Gündem

Akit 'yanlış canlı bomba' için 'CHP'nin iyi kızı' demiş

Sultanahmet'teki canlı bomba saldırısını Rus asıllı bir kadının yaptığı ortaya çıktı

08 Ocak 2015 16:35

İstanbul Sultanahmet’te intihar saldırısı düzenleyerek bir polisimizi alçakça şehit eden DHKP-C’li canlı bomba Elif Sultan Kalsen’in, CHP’nin 2012 Nisan ayında yayınladığı ‘İnsan Hakları Raporu’nda “mağdur” olarak gösterildiği ortaya çıktı.

Sultanahmet'teki canlı bomba saldırısında intihar eylemini yapan kişinin Elif Kalşen olduğu, ancak daha sonra gelen bilgi ile canlo bombanın Rus asıllı bir kadın olduğu ortaya çıktı. Kalşen'in ailesi de Adli Tıp'ta kendilerine gösterilen cenazenin kızlarına ait olmadığını dile getirdi. Ancak Akit, DHKP-C'nin üstlenerek Kalşen'e atfettiği saldırıyı "O canlı bomba CHP’nin ‘iyi kız’ı" başlığıyla duyurmuş.

Akit'in bugünkü nüshasında (8 Ocak 2015) yayımlanan haber şöyle:

İstanbul Sultanahmet’te intihar saldırısı düzenleyerek bir polisimizi alçakça şehit eden DHKP-C’li canlı bomba Elif Sultan Kalsen’in, CHP’nin 2012 Nisan ayında yayınladığı ‘İnsan Hakları Raporu’nda “mağdur” olarak gösterildiği ortaya çıktı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve kartel medyasının, İstanbul Sultanahmet’te polise yönelik canlı bomba eylemi yapan ve 1 polisimizi şehit eden DHKP-C’li Elif Sultan Kalsen’i geçmişte savunduğu ortaya çıktı. 2012’de Sultangazi’de 1 polis memurunun şehit olduğu canlı bomba saldırısından sonra, istihbarat birimlerince hazırlanan ve benzer saldırılarda bulunacağı iddia edilen kişilerin yer aldığı 9 kişilik arananlar listesinde Elif Sultan Kalsen de bulunuyordu. Buna rağmen siyasi parti olarak CHP, medya kuruluşları olarak ise CNN Türk, Doğan Haber Ajansı (DHA) ve Cihan Haber Ajansı (CİHAN), yaptığı yayınlarda Elif Sultan Kalsen’i mağdur gösterdi.

İstanbul Sultanahmet’te turizm şube polis karakoluna önceki gün canlı bombayla düzenlediği intihar saldırısıyla bir polisimizi alçakça şehit eden DHKP-C’li terörist Elif Sultan Kalsen, ‘Örgüt propagandası’ suçuyla cezaevinde bir müddet tutuklu kalmıştı. Tutukluluğu sırasında kendisine gönderilen ‘yasaklı’ kitaplara cezaevi yönetimi tarafından onay çıkmamıştı. CHP yönetiminin, terörist Kalsen’in bu durumunu, 2012 yılında yayınladığı ‘Nisan ayı İnsan Hakları ihlalleri raporunda’ mağduriyet olarak gündeme getirmesi, akıllara “DHKP-C, CHP’nin arka bahçesi mi?” sorusunu getirdi.

 

CHP, raporunda canlı bombayı mağdur göstermiş!

 

CHP tarafından 1-30 Nisan 2012 tarihinde yayınlanan İnsan Hakları İhlal Raporu’nda canlı bomba olan Elif Sultan Kalsen’in ‘mağdur’ olarak gösterildiği belirlendi. Raporda, “22 Nisan” ara başlığında yayınlanan yazıda; “Bakırköy (İstanbul) Kadın Cezaevi’nde kalan Aysun Akdağ ile Elif Sultan Kalsen’e gönderilen İlya Ehrenburg’a ait ‘Dipten Gelen Dalga’; Mao Zedung’a ait ‘Halk Savaşında Temel Taktikler’; Vladimir İ. Lenin’e ait ‘Gençlik Üzerine’ ve Josef Stalin’e ait ‘Strateji ve Taktik’ adlı kitapların cezaevi yönetimi tarafından yasak olduğu gerekçesiyle cezaevine alınmadığı 22 Nisan 2012’de öğrenildi” yazdığı görüldü.

 

Kartel ve paralel medya işbirliği!

