Gündem

ABD'nin çekileceğini açıkladığı nükleer silah anlaşması neden önemli?

Trump, anlaşmadan çekileceğini duyurmuştu

21 Ekim 2018 14:43

ABD Başkanı Donald Trump, Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği ile imzalanan ve nükleer savaş tehdidini azaltmaya dönük atılmış en önemli adımlardan biri olarak gösterilen Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması'ndan (INF) çekileceğini açıkladı.

Trump, dün akşam saatlerinde gazetecilere yaptığı açıklamada, Rusya'nın söz konusu anlaşmayı ihlal ettiğini söyledi ve selefi Barack Obama'yı eleştirdi.

Trump, "Neden Başkan Obama bu anlaşmayı yeniden müzakere etmedi ya da anlaşmadan çekilmedi bilmiyorum. Bu anlaşmayı yıllardır ihlal ediyorlar" dedi.

Trump açıklamasında, ABD'nin "kendisi yapamazken, Rusya'nın gidip silahlarla oynamasına" izin vermeyeceklerini de sözlerine ekledi.

ABD basınında bir süredir, Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'ın anlaşmadan çekilmesi konusunda Trump'a baskı yaptığı yönünde haberler yer alıyordu.

Bolton'un önümüzdeki hafta içerisinde Moskova'yı ziyaret etmesi ve buradaki temaslarında ABD'nin anlaşmadan çekileceğini iletmesi bekleniyor.


INF anlaşması nedir?

Söz konusu anlaşma, eski ABD Başkanı Ronald Reagan ve Sovyetler Birliği lideri Mihail Gorbaçov arasında 1987 yılında imzalandı.

Anlaşma uyarınca, menzili 500 ile 5 bin 500 kilometre arasında olan karadan havaya orta menzilli füzelerin yasaklanması öngörülüyor.

Denizden ateşlenen füzeler ise bu anlaşma kapsamında yer almıyor.

Bu anlaşma, Soğuk Savaş'ın son dönemlerinde iki süper gücün nükleer savaş tehdidini azaltmak amacıyla başlattığı üç bacaklı silahsızlanma sürecinin bir parçası.

Bu sürecin bir diğer bacağını START olarak bilinen stratejik silahların sınırlandırılmasıyla ilgili görüşmeler ve diğerini de uzay silahları konusundaki müzakereler oluşturuyor.

INF anlaşması neden önemli?

Anlaşma kapsamına giren füzelerin sayısı aslında her iki ülkenin elindeki nükleer silahların çok ufak bir bölümünü oluşturuyor.

Ancak uzmanlara göre, bu anlaşma imzalandığı dönem itibariyle gelecekte imzalanan ve halen üzerinde görüşmeler yürütülen nükleer silahsızlanma anlaşmaları için de bir örnek teşkil ediyor.

İmzalanmasının ardından geçen dört yıl içerisinde, her iki ülke toplam 2 bin 700 füze imha etti.

Ayrıca, hem ABD hem de önce Sovyetler Birliği, ardından da Rusya nükleer silah tesislerini uluslararası denetime açtı.

INF'nin ardından taraflar, yüksek tahribat gücüne sahip stratejik nükleer silahların azaltılması konusundaki görüşmelere hız verdi.

Ancak, iki ülke arasındaki zorlu görüşmelerde yaşanan gecikmeler sonucunda Stratejik Nükleer Silahların İndirimi Anlaşması'nın (START) imzalanabilmesi ancak Soğuk Savaş'ın sona ermesinin ardından 1991'de gerçekleşti.

START kapsamında iki ülke de elinde bulunan uzun menzilli nükleer silahları yüzde 30 oranında azalttı.

ABD INF'den neden çekiliyor?

ABD, 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından "şer ekseni" olarak nitelendirdiği ülkelerden gelebilecek hava saldırılarına karşı savunma sistemlerini güçlendirmek istediği gerekçesiyle Anti Balistik Füze Anlaşması'ndan çekildi.

ABD'nin 2002 yılında çekileceğini açıkladığı bu anlaşma, deniz, hava, uzay ve karada, anti balistik füze sistemleri ve bileşenlerini geliştirmeyi, test etmeyi ve konuşlandırmayı yasaklıyordu. Ayrıca ülkelerin kuracağı anti balistik füze savunma sistemlerine de ciddi kısıtlamaları getiriyordu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de 2007 yılında yaptığı açıklamada, INF anlaşmasının artık çıkarlarına hizmet etmediğini söyledi.

O tarihten bu yana da ABD'li yetkililer dönem dönem Rusya'nın anlaşmayı ihlal ettiğini öne sürüyor.

2014 yılında Başkan Obama, karadan ateşlenen bir füze test ettiğini öne sürmüş ancak özellikle Avrupalı müttefiklerinin baskısıyla anlaşmadan çekilme yönünde bir adım atmamıştı.

ABD, NATO tarafından SSC-8 olarak adlandırılan Rusya'nın yeni orta menzilli Novator 9M729 füzesinin anlaşmayı ihlal ettiğini savunuyor. Rusya yeni geliştirdiği bu füzeler hakkında fazla bir bilgi paylaşmıyor ancak anlaşmayı ihlal ettiği iddiasını da reddediyor.