Gündem

Akit'ten kayyumun kovduğu Bugün çalışanlarına: Sanki çok başarılısınız, bir afra bir tafra, siz kimsiniz!

Ali Karahasanoğlu: Yapmadığınız haberleri izah etsenize!

31 Ekim 2015 12:10

Yeni Akit Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Ali Karahasanoğlu, "Bu sayfa bizim namusumuz" dediği için kayyum Hasan Ölçer tarafından "Çık dışarı, iş akdine son verildi" sözleriyle kovulan Bilal Şahin ve diğer Bugün çalışanlarına "Sanki çok başarılı gazeteciler imişler.. Kendi yağı ile kavrulan medya organlarının mensuplarıymışlar gibi. Bir afra.. Bir tafra.. Havalarından bunların yanından geçemiyorsunuz. Siz kimsiniz ya?" dedi.

Karahasanoğlu yazısında, "Çalıştığı gazete, kaynağı belirsiz paralarla çıkan. O kaynağı belirsiz parayı sorgulayamayan.. 'Bizi kim sübvanse ediyor? Niçin ediyor' diye soramayan. 'Kâr etmeyen. Zarar eden bir medya organı, niçin çıkmaya devam eder' diyemeyen. 'Bir ay olsa anlarım. İki ay olsa anlarım. 3 ay.. 6 ay.. 10 ay.. Hepsini anlarım. Ama 2 senedir. Üç senedir. Dört senedir. 5 senedir zarar eden bir medya organını, bir işadamı niye çıkartır, niye çıkartmaya devam eder?' diye soramayan adamlar. Şimdi çıkmışlar.. “Yaptığımız haber, bizim namusumuzdur” diyorlar" ifadelerine yerdi.

Ali Karahasanoğlu'nun Yeni Akit gazetesinin bugünkü (31 Ekim 2015) tarihli nüshasında yayımlanan yazısı şöyle:

Geldi çattı, oy verme günü.

Bugüne kadar, bize çile çektirdi Devlet Bahçeli..

Bir baktınız şöyle dedi: “Değil elimizi, gövdemizi bile taşın altına koyarız!”

Sevindiniz.

Sonra şöyle dedi: “AK Parti, HDP ile koalisyon kursun!”

Saçınızı başınızı yoldunuz..

“Bu adam, resmen milletle alay ediyor” dediniz.

Ama elinizden bir şey gelmedi..

Kendi genel başkanları, 7 Haziran’ın akşamında söylemişti: “En erken seçim ne zaman olacaksa o zaman da seçim olur!”

Sonra hiç utanmadan, sıkılmadan, genel başkan yardımcısı ünvanlı MHP’liler, “Erken seçim kararını en tepedeki zat verdi..” diye eleştiriler yaptılar..

Şimdi top, milletin ayağına geldi..

Devlet Bahçeli’nin “bir öyle, bir böyle” açıklamalarına artık esir olmayacaksınız.

Oyunuzu kullanıp, milletle alay edenlere dersini vereceksiniz.. 

“AK Parti, HDP ile hükümet kursun” diyen Bahçeli’ye....

“Biz, MHP hükümet olsun diye sana oy verdik. PKK’lıların hükümet olmasını, bırak da PKK’lılar istesin. Sana ne oluyor?” diyenler, ders verecekler..

Ama..

Tüm bu gerçeklere rağmen..

Başörtü yasakçıları ile koalisyon kurabilen. “İdam cezasına karşıyım”diyerek Apo’nun idam cezasını uygulamayacağı ilk günden belli olan Ecevit ile koalisyon kuran..

Aklına hiçbir şart gelmeyen..

Ama AK Parti ile koalisyon gündeme gelince..

Her gün birbirini nakzeden açıklamalar ile, zikzak çizen MHP’ye.. 

Yine de milliyetçi kardeşlerim oy verecekler ise..

Ben onlara ne diyeyim?

AK Parti’yi bombardımana tuttular..

“Dört bakan” dediler. “Dört bakan” işittiler.

Dört bakandan bir tanesi bile, ne 7 Haziran’da, ne de 1 Kasım’da aday gösterilmedi..

Suçludurlar, değildirler ayrı konu..

Ama AK Parti, “Bunlar, en azından tartışılan isimler.. Gereksiz yere tartışmayalım. Aday göstermiyoruz” dedi.. 