 

CNN Türk’teki haberde, Elif Sultan Kalsen, Kocaeli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü 3. sınıf öğrencisi olarak tanıtılıyor ve Kalsen’in ağzından şu ifadelere yer veriliyordu: “Bir saat önce canlı bomba olarak ilan edildiğimi öğrendim. Ben 2.5 ay önce tahliye oldum. Tutsaklığımız sebebi de basın açıklamalarına katılmak, 1 Mayıs’a katılmak yani hakkımı aramaktı. 21 ay yattım. Örgüt üyesi olmakla suçlandım. Yeni yargı paketiyle tahliye oldum. Orda da hukuksuz şekilde tutuklandım. Şimdi yine aynı biçimde komplo ile karşı karşıyayım. Ama burada çok daha büyük bir komplo. Şimdi canlı bomba ilan ediliyorum. Herkesin gözü önündeyim, yerimiz yurdumuz belli. Bunun sebebini şuna bağlıyorum; bu ülkede devrimciysen, sosyalistsen, bu düşünceleri savunuyorsan, sizin üzerinizde komplo kurulması, sokak ortasında infaz edilmeniz çok basit. Düşüncelerimiz nedeniyle bu şekilde iftiralara uğruyoruz.”

“Canlı bomba olduğu öne sürülen kadınlardan suç duyurusu” başlığıyla haberi yayınlayan CİHAN ise Kalsen’in ağzından şunları verdi: “Elif Sultan Kalsen de, ‘Canlı bomba ilan ettiler, can güvenliğimiz yok. Bunun kaygısını yaşıyoruz. Buraya geldik ama çıktığımızda ne olacağını bilmiyoruz. Ben 3 ay önce tahliye oldum, açıktan faaliyet yürütüyorum. Bizi katletmek istiyorlar. Düşüncemizden dolayı bunu yapmak istiyorlar. Basının alet olmasını istemiyoruz.’ ”

 

DHKP-C CHP’nin arka bahçesi mi?

 

HP’yi DHKP-C militanı Elif Sultan Kalsen’e verdiği destekten dolayı sert bir şekilde eleştiren AK Partili vekiller, “DHKP-C CHP’nin arka bahçesi mi?” yorumunu yaptılar.

 

‘Tüm şer odakların arkasında CHP var’

 

AK Parti İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu, CHP’nin şer odaklarıyla hareket ettiğinin altını çizerek, “CHP, memleketi sıkıntıya sokacak tüm olayların arkasından çıkıyor. Gezi eylemlerine ve paralel yapıya verdiği destek ortadadır. Bu parti hükümete zarar vereceğini düşündüğü iç ve dış yapıların her zaman yanında yer almıştır. Elif Sultan Kalsen isimli terörist Gezi olayları sırasında polis tarafından gözaltına alınmış; ancak CHP’nin bu insanlara desteği, basında yer alan haberler ve sosyal medyadaki baskılar nedeniyle serbest bırakılmıştı” diye konuştu.

 

‘CHP siyasetin canlı bombası’

 

AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner ise CHP’nin siyasal istikrarsızlığı besleyen ve büyüten her türlü unsurun hem yanında hem de arkasında bulunduğunu ifade ederek, “Türkiye düşmanı, AK Parti hükümetinin iktidardan indirilmesini sağlayacak ne tür provokasyonlar varsa sandıktan ümidini kesen CHP, bu unsurların arkasında yer alıyor. Bu sebeple DHKP-C’nin de arkasında yer alıyor olabilir. CHP siyasi parti gibi davranmayarak, sokaktan nasıl iktidar devşiririm hesabı içerisinde. AK Parti hükümetini antidemokratik yollarla köşeye sıkıştırmayı amaçlayan CHP, bir anlamda demokratik siyasetin canlı bombası niteliğindedir” diye konuştu.

 

‘Suçüstü yakalandı’

 

AK Parti Konya Milletvekili Cem Zorlu da AK Parti’yi terör örgütleriyle bir arada göstermeye çalışan CHP’nin bu belgeyle suçüstü yakalandığını ifade ederek, “Daha önce bu teröristin canlı bomba olduğuna dair çıkan haberler ortada iken CHP’nin verdiği desteği manidar olarak görüyorum. CHP’nin ideolojik olarak kendisine yakın olan DHKP-C’yi eylemsel anlamda koruyup, kolladığı ortaya çıkmıştır. Bu örgütün CHP’den fikirsel anlamda lojistik destekler aldığı belgede çok açıktır. Sivil iktidarın bir parçası CHP’nin bu durumunun son derece vahim olduğu kanaatini taşıyorum” dedi.