya’da Suriyeli bir terör zanlısının yakalanması, mültecilerle ilgili güvenlik tartışmasını alevlendirdi. DW'den Noami Conrad mültecilerle ilgili tartışmaları derledi.

12 Ekim 2016 23:12

Eskiden Almanya'da iltica dilekçesi yazmak loto kuponu doldurmaya benzerdi. Suriyeli mülteci adaylarından bazıları resmi makamlardaki yedi saatlik yorucu bir mülakata katlanmak zorunda kalırken, bazıları sığınma gerekçelerini bir kâğıda yazıp verir ve işlemleri tamamlanmış olurdu.

Take Bakri de 2015'te Almanya'nın Leipzig kentine gelmiş ve kendisinden tek bir soru formunu doldurması istenmiş. Bakri, "İşleri başlarından aşmıştı. Dolayısıyla uzun uzun konuşmaktansa dilekçe doldurtmak kolaylarına geliyordu” diyor.

Geçen yıl Almanya'ya yönelen mülteci akını, resmi makamlarda yoğun bir yığılmaya neden olmuştu. Birçok mültecinin de üzerinde kimlik kartı yoktu. Bazıları bir kentte kaydını yaptırdıktan sonra bir başka kente geçiyor ya da Almanya'dan ayrılıp başka bir Avrupa ülkesine gidiyordu. Bu nedenle Irak, Suriye ve Eritre'den gelenler mecburi sorgulamadan muaf tutulup yazılı form doldurmaları yeterli görülmüştü.

Güvenlik önlemlerinin artırılması isteniyor

Bu uygulamadan yararlanmak isteyen çok sayıda Kuzey Afrikalı, Suriyeli olduğunu beyan etti. Almanya Göç ve Mülteciler Kurumu de güvenlik nedenlerinden ötürü mülakat yönteminin yeniden başlatılmasına karar verdi. Daire görevlileri mülteci adaylarının parmak izlerini ve resimlerini toplayarak Federal Polis Teşkilatı'nın sabıka kayıtlarıyla karşılaştırmaya başladı. Mülteci adaylarının kimlikleri de sıkı kontrolden geçirilmeye başladı.

Chemnitz'deki bir konutta yapılan aramadan ve IŞİD terör zanlısının yakalanmasından sonra güvenlik yoklamalarının iyileştirilmesi gündemde geldi. Diğer Suriyeliler tarafından yakalanıp polise teslim edilen Suriyeli zanlı 2015 yılında mülteci adayı olarak iltica başvurusu yapmış. Şimdi 22 yaşındaki zanlının IŞİD ile bağlantıları araştırılıyor. Öte yandan bazı politikacılar istihbaratın daha sıkı güvenlik yoklaması yapmasını ve bunun için de Göç ve Mülteciler Kurumu arşivlerinden yararlanabilmesini istiyorlar.

Muhalefet istihbarat yetkilerinin arttırılmasına karşı

Bu talep, Başbakan Angela Merkel'in mülteci politikasını eleştiren Hristiyan Sosyal Birlik partisinden geldi. Merkel'in 2015 yılında Balkan rotasında mahsur kalan mülteci adaylarına Almanya'nın sınırlarını açması, sadece Bavyera'da teşkilatı bulunan Sosyal Birlik tarafından eleştiriliyor.

Koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti ve muhalefet gizli servise daha fazla yetki verilmesine karşı çıkıyor. Yeşiller partisi milletvekili Irene Mihalic, Bavyera'dan gelen talebi ‘delilik' olarak niteledi ve istihbarat yetkilerinin genişletilmesinin zaten bölünmüş durumdaki kamuoyunda kutuplaşma yaratacağını söyledi.

Talebi ‘ölçüsüz' bulduğunu belirten Sol Parti milletvekili Ulla Jelpke, yetkili kurumun zaten istihbaratla işbirliği yaptığını ve şüpheli durumlarda gizli servisle mülteciler kurumunun bilgi teatisinde bulunduklarını dile getirdi.

Würzburg, Ansbach ve Münih'teki saldırılar 2015'ten önce Almanya'ya gelmiş olan yabancılar tarafından düzenlenmişti.

Avrupa çapında işbirliği şart

Almanya'da terörle mücadelenin bir diğer eksiğinin de yapısal nitelik olduğu belirtiliyor. Avrupa çapında veri merkezi kurulmamış olduğundan ileride tehlikeyi olabilecek şahıslar hakkında bilgi toplamak zorlaşıyor.

Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere geçmişte de bu yüzden zorluklarla karşılaşıldığını ve Arapça isimlerin her Avrupa ülkesinde başka türlü yazılması yüzünden bilgi karışıklığı meydana geldiğini söylemişti.

Suriyeli öğrenci Take Bakri de problemin çözülmesine iltica işleminin sona erdiği yerden başlanılması gerektiğini belirtiyor ve "Camiler, istihbarat ama öncelikle de Almanya'daki Suriyeliler kimin radikalleşip saldırı planladığına dikkat etmeli” diyor. Bakri, "Çoğu Suriyelinin terörden kaçtığını ve Almanya'da da terörle karşılaşmak istemediğini" sözlerine ekliyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Naomi Conrad