Peki, AK Parti’yi, aday gösterilmeyen dört eski bakanla suçlayanlar..

Özellikle de CHP’liler..

Bir lüks rezidansı parti genel başkanının kızına.. Bir lüks rezidansı da parti genel başkanının özel kaleminin kardeşine veren Battal İlgezdi’nin karısının milletvekili adaylığını geri çekti mi?

Hayır.

CHP adayı Gamze İlgezdi, daha 40’ına gelmeden..

Suçlanan dört bakanın toplam servetinden fazla servet edinmiş..

Ki; o dört bakanın çoğu 40’dan çok daha ileri yaşlarda.. Buna rağmen Gamze Hanım kadar servet sahibi değiller..

AK Parti tartışılan isimleri aday göstermiyor.

CHP, tartışmalara rağmen, problemli ismi aday gösteriyor..

Şimdi söyler misiniz, “Sosyal adalet” diyen, “Sosyal devlet” diyen,“Ezilenler” diyen kardeşlerimizden birisi, böyle bir CHP’ye oy verirse, ben ne diyebilirim?

İpek medyasına kayyum atanması olayında bire bir görüyorsunuz..

Gülenci kardeşlerimiz şahsında, gerçeklerin nasıl çarpıtıldığınıgörüyorsunuz.

Bugün gazetesi. Millet gazetesi. Kanaltürk.. Bugün TV.

Bunların hepsi, kurulduğundan bu yana zarar ediyor..

Ama bakın, çalışanlarına.

Sanki çok başarılı gazeteciler imişler.. Kendi yağı ile kavrulan medya organlarının mensuplarıymışlar gibi..

Bir afra.. Bir tafra.. Havalarından bunların yanından geçemiyorsunuz..

Siz kimsiniz ya?

Çalıştığı gazete, kaynağı belirsiz paralarla çıkan..

O kaynağı belirsiz parayı sorgulayamayan..

“Bizi kim sübvanse ediyor? Niçin ediyor” diye soramayan..

“Kâr etmeyen. Zarar eden bir medya organı, niçin çıkmaya devam eder”diyemeyen..

“Bir ay olsa anlarım. İki ay olsa anlarım. 3 ay.. 6 ay.. 10 ay.. Hepsini anlarım. Ama 2 senedir. Üç senedir. Dört senedir. 5 senedir zarar eden bir medya organını, bir işadamı niye çıkartır, niye çıkartmaya devam eder?”diye soramayan adamlar..

Şimdi çıkmışlar.. “Yaptığımız haber, bizim namusumuzdur” diyorlar..

(Yaptığınız yalan haberleri de tartışırız ama..)

Apaçık ortada olan.. Yapmadığınız haberlerin hesabını versenize!

Yukarda sıraladığım soruları soramayıp, yapmadığınız haberleri izah etsenize!

Gülen grubuna bağlı bu kardeşlerimiz..

Gerçekleri bu kadar çarpıtarak, bazı illerde CHP’ye.. Bazı illerde MHP’ye.. Bazı illerde HDP’ye oy veriyorlarsa..

Verebiliyorlarsa..

Bu kadar oynak hareket ediyorlarsa..

Ve sonra da “Yaptığımız namusumuzdur” diyebiliyorlarsa..

Ben onlara ne diyeyim?

Kürtçe türkü dinlemenin bile yasak olduğu günlerden. Kürtçe kanalın 24 saat yayın yaptığı.. İstediğiniz takdirde kürtçe özel televizyon kanalı bile açtığınız.. Okullarda Kürtçe seçimlik derslerin okutulduğu günlere gelmiş iken..

“Sadece yattığım kadınlar oy verse, yine seçilirim” diyen bir adamı.. Getirip İstanbul’da birinci sırada aday yapan HDP’ye oy verecek olan Kürt kardeşlerime..

Hz. Peygamber’i çirkince tasvir eden HDP’liler önümüzde dururken.“Diyanet’i kaldıracağız” diyen.. “Din dersini okullardan kaldıracağız” diyenHDP’ye oy verecek Kürt kardeşlerime.. 

Yarbayımızı, eşinin yanında katleden alçaklara taziye ziyareti yapan HDP’lilere oy verecek ulusalcı, Emin Çölaşan kafalı beyaz Türklere..

Ben ne diyeyim?